Hız’la kaybolan hayaller…



ANKARA ? Eskişehir ve Ankara ? Konya hızlı tren hatlarının kolaylığı tartışılmaz. Şimdi de Ankara ?

İstanbul hattı için süreyi üç saate indirecek olan, yüksek hızlı tren projesi gündemde. Ancak geçtiğimiz hafta, yapılacak olan çalışma nedeniyle tüm seferler duracağı için, İstanbul’un sembol mekanlarından olan tarihi Haydarpaşa Tren Garı’nın da iki sene süreyle Anadolu ile bağlantısının kesileceği haberini aldık.

İki sene boyunca İstanbul’a Haydarpaşa Garı’ndan giremeyeceğiz. İki sene sonunda yüksek hızlı trenden, inip şehr-i İstanbul’u selamlayabileceğiz. Belki son derece klişe bir söz olacak ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Belki İstanbul’a daha hızlı gideceğiz ama hızlandıkça arkamızda bıraktıklarımızın, ruhumuza tahribatını çok geç anlayacağız.
Yemekli vagonda yeni dostluklar kurmak için artık zamanımız olmayacak. Tren, rayların üzerinde kayarken hayallerimizi yanımıza alamayacağız belli ki…

Yaşama dair birçok şey hızlanırken insanın yavaşlayıp, dinleneceği ve kendini dinleyeceği alanlar gittikçe azalıyor. Bu da zamanla hayallerin de azalması anlamına geliyor.

Çağan Irmak’ın unutulmaz filmi “Babam ve Oğlum”’da küçük Deniz’in köye dönüşte trenin camından bakarak kurduğu hayaller hala birçoğumuzun hafızalarında… Ya da, o güzelim eski Türk filmlerinde Haydarpaşa’dan elinde tahta bavulları ile çıkan Anadolu insanın “Sen mi büyüksün, ben mi büyüğüm İstanbul” edaları…

Yazıyı Yahya Kemal’e selam yollayarak bitirelim; ‘Ankara’nın en güzel yanı İstanbul’a dönüşü’ise eğer, şüphesiz şehre en güzel ‘merhaba’Haydarpaşa’dan deniyordu…

Zarafetin sembolü Keriman Halis

Geçtiğimiz hafta, Keriman Halis Ece’yi, yani Miss Turkey yarışmasının 1932 yılındaki birincisini ve aynı yılın Dünya Güzellik Kraliçesi’ ni kaybettik. Güzelliğiyle ve zarafetiyle ülkemize bu gururu ilk defa yaşatmıştı Keriman Halis. O, sadece Güzellik Kraliçesi değil, savaştan çıkmış olan ve kadınların çok kısa bir süre öncesine kadar yok sayıldığı bir ülkede, modernleşmenin başlıca sembollerinden biriydi aynı zamanda.

Türkiye Güzelleri arasında anlamı ve önemi ayrı olan Keriman Halis Ece’nin vefat haberini aldıktan sonra, ailemiz için anlamı çok başka olan bir diğer Türkiye Güzeli geliyor aklıma. 1979 Türkiye Güzeli Şebnem Ünal (Yamak). Benim ortanca teyzem. Benim için güzelliğin, zarafetin sembollerinden biri de o. Güzel, zarif ve kültürlü Türk kadınının sembollerinden birisi olan Keriman Halis Ece’yi saygı ve rahmetle anıyorum…

Kaynak: Köşem Sultan – Hürriyet

Reklamlar



İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.