Haydarpaşa Garın İşlevinin Sonlandırılması TCDD’nin Tasfiye Sürecinin Bir Parçasıdır



Küreselleşme, kapitalizmin ortaya çıkışından itibaren onun ayrılmaz bir parçası olmasına karşın 1970’li yıllarda giderek hız kazandı. Dünyayı tek pazara dönüştürme hedefi elektronik ve bilgi işlem teknolojilerindeki gelişmeleri de arkasına alarak hızlı bir gelişme kaydetti.

Sermayenin küreselleşmesi sürecinde; mal hizmet ve finans piyasalarının önündeki tüm engellerin kaldırılması, ulusal üretim ve emek piyasalarının kuralsızlaştırılması hedeflenmektedir.

Ekonomik refahın artmasının göstergesi sermayenin karlılığı olarak gösterilmektedir. Bu nedenle de başta eğitim, sağlık, ulaşım, sosyal altyapı olmak üzere kamu hizmetlerinin piyasanın kar güdüsüne bırakılması yani kamusal alanın daraltılarak her türlü mal ve hizmetin özelleştirilmesi öngörülmektedir.

Özelleştirme çalışmaları 1984 yılında kamuya ait yarım kalmış tesislerin tamamlanması veya yerine yeni tesis kurulması amacıyla özel sektöre devir uygulamaları ile başladı. 1986’dan itibaren hız kazanan özelleştirme programları çerçevesinde günümüze kadar sürdürüldü.

Ülkemizde özelleştirmeler; mülkiyet devri, kamu hizmetlerinin tasfiye edilmesi ve piyasalaştırılması, hizmet alımı gibi yollarla yapılmaktadır.

KİT’lerin tasfiyesi ya da piyasa koşullarına açılmasının ardından su, toprak, orman, kıyılar ve madenler gibi doğal kaynakların tüm yurttaşların yararlanacağı varlıklar olmaktan çıkarıldı ve alınıp satılabilir “mal” konumuna dönüştürüldü.

Özelleştirme uygulamaları; işsizliğin artmasına, eşitsizliğin derinleşmesine, sosyal ve ekonomik dokunun zarar görmesine, göçlerin yaşanmasına, sağlık, eğitim, sosyal güvenlik ve altyapı gibi temel yurttaşlık haklarının piyasalaştırılmasına ve halkın kamu hizmetlerinden yoksun kalmasına neden olmaktadır.

TCDD’de Özelleştirme

TCDD’de 1975 yılında 66.446 (işçi ve memur toplamı) olan çalışan sayısı %35 oranında bir azalma ile 1996 yılında 49043 kişiye düşmüştür. KİT’lere personel alımı yapılmayarak bozulan gelirin gideri karşılama oranının yükseltilmesinin amaçlandığı için iş hacminde düşme olmamasına rağmen yeni personel istihdam edilmeyerek çalışan sayısı azaltılmıştır. Çalışılanlara düşük ücretle fazla mesai yaptırılarak personel açığı gizlenmeye çalışılmıştır.

1983 yılında TCDD’nin tüm giderleri içindeki personel kalemi %43 iken personel azalması ile birlikte 1996 yılında personel giderleri tüm giderler içinde %29’a düşmüştür. Faaliyet dışı giderler (Faiz ödemeleri) 1993 yılında %9 iken 1996 yılında %41,5’a yükselmiştir. Buradan da göreceğimiz gibi TCDD’nin gelir gider dengesinin bozulmasına personel giderleri değil faiz ödemeleri bozmaktaydı.

Haberin devamı için lütfen tıklayınız:http : kentvedemiryolu.com

Kaynak : kentvedemiryolu.com

Reklamlar



İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.