Samsun hızlı treni daha çok bekler



Samsun hızlı treni daha çok bekler :“Yaklaşık 10 yıl önce konuşulmaya başlandı” gibi söylemlerle, her seçim zamanı yılmayan siyasetçilerin tereyağlı temcit pilavı haline gelen hızlı tren meselesi, öyle göründüğü gibi sığ ve basit değildir..

İşin derinliği var. Sanırsınız hızlı tren, yer altından gelecek.. Konu o kadar derin yani..

Samsun’un işin neresinde olduğunu öğrenmemiz için İlk önce Türkiye’nin demiryolları ile ilgili politikalarına bir bakmak lazım,hatta yetmez, Osmanlı’ya kadar inmek lazım..

  1. Abdulhamit ile Almanlar arasında 1888 yılında Mersin-İskenderun-Basra körfezi demiryolu yapımı için anlaşma yapıldı. Kilometre başı 15.000 Frank kar tahhütü verildi. Trenin geçeceği 24 Sancak’ın aşar vergisi Almanlara bırakıldı. Demiryolunun geçeceği topraklar bedelsiz Almanlara imar hürriyeti ile bırakıldı. Kum, çakıl ve taş ocakları bedelsiz ve limitsiz olarak Almanların hizmetine peşkeş çekildi. Yapım esnasında çıkabilecek olan eski medeniyetlerin arkeolojik eserleri anlaşma kapsamında Almanlara bırakıldı. Berlin-Bağdat-Basra hattı için toplamda 4.080.000 altın lira Almanlara nakit ödendi. Toplam 8619 km demiryolu yapıldı. 1856 yılından itibaren ödemeler aksayınca, demiryolu borçları diğer borçlarla birleştirdi ve DÜYUN-U UMUMİYE kurularak Osmanlı’nın gelirlerine el konuldu.

Osmanlı yıkıldı, Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. 8619 km demiryolundan 4112 km demiryolu bize kaldı, diğeri ise sınırdışında kaldı. Yani, 4507 km demiryolu yabancılara gitti. 3756 km demiryolu da yabancılara gidince, Türkiye Cumhuriyetine sadece 356 km demiryolu kaldı.

1923’de İzmir İktisad Kongresi toplandı. Temel kalkınma planına, demiryollarının yapımı da alındı. Fakat savaştan çıkmış ve bitap olan ülke olduğumuz için,Abdulhamıt’in verdiği tavizlerden herhangi birisi bile verilmeden ABD ile anlaşıldı. Kerkük ve Musul’a kadar uzanacak olan bu proje, İngilizlerin petrol aşklarının ABD’yi “projeyi iptal etmesine” sebep oldu.

Atatürk’ün stratejisini çizdiği, İnönü’nün yürüttüğü milli demiryolu projesi, dönemin bakanı Behiç ERKİN tarafından fevkalade geliştirildi. 1923-1938 yılları arasında yabancı şirketlerden, daha önce verilen 3756 km demiryolu 42.515.486 TL’ye geri satın alındı. Böylece 6927 km demiryolumuz oldu..

DP iktidara geldi. Demiryolu projesi kökten değişti. Marshall planı sarhoşluğuyla, ABD kayığına binen DP, ABD’nin petrol şirketlerinin menfaatleri için “karayoluna” önem verdi. ABD’den Türkiye’ye gelen heyet, “kamyonla yük taşımadan,öncelikli yararlanmamızı, aksi halde kredi vermeyeceğini” söyledi..

TCDD Meslek liseleri, hastaneleri ve Derince Travers fabrikası kapatıldı. 500 tondan düşük yükler kabul edilmedi vs vs..

Gelelim günümüze;

Mevcut hükümet, TCDD personelini zorla emekliye ayırdı, demiryolları üzerinde özel sektör ihya edildi, 13 tren hattı kapatıldı, 100 tren seferden kaldırıldı, Pamukkale ve Toros ekspresleri rüyalara karıştı.

Hızlı tren meselesine gelince;

Ankara-İstanbul hızlı tren hattı yapılması kararlaştırıldı ve 1976 yılında temeli atıldı. Ayaş tüneli dahil büyük tüneller açıldı, raylar döşendi. Fakat bu hat, coğrafi koşulların zor olması sebebiyle Turgut ÖZAL, Mesut YILMAZ döneminde ve AKP hükümetiyle unutuldu. Tek bir çivi bile çakılmadı.

İş, Abdülhamit döneminden kalan, Ankara-Eskişehir-Bilecik-İstanbul hattında, tüm dünyanın ve uzmanların uyarısına rağmen yeterli alt yapı yapılmadan hızlı tren seferleri başlamasına kadar gitti. Amaç, “biz başlattık, biz yaptık” demekti. 2004’te kaza oldu, 48 kişi öldü. Prestiji kurtarmak ve algıyı yönetmek için, “ANKARA-ESKİŞEHİR hattı“ henüz çıkışları bitmemesine rağmen yine sefere alındı. Konya’dan ve Eskişehir’den Ankara’ya, karayolu ile 3 saatte gidilebilmesine rağmen, tren yine de çalıştırıldı.

Yani, bu hatlarda aciliyet sorunu bulunmamaktadır. Aciliyet sorunu Ankara-Samsun’da vardır. Peki neden bir türlü yapılamaz?

Çünkü bırakın Ankara-Samsun hattını, coğrafya zor olduğu için tüneli bitti bitecek olan Ankara-İstanbul (Ayaş tüneli) hızlı tren hattını bile, Ankara-Eskişehir- Bilecik-İstanbul olarak değiştirmişlerdir. Konu her ne kadar böyle olsa da, siyasiler her seçim zamanı hızlı treni gündeme hızla sokarlar..

Ne diyelim, hızla giren hızla çıkar..

Samsun “o treni” daha çok bekler..

Kaynak : Serhat TÜRK – www.gazetegercek.com.tr

Reklamlar