Milli hızlı treni, uçağı ve motoru Eskişehir yapacak kabiliyette



Milli hızlı treni, uçağı ve motoru Eskişehir yapacak kabiliyette :Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ev sahipliğinde, General Electric (GE) ortaklığında düzenlenen konferansta “GE’nin Dijital Sanayi Vizyonu, Eskişehir Yatırımları Havacılık ve Raylı Sistemler Sektörleri” derinlemesine değerlendirildi. Toplantıda konuşan ESO Başkanı Özaydemir, “Eskişehir sahip olduğu sanayi altyapısı ve tecrübe ile dizel ve dizel-elektrik lokomotifler, uçak, kamyon ve gemi motorları üretebilen bir merkezdir. Hedeflerimiz büyüktür. Uçak yapmak da, hızlı tren yapmak da Eskişehir’e düşen bir görevdir. Bu konuda hem odamız, hem üniversitelerimiz fevkalade güzel çalışmalar yaptı. Mükemmeliyet merkezleri de hızla kuruluyor” dedi.

Eskişehir Tasigo Otelde düzenlenen konferansa, ESO Başkanı Savaş M. Özaydemir, GE Havacılık Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Dr. Aybike Molbay, GE Türkiye İnovasyon Direktörü Ussal Şahbaz, TEİ Genel Müdürü Prof. Dr. M. Faruk Akşit, Eskişehir Raylı Sistemler Kümelenmesi (RCS) Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Işık konuşmacı olarak katıldı.

Özaydemir: Üretim kabiliyetimiz çok yüksek
Eskişehir’in yüksek teknoloji ihracatının yüksek olduğunun altını çizen Özaydemir, “Toplam ihracatımızın yüzde 15’i ileri teknoloji ürünlerinden oluşmaktadır. Havacılık ve raylı sistemlerde Eskişehir’in toplam ihracatı 400 milyon dolar seviyelerine ulaşmıştır. Yeni proje ve anlaşmalarla bu rakam katlanarak artacaktır. Sadece motor değil, gövde yapıları ve elektronik gibi alanlarda da üretim kabiliyetlerimiz gelişmektedir” dedi.

Eskişehir’in sunmuş olduğu yatırım ve çalışma imkânlarını yakından tanıyan firmaların başında hiç şüphesiz GE’nin geldiğine değinen Özaydemir, uçak, helikopter motoru ve lokomotif imalatında gerçekleştirilen işbirlikleri sayesinde kentin önemli bir sanayi üssü haline geldiğini vurguladı.

Bir sanayi kenti olan Eskişehir’de havacılık, raylı sistemler, makine imalat, beyaz eşya ve metal işleme sektörleri önde gelen endüstri kolları olduğunu ifade eden Özaydemir, şöyle devam etti;

“ESO üyelerinin toplam cirosu 9 milyar dolara, toplam ihracatı ise 2,3 milyar dolara ulaşmıştır. Kişi başına düşen milli gelirde Eskişehir 10 bin doların üzerini yakalamış, Türkiye ortalamasının yaklaşık yüzde15 üzerine çıkmayı başarmıştır. Bu başarıda yüksek katma değer ile yüksek teknoloji ilişkisinin doğru kurulmuş olmasının önemli bir payı bulunmaktadır. Muhakkak ana sanayilerin varlığı bir kentin gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Ancak bu süreçte yan sanayilerin de yüksek teknolojiye uygun kalite ve standartlarda üretim yapabilme kabiliyeti bir o kadar önemlidir. Eskişehir bugün beyaz eşya, havacılık ve raylı sistemler gibi sektörlerde bu başarıyı yakalamış, önemli bir üretim merkezi haline gelmiştir.”

Eskişehir Sanayisi olarak, halen il ihracatlarının toplamı içinde yüzde 15 paya sahip olan, havacılık ve raylı sistemlerin Eskişehir sanayinin geleceğinde baskın rol oynamaya devam edecek başlıca sektörler olduğunu hatırlatan Özaydemir, “Havacılık ve raylı sistemler sektörleri son yıllarda Eskişehir başta olmak üzere ülkemizin bazı bölgelerinde önemini oldukça arttırmıştır. ESO olarak bizler bu sektörler için stratejik hedeflerimizi belirledik” dedi.

Molbay: 2 uçaktan birinin motoru Eskişehir’de üretiliyor
Eskişehir’de düzenlenen konferansta konuşan GE Havacılık Türkiye Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Dr. Aybike Molbay, Dijital Darwinizim denilen yani dijital ekonomi karşısında demode olmaktan en az korkan ülkenin Türkiye olduğunu açıkladı.

Bu sonuçların bir dizi araştırma sonucu ortaya çıktığını bildiren Molbay, konu hakkında şu açıklamalarda bulundu;
“GE iki yılda bir İnovasyon Barometresi adında bir çalışma yapıyor. 2016’da da 23 ülkeden 2748 üst düzey yöneticiyle mülakatlara dayanan İnovasyon Barometremizi açıkladık.

Buna göre anket yapılan ülkeler arasında dijital ekonomi karşısında demode olmaktan en az korkan biziz. Ben bu kadar kendine güvenin çok da iyi olmadığını düşünüyorum. Biz açıkçası GE olarak o kadar kendimize güvenmiyoruz ve 5 yıldır kendimizi değiştirmek için bir dizi program uyguluyoruz.”

GE’nin dünyanın en eski sanayi şirketlerinden biri olduğunu, 330 bin kişinin çalıştığını, yıllık 148 milyar dolar ciro üreten ve 8 ayrı ana işkolunda faaliyette bulunan bir yapıda olduğuna değinen Molbay, bu yüzden demode olmamak için dijital endüstriyel dönüşüme gittiklerinin altını çizdi.

Bu dönüşümde birçok makinanın birbiriyle konuşacağına anlatan Molbay, “Nasıl biz birbirimizle konuşurken bir ortak dile ihtiyacımız varsa, makinelerin de bir ortak platformda bir araya gelmesi gerekiyor. GE önce kendi makineleri üzerinde yazılım geliştirirken, bu ihtiyacı göründe, Predix isminde bir platform geliştirdi. Predix bulut üzerinde çalışan ve endüstri internetinden gelen sürekli ve büyük veriyi anlamaya yarayan bir platform. Predix Şubat 2016’da devreye girdi ve şu anda üzerinde yavaş yavaş bir ekosistem oluşuyor” açıklamasında bulundu.

GE Türkiye olarak satış dışındaki operasyonlarımızın yoğunlaştığı 3 merkez olduğunu ama istihdam sayılarına bakıldığında en önemlisinin Eskişehir olduğunu belirten Molbay, “Tabii Eskişehir’deki en önemli yatırımımız, dünyanın en önemli uçak motoru parçası fabrikalarından biri olmasından gurur duyduğumuz TEİ. Dünyada uçan 2 GE motorlu uçaktan birinde Eskişehir’de üretilen parçalar var. Diğer önemli yatırımımız da, TÜLOMSAŞ ile beraber lokomotif üretimimiz. GE, TÜLOMSAŞ ile en yeni teknolojili lokomotiflerini Eskişehir’de üretmek için 20 yıllık bir stratejik anlaşma yaptı” dedi.

Akşit: Bütün tesisimizi Endüstri 4.0 hazırlıyoruz
TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş (TEI) Genel Müdürü ve Eskişehir Havacılık Kümelenmesi Başkanı Prof. Dr. M. Faruk Akşit, ESO tarafından gerçekleştirilen konferansta, TEI’nin Eskişehir’de GE’nin en büyük ortaklığı olduğunu ve kendilerinin GE’nin dünyada en çok sattığı motora en çok tedariği yapan şirket haline dönüştüğünü vurguladı.
İşbirliklerinin imalat teknolojilerinde çok iyi bir noktada olduğunun üzerinde duran Akşit, TEI içerisinde güçlü bir imalat mühendisliği kadrosu bulunduğunu ve son dönemde özellikle 3D teknoloji ile üretim yapma konusunda ciddi adımlarlar atacaklarına değindi.

GE ile TEI arasında kazan kazan ilişkisi sonrası güzel bir yatırım olduğunu anlatan Akşit, “Son yıllarda gelişen dijital teknolojilerle beraber bu ortaklığımızı bir üst seviyeye çıkartmaya çalışıyoruz. Bütün tesisimizi ‘Endüstri 4.0’ dediğimiz entegre bir sistem haline dönüştürüyoruz. GE ile motor montaj, bakım ve onarım teknolojileri konusunda da iş birliği yapıyoruz. Türkiye’nin şu anda kullandığı bütün F16’ların motorlarını biz gururla Eskişehir’de bir araya getirdik, test ettik ve motor halinde TEI’den ordumuza teslim ettik. Onlar sorunsuz bir şekilde uçtular” dedi.
GE ile iş birliklerinin son yıllarda Körfez ülkelerine doğru büyütmek istediklerinin üstünde duran Akşit, “Şu anda Bahreyn Hava Kuvvetleri’ndeki motorlarının hepsinin bakımlarını da biz yapıyoruz. Suudi Arabistan Hava Kuvvetleri’nin F110 motorlarının bakımını da GE ile birlikte yapmak istiyoruz. F110 olarak dünyada en büyük ikinci filoya sahipler. GE ile ortaklığımızda sistem tasarımına ve sistem geliştirip satmaya geçmemiz lazım” diye konuştu.

Işık: Yüksek teknoloji ihracatında Eskişehir önde
Eskişehir Raylı Sistemler (RSC) Kümelenmesi Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Işık, yaptığı konuşmada, kümenin 21 Haziran 2011 tarihinde Türkiye’nin ilk Raylı Sistemler Kümelenmesi olarak kurulduğunu ifade ederek çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Dünya genelinde verimliliğe dayalı ekonomiden, inovasyona dayalı ekonomiye geçildiğine dikkat çeken Işık, “Yüksek katma değer taşıyan ürün üretmenin ne kadar önemli olduğunu bilmeyen kalmadı. Ancak test ve sertifikasyon olmazsa olmazımız. Test ve sertifikasyon yapmazsanız ürününüzü satamazsınız. Önümüzdeki dönemde 10 yılda ürettiğimiz vagonu bir yılda üretmek durumunda kalacağız” dedi.

Konuşmasında teknolojide Türkiye’nin ihracat liderinin Eskişehir olduğunu savunan Işık, “Dünya Gazetesi ihracatın illere göre teknoloji yoğunluğunu belirledi. İhracatın kalite ligine göre 500 milyon dolar ve üstü ihracat rakamı itibarıyla, imalat sanayinde teknolojili ürün payı en yüksek iller arasında yüzde 33,2 ile ilk sırada yer alan Eskişehir’i yüzde 12,9’la Ankara ve yüzde 4.24’le de İstanbul izledi. Bu rakamlar bile GE’nin Eskişehir’e daha çok yatırım yapmasını sağlamalı” diye konuştu.

GE ile Eskişehir’de neler yapılabilir sorusuna verilebilecek cevapları sıralayan Işık, şunları kaydetti;
“Ulaştırma sektöründe derinleşmiş üretimler, Raylı Sistemler sektöründe başlayan sürecin aktif sürdürülmesi, Raylı Sistemler için ortak üretim ile ortak pazar arayışları, Yukarıdaki sektörler için ortak yatırım alanlarının belirlenmesi, Öncelikli alanlardan başlayarak inovasyon ve girişim süreçleri, Dijital dönüşüm için öncelikli alanlardan başlayan yapılanma, Tasarım, Ar-Ge ve Teknoloji projelerine yönlenme olabilir. Sonuç olarak GE Eskişehir’in kaynaklarını daha aktif kullanmalı.”

Şahbaz: Birçok sektörde lideriz
Toplantıda konuşan GE Türkiye İnovasyon Direktörü Ussal Şahbaz ise inovasyonun sohbetten aksiyona dönmesi gerektiğine dikkat çekti.

GE’nin dünya genelindeki faaliyet alanlarına değinen Ussal, “GE dükkânına baktığımızda, Havacılıkta gelişmiş malzeme ve imalat teknikleri, mühendislik, verimlilik. Enerji ve Su da kurulu sistemlerde motor bilimi ve servisleri. Enerji Yönetimi Elektrifikasyon da kontrol ve güç dönüşüm teknolojisi. Petrol ve Gaz’da servis teknolojisi ve pazar lideri. Ulaşım da gelişmiş bölgelerde motor teknolojisi ve yazılım yerelleştirme. Aydınlatma da LED, Sağlık da hızlı büyüyen pazarlarda, gelişmiş tanı teknolojisi ve pazar lideri. Havacılıkta gelişmiş malzeme ve imalat teknikleri, mühendislik, verimlilik olduğu görülür” dedi.

Kaynak : www.eso.org.tr

Ücretsiz haber bülteni

Hergün e-postanıza gelsin!



İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.