Metro olmasaydı Maslak iş merkezi olmazdı



Metro olmasaydı Maslak iş merkezi olmazdı :İstanbul gibi her geçen gün büyüyen ve artık kabına sığamayan bir şehirde şüphesiz son yılların en gözde yatırımı ‘Metro’. İstanbul’u demir ağlarla örmek için çıkılan bu yol hem trafikte bunalan İstanbul’a nefes aldırıyor hem de geçtiği semtleri ihya ediyor.

Avrupa şehirlerini gören herkesin imrendiği ilk şey herhalde bütün şehri yerin altından birbirine bağlayan raylı ulaşım ağlarıdır. Oysa 1863’te hizmete giren Londra ile 1868 yılında inşa edilen New York Metrosu’ndan sonra, dünyanın en eski 3’üncü metrosu İstanbul’da faaliyete geçmiş. Evet, Galata (Karaköy) ile Pera’yı (Beyoğlu) birbirine bağlayan ve 1875’de hizmete açılan Tünel dünyanın en eski 3’üncü metrosu. 1970’de bir Fransız firması tarafından tamamen yenilenen Tünel, 90 saniyede Karaköy ile Beyoğlu’nu birbirine bağlıyor ve hâlen faal.
Hâl böyleyken bu yarışta geriye düşen İstanbul son yıllarda yapılan metro yatırımlarıyla tekrar şaha kalktı. Hatlar belirlendi. Bazılarının projeleri çıkartıldı, bazılarının ise etüt projelerine devam ediliyor. Hatlar devreye girdiğinde ağır çevre problemlerinin yanısıra şehirde yaşayanların ruh sağlıklarının da bozulmasına neden olan İstanbul trafiği, büyük ölçüde tarihe karışacak.İstanbul’un dört bir tarafını demir ağlarla örmek için çıkılan bu yol, trafikte bunalan İstanbullulara rahat bir nefes aldırırken bir yandan da geçtiği semtleri ihya ediyor. Proje Beyaz Yönetim Kurulu Başkanı Murat Uzun da ‘İstanbul’un kan damarları’ olarak nitelediği metro ağlarının geçtiği yerlere çok şey katacağını söylüyor.

BU NÜFUS KARAYOLUYLA TAŞINMAZ

Murat Uzun metropoller için en uygun taşıma yönteminin raylı sistem olduğuna dikkat çekiyor. “Metro, daha doğrusu raylı sistem ile taşımacılık, en kolay, maliyeti en ucuz, taşıma kapasitesi en yüksek, kaza riski en az şehir içi taşıma yöntemi olarak tüm dünyada kabul görmüş. Herkesin dilinde atasözü gibi yer alan Londra Metrosu çok çok eski bir metro hattı olmasına rağmen, henüz üzerinde yerleşim olmayan alanların bile metro hatları hazırlanmış” diyor.
Son yıllarda İstanbul’da yapılan metro yatırımlarının mutluluk verici olduğunu vurgulayan Uzun, “Gerek siyasi gerekse ekonomik koşulların neticesi olarak bu konuya biraz geç uyanmış, belki de imkân bulamamıştık. Ancak ne mutlu ki son yıllarda atılan adımlar ve alınan neticeler fevkalade. Ancak bu sefer de yerleşim yeri oluşmuş semtlerde doğal olarak daha uzun süren ve daha maliyetli çalışmalarla sonuca ulaşıyoruz. Özellikle son 10 yılda bu konu daha da önem kazandı. Çünkü İstanbul’un nüfusu artık karayoluyla kesinlikle taşınamayacak hale geldi” diye konuşuyor.

METRO ŞEHRİN DAMARLARIDIR

Metro ağlarını insan vücudundaki kan damarlarına benzeten Murat Uzun, şu çarpıcı değerlendirmede bulunuyor: “Bir iş gücü merkezi olarak çalışıyorsanız, iş gücünü iş merkezlerine kolaylıkla taşımalı ve tekrar geri döndürebilmelisiniz. Yerel yönetimin en büyük sorumluluğu budur. Eğer sabah ve akşam iş saatlerinde bu sağlıklı ve seri taşımayı sağlayamazsanız, iş kaybı, çalışanda motivasyon eksikliği ve bıkkınlık yaşatırsınız. Bu memnuniyetsizlik hayatın her alanında karşınıza negatif olarak çıkar. Belediye olarak diğer her türlü hizmeti sınırsız olarak verseniz de eğer insanları işine ve evine iş çıkış saatlerinde rahat olarak gönderemiyorsanız, başarısız sayılırsınız. Metropol diye nitelendirdiğimiz şehirlerdeki metro ağları insan vücudundaki kan damarları gibidir. Kan vücutta ne kadar sağlıklı akar ise beden o kadar verimli olur. Tüm bunların Farkında olan bir yönetim var ve belediye bütçesinin en büyük dilimini metro çalışmalarına ayırmış durumda.”

KAHİN OLMAYA GEREK YOK

Murat Uzun, İstanbul’da canlanmaya başlayan metro yatırımlarının hem şehre hem de raylı sistemin geçtiği semtlere değer kazandırdığının da altını çiziyor.
“İstanbul’da ilk olarak Avrupa yakasında metro ağı kurulmaya başlandı. Taksim – 4. Levent metrosu, Aksaray-Atatürk Havalimanı metrosu ve bu ağa dikey bağlantılar sunan tramvay hatları Avrupa Yakası’ndaki ulaşımın görece daha kolaylaşmasını sağladı. Doğal olarak bundan değer kazanma manasında etkilenen çok semt oldu. Eğer metro hattı olmasaydı, Maslak’ın bir iş merkezi haline gelebileceğini düşünüyor musunuz? Avrupa Yakası’nın iş merkezi konumundaki Levent, Maslak, Şişli’de çalışan binlerce kişi, metro olmasaydı İstanbul’un bir ucundan gelerek o bölgelerde çalışmayı göze alabilir miydi? Bunların tamamı birbiriyle zincirleme reaksiyon içinde ve devlet ekonomisini direkt olarak etkilemekle birlikte bir şehrin işlevselliğini gösteriyor.”
Doğru formülü kuran inşaat firmalarının yatırımlarını metro inşaatlarının çıkışlarına yönlendirdiklerini söyleyen Murat Uzun, “Bu noktalara iş merkezleri, plazalar, konut projeleri yapılıyor ve bununla birlikte bölge rayiçleri yükseliyor. Geçmişten günümüze kadar geniş bir zaman diliminde yapılan bu gelişmelerin belki çok fazla farkında olmadık. Ama şimdi gözümüzün önünde Anadolu Yakası metro hattı yapılanması var. Bir kaç senede nereden nereye gelindiğini ve Avrupa Yakası’nda oluşan pozitif gelişimin Anadolu Yakası’nda da kısa vadede oluşacağını görebilmek için bir kâhin olmaya gerek yok” diye konuşuyor.

YAKINDA AÇILACAK HATLAR

M2 hattı Şişhane – Yenikapı
M1 hattı Yenikapı – Aksaray
M4 hattı Kartal – Kaynarca uzatması
Marmaray / Kazlıçeşme – Söğütlüçeşme arası
İnşaatı devam eden hatlar
M6 hattı Üsküdar – Sancaktepe
M2 hattı Levent – Hisarüstü bağlantısı
TL3 hattı Hisarüstü – Aşiyan finiküleri

KARTAL MASLAK OLACAK

İstanbul’un metro yatırımlarıyla parlayacak lokasyonları şöyle sıralıyor Murat Uzun: “İlk aşamada Söğütlüçeşme-Kartal metro hattı tamamlandı. E-5 hattını genel olarak tercih eden yerel yönetim, bu hat üzerindeki zaten değerli olan arazileri daha da değerlendirdi. Bu 20 kilometre içerisinde E-5’e cepheli olan ve son 4 yılda yapılmış olan çok fazla proje bulunuyor. Anadolu Yakası’nın silueti değişiyor. Bu konuda çok bakir olan Kartal, Anadolu Yakası’nın merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Hele bir de Kentsel Dönüşüm Entegrasyonu tamamlandığında, Anadolu Yakası’nın Maslak’ı olma misyonunu, ulaşım kolaylıkları da göz önüne alınırsa Kartal üstlenecek gibi gözüküyor. Batı-doğu yönünde yapılan ilk hattın ikinci ve üçüncü etapları da dikkat çeker durumda. Özellikle uzun vadeli yatırımcılar bu hatları dikkate alıp yatırımlarına başladılar bile. Ümraniye, Çekmeköy, Taşdelen’e kadar olan Güney-Kuzey düzlemindeki hat, o bölgeye son yıllarda oluşan şehir içi göç eden iş gücünün doğru olarak kullanılmasını sağlayacak gibi gözüküyor. Aynı zamanda Kartal’a kadar gelen metro hattının Pendik, Tuzla güzergahıyla Sabiha Gökçen Havaalanı’na uzanması da bu hatların dikkate değer oranda değerlenmesi manasına gelecektir. Dünyada metro ağı kullanan hiçbir metropol şehir yoktur ki, havaalanına metro bağlamamış olsun. Daha havaalanı inşasına başlanırken metro hattının kazılmış olması gerekir. Bu hamleler, önümüze bir Kurtköy değerlemesini çıkarıyor. Kurtköy son yıllarda değer kazandı ama bu yatırımlarıyla görüyoruz ki henüz tepe noktasını görmedi.”

PLANLANAN HATLAR

M5 Hattı Kabataş – Mahmutbey
M7 Hattı Bakırköy – Beylikdüzü
Bostancı – Dudullu
Göztepe – Ümraniye
Kazlıçeşme – Söğütlüçeşme
Mahmutbey – Halkalı
Pendik – Sabiha Gökçen Havalimanı
Kadıköy – Sultanbeyli
Başakşehir – Kayabaşı – Olimpiyat Köyü
Çekmeköy – Taşdelen
Şişhane – Kabataş
Üsküdar – Beykoz
Olimpiyatköy – Kayabaşı
Beşiktaş – Sarıyer
Hacıosman – Çayırbaşı
Büyükçekmece – Silivri
Sultangazi – Başakşehir
Esenyurt – Beylikdüzü – Avcılar
Sabiha Gökçen – Tuzla (OSB)
Edirnekapı – Vezneciler

Kaynak : www.aksam.com.tr

Reklamlar