Hızlı Tren



Hızlı Tren :60’lı yıllar Meteoroloji kavşağına kadardı Manisa, ondan ötesi bağlık bahçelik hatta Manisalı tabiri ile sahralık dediğimiz bağ evlerinin bulunduğu araziydi. Çok lezzetli üzümlerin olduğu bağların aralarında incir badem ağaçları, kiraz ve erik bahçeleri bulunurdu. Belediye otobüsü bu kavşağa kadar gelir son durakta yolcularını indirir geri dönerdi. Organize Sanayi o zamanlar laftaydı herhangi bir icraat yok, konuşuluyor, yer seçimi yapılıyordu.

Mimar Sinan Bulvarı kaldırımsız asfalt dar bir yol olup şehirler arası hizmeti görüyordu iki kenarı karasuluk, sazlıklarla kaplı idi. Yani kısacası bakir bir şehirdi. Tüccarı az, ticaret olarak ne kafası ne kapasitesi ne de yatırımı olmayan bağ ve pamuk tarımı ve esnaflık ile geçinen bir şehirdi. Her Manisalının mutlaka az da olsa bir bağı vardı bağı olmayan kimseye “sen o zaman memursun” denip kehanette bulunulurdu. Halkının fakiri zengini ayırt edilmez herkes mazbut ve mütevazi bir hayat sürerdi. Esnaflıktan geliri bağdan tarladan akarının bereketi olur, geçinilip gidilirdi.

Bağ zamanından önce ilkbahar piknik zamanı istasyon cıvarına gidilir çınar ağaçlarının altında piknik yapılır, gelen giden trenler, yolcuların telaşı, seyyar satıcıların vagonlara camdan uzanıp simit erik gazoz satabilmek için koşuşturması seyredilir hoşca vakit geçirilirdi.

İlk demir yolu 1860 yılında bir İngiliz şirketi tarafından kurulan İzmir-Aydın hattının bir bölümüdür. Sonra sırasıyla 1865’te İzmir-Kasaba, 1869-1877 yılları arasında Şark Demiryolları (Rumeli hattı) döşendi. Daha sonra 1872’de Anadolu-Bağdat ve Cenup demir yolları, 1892’de Mudanya-Bursa, 1899’da Horasan-Sarıkamış ve Sarıkamış-sınır hatları döşendi ve büyük demir yolları olarak Amasya, Samsun demir yolları ağı döşendi. En fazla demir yolu Cumhuriyet döneminde yapılmıştır.

O yıllar ve daha eski yolculukların çoğu tren ile yapıldığı, gurbete trenle çıkıldığı, gençler askere trenle uğurlandığı için halk arasında hasret kavuşturan gurbete uçuran diye tanımlanır adına ağıtlar yakılır türküler söylenirdi.

Trenin ülkemiz genelinde olduğu gibi Manisalılar arasında da farklı bir yeri vardır.

Halkın trenle tanışması çok erken yıllarda (150 yıl önce) olmasına rağmen gelişimi demiryolları ağı ve teknolojik trenler ile tanışmamız da maalesef çok gerilerde kaldık.

17.07.2013 tarihli İl Koordinasyon Kurulu Toplantısında Manisa Valisi Aburrahman Savaş’ın Hızlı Tren güzergahı ile ilgili sorusunu yanıtsız bırakan TCDD İzmir Bölge Müdürü’nün cevabı biz Manisalıları da şaşırtmıştır.

Ulaştırma Bakanlığı Devlet Demiryolları İşletmesi Yapım Dairesi Başkanlığınca yürütülen “Salihli-Manisa Demiryolu Etüd Proje Mühendislik ve Danışmanlık İşi” ne ait Manisa Demiryolu hattının projelendirme çalışmalarında, uzun zamandan beri Manisa Gündemini oluşturan iki alternatif proje tartışılmaktadır.

1-Mevcut demiryolu ıslah edilerek yenilenerek projelendirilmesi.

2-Manisa çevresini sarmalayan ve gelişme sınırını belirleyen yeni yapılmış olup kullanıma yeni açılmış olan karayollarının yaptığı çevre yoluna paralel yeni bir demiryolu hattının projelendirilmesi 1. PROJE Manisa 1970 yılına kadar mevcut demiryolu Manisa dışından hatta çevresinden geçiyor idi. 1962 yılında kurulmuş olan Organize Sanayi Bölgesinin gelişmesi işçi sayısının artması ile Güneyinde Sipil Dağı ile çevrili olan şehir Kuzeye doğru yani demiryolunu atlayarak gecekondulaşma ile genişlemiştir. Bu tarihlerde mevcut demiryolunun altında Manisanın batısında bulunan Horozköy, doğuda Akpınar yerleşimleri genişlemeye başlamış her iki gecekondu alanı yeni gecekonduların yapılmasıyla birbirlerine Fevzi Çakmak, Barbaros, Kuşlubahçe, Sipil, Kazım Karabekir, Nurlupınar, Ahmed Bedevi mahalleriyle bağlanmışlardır.

1989 yılından sonra yani bu yılda yapılan imar planı ve daha sonra ki yıllarda imar ıslah planları ile hisseli tapusu olan gecekondu sahiplerine parselasyon planları yapılarak şahıs tapuları verilmiş alt yapıları da yapılarak bu alanlar yukarıda sayılan mahalleri oluşturmuştur, hatta demiryolu hattının kenarına kadar bu yapılaşmalara tapu verilerek hak sahibi yapılmışlardır. Şu anda bu sayılan mahallelerde 55200 kişi yaşamaktadır.

Bu mahalleler ile şehir merkezi (Eski Manisa) arasında ki yaya bağlantıları demiryolunun her noktasından, araç bağlantıları ise bariyerli kontrollu geçiş ile yapılmakta hatta belli yerlerde de yayaların kullandığı bariyersiz noktalardan kontrolsuz araç geçişleri yapılmaktadır. Bu gelişi güzel ve kontrolsuz geçiş noktalarında bu güne kadar hem maddi hem de can kayıplarına sebep olan kazalar olmuştur (Bu konu ile ilgili istatistiki bilgiler DDY İzmir Bölge Müdürlüğünde de mevcuttur.) Mevcut durum bu haldeyken bu hattın yenilerek kullanıma açılması için:

Hattın iki kenarında Manisa şehir geçişi güzergahı boyunca arsalar ile çok yakın olan evlerin kamulaştırılmalarının yapılması gerekmektedir ve bedeli bir hayli yüksek olacağı aşikardır.

—Şehrin mevcut hali ile tam ortasından geçtiği yani şehri ikiye böldüğü gibi mevcut imar ıslah planlı yerleşimin kentsel dönüşüm ile yenilendiğinde ayrıca çevre yoluna kadar plansız alanlarda imar planı kapsamına alındığında (nitekim belediyemizin böyle bir plan çalışması olmuştur) şehrin yarısı demiryolunun güneyinde yarısı da kuzeyinde yaşamış olacak. İki ayrı nüfusun ulaşımı bu hattın altına veya üstüne yapılacak geçidler ile olacaktır. Bu alt ve üst geçidler ayrı birer maliyet oluşturacağı gibi geçidlerin kullanımı da bilhassa yayalar için çok güç olacaktır. Bu geçidlerin kullanımları için hatta paralel bir yolda bir hayli yürüdükten sonra karşı tarafa geçebileceklerdir.

—Şehrin ortasından geçecek olan bu hattın iki yanına ayrıca emniyet ve ses kesici duvarlar yapılması gerekecektir.

2.PROJE (çevre yoluna paralel demiryolu hattı yapılması durumunda) —Karayollarının çevre yolu kamulaştırma alanı kullanılabilir, bu halde kamulaştırma maliyeti düşeceği gibi kamulaştırırlması gereken bölgede arazi tarla vasfındadır ayrıca yerleşim birimi de yoktur. En azından yeni imar planı ve 18 uygulaması ile kamulaştırma bedeli ödenmeden demiryolu hattının güzergahı açılabilir.

—İstanbul-İzmir, Çanakkale- Ankara yollarının keşişme noktasında Manisa Belediyesi 20 milyonluk yatırım ile yeni bir otogar yapmakta ve Ekim ayında kullanıma açılacaktır. Bu otogarın şehir merkezi ile bağlantı ve ulaşım yollarının iyileştirilmesi yapılmıştır. Yapılmakta olan otogarın yakınında bir yerde yapılacak tren garı yine bu ulaşım ağı üzerinde olması ve merkez ile mevcut olan bağlantı yollarının kullanılmasından dolayı ayrıca bir planlama ve çalışma gerektirmeyecektir. Tren garının bulunduğu alanda imar planı yapılarak.

3194 sayılı imar kanununun 18. madde uygulaması kapsamında çözülmesi sağlanabilir.

—Herhangi bir alt ve üst geçid yapılması da gerekmemektedir.

—Ses kesici ve emniyet açısından duvarlar yapılmayacağı gibi hat boyunca yerleşim alanı bulunmadığından herhangi bir rahatsızlık söz konusu olmayacaktır.

—Şu anda kullanılmakta olan mevcut hat: Banliyö, yük ve servis gibi toplu ulaşımda kullanılabilir. Şehrin doğusunda bulunan işçi kesimi yerleşimi ile batısında bulunan Organize Sanayi Bölgesi arasında ki servis ulaşımınıda sağlamış olacaktır.

İki alternatif proje kıyaslandığında çevre yoluna paralel yapılması düşünülen (2. alternatif) projenin 1-Maliyet açısından daha ekonomik olması 2-Şehircilik açısından daha kullanılır, modern ve fonksiyonel olması 3-Manisa halkının refahı, ekonomisi, emniyeti ve daha çevreci olması, 4-Mevcut hattın toplu ulaşımda kullanılabilecek olması, Gibi ilk akla gelen ancak kullanıldıkca daha başka imkanlarında ortaya çıkacağı gözüken çevre yoluna paralel yeni bir hat yapılmasının ve bu proje üzerinde çalışmalar yapılıp hızlı tren hattının projelendirmesinin: Şehzadeler şehri tarihi ile turizmine, Gediz Ovasında ki tarımı ile ekonomisine, Türkiye genelinde ilk üç de olan Organize Sanayi Bölgesi ile gelişmesine büyük fayda sağlayacaktır.

Kaynak : 45haber.com

Reklamlar