109 Yaşındaki Haydarpaşa Garına Gençlik Aşısı



İstanbul’un anıt yapılarından Haydarpaşa Garı, 109 yıllık tarihinin en büyük tamiratını geçiriyor. Üç kez yanmasına rağmen ayakta kalan yapının çatısında 50 ton çelik kullanıldı. Milliyet tarihi binadaki çalışmaları görüntüledi

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Aslan’ın, Haydarpaşa-Gebze banliyö hattının 2018 yılı sonunda hizmete gireceğini açıklaması üzerine gözler ana istasyon Haydarpaşa Garı’na çevrildi. Bir asır boyunca Anadolu’dan İstanbul’a gelenlerin sembol binası olan yapının çatısında 28 Kasım 2011’de çıkan yangın büyük tahribata neden olmuştu. Yangının ardından geçici çatı yapılırken, gardan son tren 2013’te kalkmıştı. Haydarpaşa Garı şimdilerde, İstanbul şehir içi ulaşımının en önemli parçası banliyö trenlerinin tekrar gelmesi için tarihinin en büyük tamiratını geçiriyor. Milliyet, 109 yaşındaki binadaki çalışmaları görüntüledi.

Yanıcı işlem yapılmıyor

Anıtlar Yüksek Kurulu’nun onayıyla binanın onarım ihalesini üstlenen Delta İnşaat, öncelikle kullanılamaz hale gelen çatıya odaklandı. Yüksek mimar Uğur Ünaldı koordinasyonunda 50 işçi çatının tahrip olan makasları üzerine oturtulan kaplama malzemelerini değiştirdi. 23 çelik makastan 12 tanesinin yangınla kullanılamaz hale geldiği, 11 tanesinin ise tamir edilerek yeniden yerlerine yerleştirildiği öğrenildi. En büyük dikkatin yalıtım malzemeleri döşenirken gösterildiğini söyleyen Uğur Ünaldı, “Hiçbir şekilde yanıcı ya da alev alıcı işlem yapmıyoruz. 20 metre aralıklarla yangın istasyonlarımız var. İşçilerin çatıda sigara içmesine izin vermiyoruz. Onlar da her seferinde 65 metreden inmek yerine sigara kullanmıyorlar. Çatıda 50 ton çelik kullanarak güçlü bir yapı oluşturuyoruz. Haydarpaşa Garı’nın ömrüne ömür katacak bir proje yapmak için çok hassas davranıyoruz” dedi.

Aslına en uygun şekilde

Garın denize bakan ön cephesindeki tuzlanmaların giderildiğini belirten Ünaldı, “Çalışmalara Haziran 2015’te başladık ve Haziran 2018’de tamamlamak amacındayız. Restorasyonun ikinci kısmını, yıllar içinde tarihi yapının taşlarına işleyen tuzu sökmek oluşturuyor. Hasarlı tarihi taşlar ve mermerlerin hepsi onarılacak. Dış cephe onarımında horasan taşı, saf kireç, doğal taş ve tuğla kullanıyoruz. Çatı toplam 3 bin 500 metrekare. İki kuledeki alanlar dahil 3 bin metrekare alanı kazandık. Proje sonunda başka bir şekilde değerlendirilebilecek. Rölyefler, duvar işlemeleri ve oyma sanatının örneklerinin hepsini elden geçiren uzmanlar aslına en uygun yenilemeyi ve onarımı yapıyor” diye konuştu. 109 yıldır ayakta kalan tarihi binanın ayrıca jeoradarla görüntülendiği öğrenildi. Temeli, taşıyıcı kolonları, Bodrum kat taşıyıcılarının elden geçirildiği restorasyonda, memurların çalışacağı, biletlerin kesileceği birimler ile sosyal alanların da aslına uygun olarak yapılacağı belirtildi.

Geleneksel rüzgâr gülü

Haydarpaşa Garı’ndaki restorasyon, 65 metre yüksekliğindeki iki kulede ayrı bir anlamla sürdürülüyor. Kulelerin üstündeki minareler aslına uygun kurşunla kaplanıyor. Kaplama için üçer ton kurşun kullanılıyor. Toplam altı ton kurşunun yanı sıra kulelerin üstündeki rüzgâr gülleri de eskiden olduğu gibi konulacak. Paslanmaz çelikten yapılan rüzgâr gülleri, kulelerin üzerinde nostalji sembolü olarak duracak. Üç mimar, bir kalfa ve 45 işçinin çalıştığı restorasyonu Anıtlar Yüksek Kurulu adına Nesih Yalçın ve Evren Korkmaz denetliyor. Yüzlerce Yeşilçam filminde Anadolu insanının, İstanbul’da ilk adım attığı yer olarak işlenen Haydarpaşa Garı nostaljik görüntüsüne kavuşacak.

Alman mimarisinin örneği

Haydarpaşa Garı, İstanbul’un sembol binalarından biri. Gardan önce 22 Eylül 1872’de Pendik’e kadar işletmeye açılan demiryolunun ilk istasyonu vardı. Sonra demiryolları Anadolu’ya ulaşınca 2. Abdülhamit, istasyonun ihtiyaca göre yeniden yapılmasını istedi. Gar binasının projesini Otto Ritter ve Helmuth Cuno adlı iki Alman mimar, yapımını ise Ph. Holzmann inşaat firması üstlendi.

Her biri 21 metre uzunluğundaki bin 100 ahşap kazık üzerine oturtulan gar binasının mimarisi, Prusya yeni Rönesans üslubunda gerçekleştirildi. İki kolu farklı uzunlukta olan “U” planıyla inşa edilen binanın iç avlusu kuzeye, deniz cephesi ise güneye bakacak şekilde konumlandırıldı. Temelde Hereke’den getirtilen pembe granit, dış cephede Lefke’den getirtilen sert hava koşullarına dayanıklı taşlar kullanıldı.

Ahşap çatısı, Alman mimarisindeki gibi dik çatı şeklinde tasarlandı. Çatı hizasındaki saat, Alman Demiryolları’nın simgesi olan kartal kanadıyla süslendi. Bu motif, Türk Demiryolları’nın simgesi olarak kabul edildi. Garın iç süslemeleri de Alman sanatçı Linneman tarafından yapıldı. 30 Mayıs 1906’da inşaatına başlanan gar binası, 19 Ağustos 1908’de işletmeye açıldı. İlk gün yangın çıktı. Bina, onarılarak 4 Kasım 1909’da yeniden hizmete girdi.

‘Cephanelik’ti

Milli mücadele ve 1. Dünya Savaşı sırasında cephanelik olarak kullanılan Haydarpaşa Garı, 6 Eylül 1917’de sabotaja uğradı, cephanelik patlatıldı, tamamen yıkıldı. Cumhuriyet’in ilanının onuncu yılında ilk haline uygun olarak tekrar inşa edilen Haydarpaşa Garı’nda 1976 yılında da kapsamlı bir restorasyon yapıldı. Garın bazı bölümleri ise 1979’da yakıt yüklü ‘Independenta’ tankerinin kazasında hasar gördü. 2011’de çıkan yangında da Haydarpaşa Garı’nın çatısının orta ve kuzey kısımları yandı. Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun kararları doğrultusunda binanın aslına uygun onarılmasına başlandı.

Kaynak : www.milliyet.com.tr

Reklamlar



İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.