“Türkiye Kart” İle Ulaşımda Çok Önemli Adım



Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, ‘Türkiye Kart’ isimli yeni bir kart çıkaracaklarını belirterek, “PTT’den alınacak bu kartla tüm illerde toplu taşımaya binilebilecek. Müzeler, parklar, para transferleri için tek kart yeterli olacak” dedi. Arslan, Kanal İstanbul için halen 5 güzergah tercihinin masada olduğunu da sözlerine ekledi.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 2018’de yeni bir kart uygulamasına geçmeyi planladıklarını ve projenin isminin “Türkiye Kart” olacağını açıkladı.

Hürriyet’ten Hacer Boyacıoğlu’nun sorularını yanıtlayan Arslan, PTT’nin 4 bin 600 noktası üzerinden bu kartın alınabileceğini belirterek , “Kredi kartıyla yapabildiğiniz her şeyi yapabileceksiniz. Bununla sınırlı değil, İstanbul başta olmak üzere tüm belediyelerle anlaşmalar yapıyoruz. Otobüsünden, metrosuna her yerde geçecek. İl değiştirdiğinizde ayrı bir kart almanız gerekmeyecek. Milli parklarda, müzelerde, uçaklarda her yerde geçecek” dedi. Amaçlarının tek bir kartla her türlü finansal işlemi yapmak olduğunu vurgulayan Arslan, “Dünyada örnekleri çok az. Birçok ülkeye bunu ihraç da edebiliriz” ifadelerini kullandı.

OSMANGAZİ’DE SABIR

Ulaştırma projeleri garantilerindeki son durumu da anlatan Arslan, Avrasya projesinde günlük yaklaşık 68 bin geçiş için garanti verildiğini belirtti. Burada 20 bin civarında geçişle başlandığını söyleyen Arslan, yaz sezonunda 65 bine çıkılan günler bulunduğunu ifade etti. Bütün yıl ortalamasının ise 41 bin olduğunu vurguyan Arslan, “Son dönem ortalaması 48 bin. Bunun anlamı şu, artış sürecek ve bir-iki yıl içinde garanti rakamını geçmiş olacağız” dedi. Osmangazi Köprüsü’nde günlük garanti geçiş rakamı daha önce 40 bin olarak açıklanmıştı. Bakan Arslan, burada 12-13 binlerden başladıklarını, şu anda 20 bin civarında geçiş sağlandığını söyledi. 30 binin üzerine çıkıldığı aylar olduğunu da vurgulayan Arslan, Osmangazi’de istenilen seviyelere ulaşabilmesi için Bursa-İzmir otoyolunun açılması gerektiğini söyledi. Bu otoyolu 2018 sonu 2019 ilk yarısında bitirmek istediklerini belirten Arslan, “İstanbul-izmir arası 3 saate düşünce, ilave trafik oluşacak. Oraya birçok yeni yatırım yapılıyor. Yatırım, ticareti, ticaret, trafiği artıracak. Birkaç yıl içinde garanti rakamlarına ulaşacağız, ancak birkaç yıl sabretmek durumundayız” diye konuştu.

2 OCAK KURLU GARANTİ

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde de 135 bin garanti rakamı bulunduğunu vurgulayan Arslan, 40 binlerden ortalama 110 binlere geldiğini belirtti. Sene ortalamasında ise rakamın biraz daha düşeceğini söyleyen Arslan, şöyle devam etti: “Kurtköy bağlantısı bu yıl bitirildi. O ilave trafik oluşturdu. Odayeri’nden sonra yolun devamı olmadığı için, bütün trafiği Mahmutbey istikametine veriyorduk. Sene sonu itibariyle D20 dediğimiz Çatalca bağlantısını açacağız. Hem mesafe kısalacak, hem süre. Küçük araçlar, 3. köprüyü daha çok tercih edecek. Büyük araçlar Mahmutbey’e girmeden köprüye geçeceği için, Mahmutbey de rahatlayacak. Garanti ödemelerinde 2 Ocak 2018 tarihli kurun kullanılacağını belirten Arslan, “Bir önceki yılın 2 Ocak kuru da dikkate alınarak hesaplama yapılacağını” belirtti. Arslan, Mart veya Nisan ayında garanti ödemelerinin yapılacağını sözlerine ekledi.

Tek bir kartla Türkiye Ulaşımda çok önemli adım…

KANAL İSTANBUL İÇİN 5 GÜZERGAH MASADA

BAKAN Arslan, Kanal İstanbul’la ilgili gelişmeler hakkında ise şu açıklamayı yaptı: “Kanal için çıkılan ilan alternatiflerden sadece biri için. Alternatiflerin her biri için de aynı prosedür uygulanacak. Proje kapsamında genişliği 5 kilometrelik bir koridor olacak. Bazı yerlerde zemin uygun olmayacak, bazı yerlerde SİT alanı olacak. Böyle durumlarda koridor esneklik sağlayacak. Finansman modelini de aşağı yukarı kesinleştirdik. Bir kanal olacak. Çıkan kazı malzemesi, tarım arazilerinde, 3 ada yapımında kullanılacak. Ayrıca 3. havalimanı civarındaki kömür ocaklarından kaynaklı çukurları da, bu malzemeyle doldurup yeşillendireceğiz. Kanalın yapımı için bir finansman modeli, sosyal donatılar ve kentsel dönüşümün finansmanı, adaların yapılması ve cazibe merkezi getirilmesi hususları. Bütün bunlar farklı finansman modelleriyle yapılabilecek. Klasik yap-işlet-devretten tutun, farklı kamu-özel ortaklığıyla yapılacaklara kadar alternatifleri değerlendiriyoruz. Hedefimiz 2018’in ilk yarısında ÇED çalışması da dahil, güzergahla ilgili teknik gereklilikleri yapmak.”

MALİYET DEĞİŞİR

Canlı yaşamı, ekoloji, jeolojik etüdler, topografya, su kaynakları gibi tüm unsurları dikkate alarak bir çalışma yaptıklarını söyleyen Arslan, “15 milyar dolarlık bir proje. İlave sondajlar, zeminin durumunu ortaya koyacak. Zemine göre fiyatlar artacak veya azalacak. Kazıda çıkacak malzeme de, adalardaki maliyet yükseltecek veya düşürecek. Tarım arazisine çıkacak malzeme de değerlidir. Kısaca esneklikler çok, maliyet bunlara göre değişir. 15 milyar dolar büyük bir rakam. Ama istanbul Boğazı’nı tehlikelerden korumanın, özellikle tarihi dokuyu korumanın parasal karşılığı yok. Çıkış noktamız da bu” diye konuştu.

 

Kaynak : www.hurriyet.com.tr

Reklamlar



İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.