Demiryolu Reformu Kitabı



Demiryolu Reformu Kitabı :Avrupa demiryolu piyasası, son yirmi yılda önemli bir reform konusu olmuştur. Ancak
Avrupa‟da bu hususta önemli değişiklikler bulunmaktadır. Bazı ülkeler bu sürece yaklaşık 20 yıl önce başlamışken diğerlerinde ise reformlar yeni başlamıştır. Ayrıca birkaç farklı temel model ortaya çıkmaktadır ve rekabetçi bir demiryolu sektörünü oluşturmak için nelerin yapılması gerektiğine yönelik çok sayıda karşıt görüş bulunmaktadır.

Brüksel‟deki günlük çalışmalarımızda düzenli olarak ulusal demiryolu uzmanları ile bir araya gelmekteyiz. Ancak bir bütün olarak Avrupa‟daki gelişmelere yönelik geniş kapsamlı bir görüşü olan çok az kişi var. Reformların büyük hızı ve birçok materyalin sadece ulusal dillerinde mevcut olması reformların takip edilmesini güçleştirmektedir. Bu kitapta, seçkin ulusal uzmanları kendi ülkelerindeki reformlarla ilgili genel bakıaçılarını yazmaya davet ederek bu boşluğu kapatmaya çalışmaktayız. Özellikle de buuzmanlara bu reformlardan hangilerinin başarılı ya da başarısız olduğunu sorduk. Bir CEO, UIC‟nin Başkanı, iki eski ulaştırma bakanı, iki baş yönetici, on baş akademisyen ve dünya çapında tanınan beş danışmanın çalışmalarını yayınlamaktan onur duymaktayız. Geri plan ve kültürlerdeki farklılıklar göz önüne alındığında kaçınılmaz olarak kitap bölümleri odak noktası, yaklaşım ve sonuçlar açısından farklılık göstermektedir. Bu çeşitlilik sadece kendi politik ve ticari gerçekliklerine dayanarak demiryolu piyasalarını düzenleyen ülkelerin önemini pekiştirmektedir.

Avrupa Birliği dışındaki reformlarla ilgili dört bölümü kitaba dahil etmekten memnuniyet duymaktayız. Reformlarla ilgili en büyük başarılar tartışmalı bir şekilde ABD ve Japonya‟da olurken imtiyaz verme hususunda en deneyimli Latin Amerika‟dır. Rusya istisna olmak üzere bu ülkelerdeki reformlar, Avrupa Birliği‟nde uygulanan reformlara göre dikkat çekici bir şekilde farklı reform modellerine dayanmaktadır.

Bu kitap, Avrupa‟da üye devletler arasındaki- özellikle Doğu ve Batı arasında- politik ve ekonomik koşul farklılıklarını da göstermektedir. Bu farklılıklar, çeşitli çözüm ve sonuçlara yol açmıştır. Bu farklılıkları tanımak, sadece Batı Avrupa‟daki koşullara değil tüm şartlara uyan reformlar yapmaya yönelik ilk adımdır.Bu kitap, Avrupa‟nın politik süreci ile de ilgilidir. Aşağıdaki birçok bölümde de yansıtıldığı gibi görüşümüz şudur ki Avrupa demiryolu yük piyasasına rekabeti tanıtma yönünde çok gelişme kaydedilirken taşıma modlarında sosyal açıdan etkili bir ücretlendirme sisteminin oluşturulması hususunda çok daha az bir gelişme meydana gelmiştir. Aslında Avrupa‟daki kamyon geçiş ücretleri prensiplerine (Eurovignette Direktifi) yönelik önemli değişiklikler ilk olarak 1990‟lı yıllarda görüşülmüş ve taşımacılıkla ilgili Komisyon‟un Beyaz Kitabı 2011‟e dahil edilmiştir; ancak üye devletlerin hala ağır yük araçlarından yarattıkları dışsal maliyetlerden ötürü ücret talep etmesine izin verilmemektedir. Ayrıca birçok üye devlette demiryolu altyapısına yapılan yatırım yetersizdir.

Bu problemlere rağmen Avrupa demiryolu endüstrisinin geleceğinden eminiz. Bu,zaman alacaktır; ancak müşteriye hizmet verme baskısı ve hükümetlerin iç yönetimsüreçlerindeki etkisini azaltmak, daha düşük maliyete tedarik edilen daha iyi ürünlere dönüşecektir. Karayolu trafiğindeki artan sıkışıklık ve iklim değişikliği ile ilgili endişeler de demiryolunu desteklemektedir. Ayrıca Avrupa‟da yeni bir iş bölümüne bağlı olarak ticaretin artmasından ötürü Avrupa‟nın genişlemesi, demiryolu yük piyasası için yeni fırsatlar yaratmaktadır. Daha modern bir altyapı ve modlar arasında daha uygun bir ücretlendirme ile tamamlanırsa, demiryolu geleceğin Avrupa taşımacılık piyasasında merkezi bir rol oynayacaktır.

Yazının tamamını okumak için TIKLAYIN

Kaynak : TCDD

Reklamlar