Feministlerden metrobüs kampanyası



Feministlerden metrobüs kampanyası :Feministler, toplu taşıma araçlarında yaşanan tacize karşı bir kampanya düzenledi. Kadınlar bu kampanyayla kendilerini yok sayan erkeklik hallerine karşı farkındalık yaratıp, bu tacize karşı ortak ses çıkartmayı amaçlıyor.

İstanbul Feminist Kolektif (İFK), kadınların muzdarip olduğu toplu taşıma araçlarındaki tacizle ilglii bir kampanya düzenledi. Kampanyanın fotoğrafı oldukça çarpıcı ve aslında bir o kadar da bilindik. Bacaklarını kapatıp adeta kendini gizleyerek oturan kadın ile bacaklarını açıp rahatça oturduğu alana yayılan ve bunu çok da doğallıkla yapan erkek. Bunun bir takıntı değil taciz olduğunu söyleyen kampanya ile kadınlar “Bacaklarını topla, yerimi işgal etme” diyor.
İstanbul Feminist Kolektif’in öncüsü olduğu kampanya, bir etiket (sticker) yapma fikriyle doğdu. Aslında toplu taşıma araçlarında ve bu tacizin yaşandığı alanlarda paylaşılması amaçlanırken sosyal medyada hızla yayıldı. Şimdi ise bu fotoğraflar #bacaginitopla #yerimisgaletme cümleleriyle paylaşılıyor.

Takıntı değil taciz
Cnnturk.com’un sorularını yanıtlayan İFK’dan kadınlar, kampanyayla ilgili “Kadınlardan farklı hikâyeler duyuyor, kendimiz de bu tacizi yaşıyorduk. Ancak, bacağı açık oturmak da bir tacizdir ve kadınlar bundan fazlasıyla rahatsız oluyor. Konuştup paylaştıkça gördük ki, bu aslında birkaç kişinin takıntısı değil, hepimiz aynı dertten muzdaribiz. Erkekler yıllardır böyle oturuyor, yaşıyor ve kadınları yok sayıyor. Bu kampanya ‘doğallaştırılmış’ erkeklik hallerine karşı alanımızı genişletmek için yaptığımız bir girişim de oldu. Biz kadınlar yaşamaya çalışırken devamlı mücadele ediyoruz. Nefes almak bile bir mücadele gerektiriyor ne yazık ki. Toplu taşımada da durum farklı değil. Sürekli olarak otobüste, metrobüste, minibüste ‘Geri çekilir misiniz, bacağınızı kapatır mısınız, nereye bakıyorsunuz’ gibi uyarılar yapıyoruz. Uyarı yaptığımız zamansa ne tepkiyle karşılaşacağımızı bile bilemiyoruz. Belki yalnız olduğumuzu düşünüyoruz, çekiniyoruz hatta uyarmaktansa o rahatsızlığa katlanmaya çalışıyoruz” diyor.

Bu etiketlerin sosyal medyada paylaşılması ve yazılan yorumların bir kez daha tüm kadınların bu tacizden rahatsız olduğunu ve yalnız olmadıklarını vurguluyorlar. Ve kampanyanın olumlu taraflarından biri de bunu düşünen, ses çıkaramayan, düşünüp rahatsız olan kadının bu farkındalık ile daha da güçlendiğini hissetmesi.

Tacizi görmezden geliyorlar
İstanbul Feminist Kolektif üyesi kadınlar, 1972-1977 yılları arasında Alman sanatçı Marianne Wex’in kadın ve erkeklerin beden dilleri arasındaki farklılıkları sergilediği 6000’dan fazla fotoğraf projesini hatırlatıyor ve şunları dile getiriyor: “Zaman, mekan ne olursa olsun, hiç farketmeksizin erkeklerin oturuş pozisyonları iktidarvari bir duruş ve birbirinden farkları yok. Erkekler otururken de yaşarken de çok rahatlar ve kadının rahatsızlığını, onlara yaptıkları tacizi görmezden gelerek, hatta uyarıldığında bile kimi zaman dikkate almayıp tacizini ve kadını yok sayarak yaşamını sürdürüyor.

Erkekler otururken fazla alan kaplamaya çalışıyor ve kadının duruşunu engelliyor. Kadınlar içinse durum tam tersi. Olabildiğince az yer kaplamaya çalışıyor ve fiziken kapladığı alanı daraltıyor. Erkekler her alanı sahiplik alanları olarak görüyorlar. Her alanda söz ve mekân sahibi onlar!
Kamusal alan olan otobüs, metro gibi ulaşım araçlarının onlar için yapıldığını ve oturdukları koltukları da yanlarında oturanları dışlayarak, kendilerini hak sahibi olarak görüyorlar. Bu stickerlar ile eskisinden daha fazla kadın ses çıkaracak ve sadece kendilerinin bunu dert edindiğini düşünmeyecek. Derdimiz de mücadelemiz de ortak”

Reklamlar