Marmarayda çıkan kemikler için Kemik Müzesi (Video)



Marmarayda çıkan kemikler için Kemik Müzesi :Marmaray’dan çıkan ve kentin tarihini 8 bin 500 yıl öncesine götüren metro kazılarında ortaya çıkan eserler sergilenmeye başlıyor.

İSTANBUL- Yenikapı’daki Marmaray ve İstanbul Metrosu kazılarında birçok tarihi eser gün yüzüne çıktı. Kentin tarihini 8 bin 500 yıl öncesine götüren metro kazılarında ortaya çıkan eserler de yavaş yavaş sergilenmeye başlıyor.
58 bin metrekarelik alandaki kazılarda alageyikten deveye, filden akbabaya kadar birçok hayvan kemiğine rastlandı. Kemikleri inceleyen İstanbul Üniversitesi (İÜ) Veterinerlik Fakültesi, şimdi bir müze kurarak sergilemeye hazırlanıyor. Prof.Dr. Vedat Onar başkanlığında yürütülen çalışmalar sonucunda hayvan kemikleri için özel müze kuruldu.

60 BİNİN ÜZERİNDE HAYVAN KEMİĞİ İNCELENDİ
Zaman gazetesinin görüntülediği müze İÜ Avcılar Kampüsü’nde yer alıyor. Müzenin mayıs ayı sonunda ziyarete açılacağını aktaran Vedat Onar, bugüne kadar 60 binin üzerinde hayvan kemiğinin incelendiğini söyledi. Yenikapı’da yaklaşık 9 yıldır devam eden arkeolojik kazılar tamamlanmak üzere. Alandan çıkarılan her şey tasnif edilerek inceleniyor. Bizans dönemine ait Theodosius Limanı kalıntılarının yanı sıra İstanbul’un tarihini 8 bin 500 yıl öncesine götüren buluntulara da rastlandı. 8 bin 500 yıl öncesine ait insan ayak izleri, evler ve mezarlar ortaya çıktı. Kazılarda bulunan hayvan iskeletleri ise en az tarihi eserler kadar ilginç. Yenikapı’da evcilleştirilen kaplumbağadan, tüyleri kullanılmak üzere beslenen akbabalara kadar 55 farklı türden hayvanın yaşadığı tespit edildi. Deve, sığır, at, eşek, katır, kedi, köpek gibi bildik türlerin yanı sıra caretta caretta, fil, ayı, akbaba, yunus, sansar, kızıltilki gibi binlerce hayvana ait kemik bulundu.

KEMİK MÜZESİNİN GÜN YÜZÜNE ÇIKTI
Kemikleri inceleyen ekibin başkanı Vedat Onar, kurdukları müzede bunları sergilemeye hazırlandıklarını söyledi. Kazılarla kentin altında kemik müzesinin gün yüzüne çıktığını anlatan Onar, “Yenikapı 3. ve 4. yüzyıldan itibaren oldukça aktif kullanılan bir alan. Lykos (Bayrampaşa) Deresi’nin alüvyonlarıyla da bu kemikler gelmiş olabilir. Bu kadar büyük bir kemik koleksiyonunun kent içinde saklı olması bizi çok şaşırttı.” dedi. 55 türün bulunabileceği başka bir kazı alanının olmadığını söyleyen Onar, “Aynı yerden deniz, kara ve hava hayvanları hakkında bilgilere ulaşmak her zaman mümkün değildir.” diyor.
Alandaki kazılarda en çok at kemikleri çıkarılmış. Onar, “Atlar hem ulaşımda, ticarette, askeri alanda kullanılmış hem de tüketilmiş. Özellikle koyun, keçi ve sığırlarda ise ilginç bir şeyi gördük. Bu hayvanların beyinleri kafatasından çok titiz bir kesimle bir defada çıkarılmış. Bir bütün halinde çıkarmak değerini artırıyormuş. Yine kızılgeyik, alageyik ve karaca da tespit ettik. Çok fazla sayıda geyik boynuzu bulduk.” dedi. Kazıda İstanbul’da yaşadığı bilinmeyen türlere ait kemikler de bulunduğunu belirten Onar, “En değişik bulgu ise fil kemiklerine rastlamak oldu. İki filin kemiklerinde kesim izlerine rastladık. Muhtemelen kesilip diğer hayvanlara yedirilecekti.” diye konuşuyor.

AYI OYNATICILIĞI BİZANS’A DAYANIYOR
Alandan çıkarılan ayı kemikleri ise 20 sene öncesine kadar İstanbul sokaklarında çok rahat görülebilen, şimdilerde ise sadece Yeşilçam filmlerinde rastladığımız ayı oynatma geleneğinin kaynağını ortaya koyuyor. Onar, “Alandan çıkarılan ayı kemiklerinden onların insan kontrolünde yaşadıklarını tespit ettik. Kafataslarında baskı izlerine çok rastladık. Terbiyeye bağlı darbe, çöküntü kırıklarını gördük. Bizans’ta çok fazla ayı oynatıcılığı varmış.” şeklinde konuştu.
Onar, “Kemiklerde DNA çalışmalarına başlayacağız. Günümüz ırklarıyla bağlantısını ve o zaman nasıl tüketildiğini netleştireceğiz. Kazılar bitti; ama bu incelemeler uzun yıllar sürecek.” dedi.

Kaynak : www.turkiyeturizm.com

Reklamlar