Orient Express’in İzleri TCDD İstanbul Demiryolu Müzesi ‘nde

Orient Express’in İzleri TCDD İstanbul Demiryolu Müzesi ‘nde :Bir zamanlar ‘Mahmutpaşa’ gibi kalabalık olan, ünlü Orient Express’ini ve onun ünlü konuklarını ağırlayan Sirkeci Garı, eski günlerinden artık çok uzak. Ancak o günleri hatırlamak istiyorsanız size belki de pek çok kişinin farkında olmadığı güzel bir önerimiz var; ‘TCDD İstanbul Demiryolu Müzesi…”


“1976’da Sirkeci Garı gişelerinde işe başladım. Girişte bir insan topluluğu olurdu, amele pazarları gibi… Almanya’ya giderlerdi her gün.

Sabahleyin gişeyi açar 30 kişi çalışırdık. Uluslararası gişeler, onun karşısında Anadolu gişeleri, holde ise Banliyö gişeleri vardı. Nöbetli çalışırdık, yer bulmak çok zordu. Yolcular, gittikleri gibi dönmüyorlardı. Anadolu’dan getirdikleri çuvallar, giyeceklerle doluydu. Yolcumuz çoktu. Gar kalabalık, Mahmutpaşa gibiydi… Turist çoktu. Almanya’ya Yunanistan üzerinden giderlerdi…”

Yıllarca Sirkeci Gar’ında gişe memuru olarak çalışan Semiha Akbudak, Sirkeci Garı’nın hareketli günlerini böyle hatırlıyor. O günlerde Avrupa’ya birçok ekspres kalkar, yine Avrupa’dan birçok ekspres tarihi Sirkeci Garı’na insan taşırdı.

Sirkeci-Halkalı arasında sabahın erken saatlerinden gece yarısına kadar çalışan elektrikli banliyö trenleri de şehrin uzak semtlerinden insanları şehrin merkezine taşır, sonra akşam saatlerinde tersi olurdu. Şimdilerdeyse Sirkeci Garı, Marmaray’ın yolcularıyla hareketleniyor.

II. Abdülhamit zamanında 1890’da açılan garın planı, Alman mimar August Jachmund tarafından çizilmiş. Tarihi gar, o günlerde ünlü Orient Express’i de ağırlardı. Paris’ten gelen hatırlı yolcular ünlü Pera Oteli’ne götürülürdü. Bugün artık Sirkeci Garı eski günlerinden uzak. Eğer geçmişteki tren dünyamızı hatırlamak istiyorsak Sirkeci Garı’nın içindeki “TCDD İstanbul Demiryolu Müzesi’ni dolaşacağız.

‘GENÇLER MÜZEYE SAHİP ÇIKSIN’

Yapımına 1903’te başlanan Bağdat Demiryolu’ndan, Orient Express’e, banliyö trenlerinden, Anadolu Demiryolu Hatları’na ilişkin izler var müzede. Kapıdan girdiğimizde, uzun yıllar Sirkeci-Halkalı arasında işleyen Fransız üretimi bir banliyö treninden kesilmiş makinist bölümüyle karşılaşıyoruz.

Devasa Sirkeci Garı peron saati, demiryolcu şapkaları, yaka kokartları, kondüktör para çantaları, ekspreslerin levhaları ve künyeleri, Sirkeci Garı bekleme salonundaki çini soba, hareket memuru kıyafeti, eski daktilolar ve telgraflar, Orient Express’te kullanılan yemek takımları, Bağdat

Demiryolları’nda çekilmiş fotoğraflar, kişisel fotoğraf albümleri, işletme müdür ve müdür yardımcılarının fotoğrafları, işletme açılışlarında hediye edilen bronz madalyalar, eski hesap makineleri, banliyö tren maketi… Hepsi bu müzede.

Müze Sorumlusu Ruhan Çelebi, kendini bir demiryolcu olarak tanıtarak şunları söylüyor: “Haydarpaşa ve Sirkeci gibi iki anıt gara sahip İstanbul’da demiryollarının bir müzesinin olmayışı büyük eksiklikti.

Hayalim olan bu müze, 23 Mayıs 2005’te açıldı. Demiryolu kültürüne ait her şey var burada. Türkiye’de kullanılan ilk elektrikli ünitelerden birinin makinist bölümü, diğer TCDD müzelerinden farkıdır. Genç demiryolcuların müzeyi önemseyip, geliştirmesini diliyorum.”

Sirkeci Garı içindeki bu önemli müze öyle çok kolay fark edilmiyor. Tarihi garı dolaşırken müze tabelasını bulun ve Türkiye’nin demiryolları anılarına bir göz atın…

Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr


İlk yorum yapan olun

Yorumlar