Pamukova Faciasının Üzerinden 14 Yıl Geçti Sorunlar Değişmedi



22 Temmuz 2004 tarihinde 41 yurttaşın ölümüne, 81 yurttaşın da yaralanmasına yol açan Pamukova’daki tren faciasının üzerinden 14 yıl geçti. Aradan geçen 14 yılın sonunda AKP ihmalleri devam ederken, son olarak Çorlu’da 24 yurttaş hayatını kaybetti.

2004 yılında Pamukova’da 41 yurttaşın yaşamını yitirdiği hızlandırılmış tren kazasının üzerinden 14 yıl geçti.

AKP’nin büyük ihmali sonucu gelen bu kazanın üzerinden geçen 14 yılda kazalar devam ederken, son olarak Çorlu’da 24 yurttaş yine bir tren kazasında yaşamını yitirdi.

Pamukova’nın 14. yılı dolayısıyla bir açıklama yapan TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, “22 Temmuz 2004 tarihinde 41 yurttaşımızın ölümü, 81 yurttaşımızın yaralanmasına yol açan Pamukova yüksek hızlı tren (YHT) ‘kazası’, bu ayın 8‘inde Tekirdağ-Çorlu’daki ‘kaza’ ile tekrar görüldüğü üzere, demiryolu politikalarındaki sorunlara ayna tutmaya devam etmektedir” dedi.

“Güvenilir, dengeli, toplum yararını temel alan bütünleşik bir ulaşım sistemi ihtiyacı bugün daha fazla hissedilmektedir. Ancak ulaşım politikaları aksi yöndedir. Mevcut ulaşım sistemi her gün tanık olduğumuz üzere daha dengesiz, güvenliksiz, pahalı ve sağlıksız bir yapı arz etmektedir. Bu nedenle Odamız Pamukova ve diğer demiryolu ‘kazaları’na yol açan nedenlere ve demiryolu politikalarına dikkat çekme gereği duymaktadır” diyen Yener, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Demiryolu işletmeciliği yatırımdan bakıma, yenilenmeye, personele, eğitime ve yeni hatların kurgulanmasına dek merkezi bir planlamayı gerektirmektedir. Ancak BOOZ, ALLEN-HAMİLTON, CANAC, EUROMED vb. kuruluşların hazırladığı raporlar ve AB uyum programları ile gündeme gelen serbestleştirme ve TCDD’nin yeniden yapılandırılması politikası uyarınca 162 yıllık demiryolu kazanımları tasfiye edilmektedir.

Bu program uyarınca TCDD parçalanarak şirketleştirilmiş, kamu hizmeti anlayışı yerine piyasacı yaklaşım benimsenmiş, mühendislik hizmetleri ve kriterleri kısıtlanmış, teknik mükemmellik yaklaşımı terkedilmiş, altyapı ile bakım, sinyalizasyon, elektrifikasyon yatırımları ihmal edilmiş, bakım atölyeleri kapatılarak azaltılmış, TCDD’nin taşınmazları ve limanları satılmaya başlanmış, çalışanlar güvencesiz çalışma biçimlerine tabi kılınmış, 2000 yılında 47.212 olan demiryollarında çalışan sayısı 2017 sonunda 17.747’ye, binlerce yol ve geçit bakım görevlisinin çalışması gereken hatlarda bakım görevlisi sayısı 39’a düşmüştür.

Özetle kamusal hizmet, kamu-toplum yararı eksenli güvenli ve ucuz ulaşım hakkı, karayolları, havayolları, denizyolları ve demiryolu işletmeciliğinin ticarileştirilmesi ve demiryolu işletmeciliğinin zayıflatılması süreciyle tasfiye edilmektedir.

Oysa doğru bir demiryolu politikası, diğer faktörlerle birlikte arazi, kullanım ömrü, güvenlik, enerji verimliliği, çevre gibi temel unsurlara ve kamu işletmeciliği ile kamusal hizmet perspektifine dayanır. Bu kapsamda ulaştırmanın bütünü ve demiryollarında altyapı, araç, arazi, tesis, işletme ve taşınmazlara yönelik bütün özelleştirmeler, belediyeler ve üçüncü şahıslara devirler durdurulmalıdır.

TCDD’nin parçalanarak işlevsizleştirilmesi, siyasi kadro atamaları ve her düzeydeki uzman kadro kıyımına son verilmelidir.”

Kaynak : haber.sol.org.tr

Reklamlar