Oya Arapoğlu Hızlı Treni Bakın Nasıl Yazdı?

Şehir Plancısı Oya Arapoğlu Hızlı tren projesi ile ilgili bakın neler yazdı? Arapoğlu, “Ankara- İstanbul güzergahında yapılacak olan hızlı tren hattı bir çok soru işaretiyle bir süredir Sapanca Yanık köyü ve Sakarya gündeminde”


İşte o yazı

Kuşkusuz raylı sistem taşımacılığı gerek şehirlerarası ulaşımda gerekse şehir içi ulaşımda en ucuz, en güvenli, en hızlı ulaşım şeklidir. Zamanın en etkin biçimde kullanılması ihtiyacı, karayolu ulaşım araçlarının çevreye verdiği zararların en aza indirilmesi, artan akaryakıt fiyatları ve diğer taşıma modellerine göre demiryolunun daha güvenilir bir ulaşım aracı olması, demiryolu konusunda yatırımları hızlandırmıştır.

Asıl hedefi 15 milyon nüfuslu İstanbul ile 5 milyon nüfuslu Ankara’yı birbirine bağlamak olan İstanbul- Ankara Hızlı Tren projesi için 250 km/saat hıza uygun demiryolu hattının yapılması çalışmaları devam etmektedir.Toplam 533 km uzunluğunda tamamı elektrikli ve sinyalli yeni çift hatlı hızlı tren projesinin hayata geçmesiyle İstanbul-Ankara arasının 3 saate inmesi ve günlük 50.000 yolcu taşınması hedeflenmektedir.

Ankara’nın başkent, İstanbul’un ise ticaret ve sanayi kenti olması nedeniyle ekonomi, sanayi ve ticaretteki gelişmeye paralel olarak aralarındaki ulaşım talebi her geçen gün artmakta ve proje sonucunda ülkemizin en büyük iki şehrinin birbirine bağlanması sosyal, ekonomik ve kültürel alışverişin artması beklenmektedir.Hatta “Marmaray Projesi“ ile entegre edilerek Ankara’nın direk olarak Avrupa’ya bağlanması hedefler arasındadır.

Ancak hızlı tren güzergahının belirlenmesinde hattın geçtiği “YERLEŞİMLERİN ÖZELLİKLERİ” ve buralarda yaşayanların “YAŞANABİLİR KENT” hakları sosyal, kültürel ve ekonomik durumları dikkate alınmışmıdır? Bir süredir hızlı tren projesi yapım çalışmaları sırasında karşılaştıkları haksız uygulama nedeniyle Yanık köyü ve Sapanca halkı seslerini yetkililere duyurmaya çalışmaktadır.

Sapanca bulunduğu coğrafyanın özellikleri nedeniyle Sadece Sakarya için değil ülkemiz içinde önemli Turizm potansiyeline sahiptir. Gölü,suyu,dereleri,ormanı,yeşili,havası,dağı,yaylası ile ender bulunan doğa harikası bir yerdir.Sapanca gölü ise doğal güzelliğinin yanında İçme ve kullanma Suyu olma özelliğine sahiptir.Bu nedenle de Sapanca Gölü havzası koruma altındadır ve çeşitli kısıtlamalarla tabidir.

Yıllardır bölge için en katı, korumacı kararlar yürürlüğe konulurken, arsasına prefabrik konut yapmak isteyenler bile bir çok kısıtlamaya ve prosedüre tabii oluyorken ne değişiyor da hızlı tren yapımı söz konusu olduğunda, gölün içme suyu kaynağı olması, çevre, doğa, ve de orada yaşayan insanlar önemsiz hale geliyor? Bu güne kadar alınan kararlar, onaylanan planlar ve uygulama hükümleri geçersiz hale geliyor? 40 sene önce tehlikeli olduğu için kapatılmış olan “Taş Ocağı Ruhsatları” bir çırpıda ardı arkasına nasıl veriliyor, bu çelişki neden yaşanıyor cevabını aramaktayız?

Hızlı tren projesinin Ankara ve İstanbul’a getireceği fayda ortadadır.Peki Sapanca ve Sakarya ilinin kazanımları ne olacak ? Sapanca’nın doğusunda; Hızlı Tren Hattının Sapanca-Pamukova bağlantısının sağlanacağı tünel inşaatı ve bu tünele bağlantı sağlayacak olan yüksekliği 10-15m. arası olacağı söylenen viyadük demir yolu yapılırken,Sapanca’nın batısında; batısında demiryolu hattının yapımında kullanılacak malzemenin temini için taş ocağında dinamitler patlayacaktır.Sapanca halkına da Tem otoyolu ile hızlı tren güzergahı arasına sıkışmış çeşitli yasaklamalara maruz kalmış, buna rağmen havası, suyu, toprağı,ormanı, doğası bozulmuş bir Sapanca kalacaktır.

Sapanca’da yapılacak olan durak bile yetkililer tarafından çelişkili ifadelerle açıklanmaya çalışılmaktadır.Hattın Köseköy’de yapılacak olan ana durak sonrasında Sapanca-Pamukova arasını tünel ile geçeceği, zaten yapısı gereği her yerleşimde duramayacağı TCDD teknik personeli tarafından yapılan bir toplantıda açıklanmıştı.Bu güne kadar konvensiyonel tren hattı ile sadece İstanbul-Adapazarı trenlerinin durduğu Sapanca’ da, Başkent ekspres , Mavi tren ,Fatih ekspres ,Cumhuriyet Treni gibi önemli ana hat trenlerinin durması geçmişte bir türlü sağlanamamıştı.

Bu durumda hızlı trenin Sapanca’da durması nasıl mümkün olacaktır?

Adapazarı içinde aynı durum söz konusudur.Özellikle tren garlarının satışının gündemde olduğu (Haydarpaşa garı) ve Adapazarı tren istasyonunun imar planlarında Alışveriş Merkezine çevrildiği göz önüne alınırsa hızlı treni kullanmak isteyen Adapazarlılar bu hizmetten nasıl yararlanacak.

Bu durumda Köseköy’ de yapılacak olan ana duraktan Sapanca’ ya ve Adapazarı’ na gidecek olan yolcular banliyö treni mi yoksa karayolunu mu kullanacak? Adapazarı halkı İstanbul ve Ankara gitmek için hangi tren istasyonunu kullanacak ve bu istasyona ulaşım nasıl sağlanacak? Bu konular belirsizliğini korumaktadır.

Sürdürülebilir kalkınma politikaları beraberinde sürdürülebilir çevre politikalarını yaşatmaktadır.Aksi taktirde tükettiğimiz çevrenin yeniden kazanımı için harcanan bedel ülke kaynaklarının gereksiz yere heba olmasına neden olmaktadır.Hatta çoğu zaman tüketilen doğal kaynakların geri dönüşümü mümkün olmamaktadır.

Havasına,suyuna,toprağına,ormanlarına kısaca tüm canlıların yaşam alanlarına sahip çıkılacağını , şeffaf ve katılımcı yönetim anlayışına sahip olan yetkilerin bizlerin kafasında oluşan bütün bu soru işaretlerinin cevabını en kısa zamanda vereceğini ve bu doğa katliamını durduracağını bekliyoruz..

Kaynak : Çark Haber


İlk yorum yapan olun

Yorumlar