Yol Kusurlarından Kaynaklanan Kaza Oranı Sıfıra Yaklaştı

Yol Kusurlarından Kaynaklanan Kaza Oranı Sıfıra Yaklaştı
Yol Kusurlarından Kaynaklanan Kaza Oranı Sıfıra Yaklaştı
Abone Ol  


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, bölünmüş yol uzunluğunu 28 bin 400 kilometrenin üzerine çıkardıklarını belirterek, “Araçların şerit ihlalleri ya da hatalı sollama nedeniyle yaşanabilecek çarpışma riskini ortadan kaldırdık ve yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdik. Yine bölünmüş yollar sayesinde yılda 21 milyar TL tasarruf sağladık” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 8. Ulusal Asfalt Sempozyumu ve Sergisi açılışına katıldı. “Bizim çocukluğumuzda asfalt yol pek bilinmezdi, yollar ya mıcır ya toprak ya da şoseydi. Onca uğraş, onca emekle yapılmış yol, bir yağmurla dağılır giderdi” diyen Karaismailoğlu, şöyle devam etti:

“Şimdi çok uzak bir geçmiş gibi geliyor bize ama çok değil 20-25 yıl öncesine kadar özellikle köy yolları olmak üzere genel olarak yollarımızın hali böyleydi. Ancak, son 19 yılda halka hizmeti hakka hizmet olarak gören Ak Parti Hükümetleri ile bu manzaralar lafta değil gerçekten mazide bıraktı. ‘Yol Medeniyettir’ şiarına sahip çıkan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin yıllardır süren ulaşım altyapısı problemini büyük ölçüde çözdük.”

REFAHIN BAŞ MİMARI AK PARTİ HÜKÜMETLERİ

Yolla, ulaşım kanalları ile gelen medeniyetin, dolayısıyla Türkiye’nin refahının baş mimarının AK Parti hükümetleri olduğunu ifade eden Karaismailoğlu, yolun medeniyet olduğunu ve hiç şüphesiz ülkelerin ilerlemesinin ve kalkınmasının en önemli göstergelerinden biri olduğunu kaydetti. İnsanların sosyal, çevresel ve ekonomik ihtiyaçlarına yönelik talepleri ile birlikte gelişme gösterdiğini belirten Karaismailoğlu, “Diğer bir yanıyla da bu ihtiyaçların gelişimi için yollar, birer sürükleyici konumundadır. Bugün Kuşak Yol projesi ile yeniden canlanan İpek Yolu, kıtalar arası demiryolu ulaşımını artıran Marmaray, İstanbul içerisinde Anadolu ve Avrupa Yakası arasındaki trafiği kısaltan Avrasya Tüneli, İstanbullu araç sahiplerini trafik derdinden kurtaran Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul-İzmir arasındaki seyahat süresini 3,5 saate düşüren, yolu 100 kilometre kısaltan içinde Osmangazi Köprüsü’nün bulunduğu İstanbul-İzmir otoyolu; hem bölgesel hem de uluslararası ekonomiyi, bu özelliğinin yanında kültürel hareketliliği de canlandıran, tarihi projelerdir” dedi.

TARİHİ PROJELER SAYESİNDE BÜYÜK EKONOMİK KAZANIM ELDE EDİLİYOR

1915 Çanakkale Köprüsü’nün de içinde olduğu Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu kısa adıyla Malkara-Çanakkale Otoyolu’nun da bunlardan biri olduğunu kaydeden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu;

“Toplam 101 kilometre uzunluğundaki Malkara Çanakkale Otoyolu, ülkemizin Avrupa yakasını Çanakkale üzerinden Kuzey Ege’ye bağlayacak olan oldukça önemli bir projedir. Yaklaşık 5 bin 100 personel ve 740 adet iş makinesi ile gece gündüz çalışarak projemizin 18 Mart 2022`den önce hizmete girmesi için yapım çalışmalarını başarıyla sürdürüyoruz. Bu tarihi projeler sayesinde hem zamandan hem de enerjiden tasarruf sağlanarak büyük ekonomik kazanım elde edilmektedir. Ulaşım ve altyapı projeleri, yalnızca teknik projeler, mühendislik çalışmaları değildir. Ulaşım ve altyapı projeleri, istihdam için, ticaret için, eğitim için, sosyal yaşam için taşıyıcıdır. Ülkemizin, milletimizin layık olduğu biçimde yaşamasının önündeki engellerin kaldırılmasıdır.”

YABANCI YATIRIMCILARIN TÜRKİYE’YE DUYDUĞU GÜVENİ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ

Geçen hafta, Yap-İşlet-Devret; Kamu-Özel Sektör İş Birliği çerçevesinde Antalya Havalimanı’nın kapasite artırımı projesi ihalesinin yapıldığına işaret eden Karaismailoğlu, “Antalya Havalimanı ihalesi iyi örnekler arasında yerini alan, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye duyduğu güveni bir kez daha gösterdi. Tüm ulaşım yatırımlarımızla yıllık 13,4 milyar dolarlık tasarruf etmemiz Kamu Özel İş Birliği ya da Yap-İşlet-Devret gibi modeller ile hayata geçirdiğimiz projelerde ısrarcı olmamızın bir sonucudur. Ancak, 2003 yılı öncesinde sadece tekerlek dönsün anlayışıyla yol yapıldığını görüyoruz. Biz kalkınma için yol gerekiyor dediğimizde, biz Türkiye’nin küresel güç olması için bu projeler gerekiyor dediğimizde, biz vatandaşlarımızın refahı, istihdamı, ekonomi için bu yatırımlar gerekiyor dediğimizde, muhalefet ettiklerini unutmadık. Onlara kalsak bugün ne kalitesiz yollarda yaşanan ölümlü kazaları azaltabilirdik, ne de ülkemiz Orta Koridor’da lojistik bir süper güç olabilmek için iddia sahibi olurdu” ifadelerini kullandı.

GENİŞ VE GÜÇLÜ BİR YOL AĞINA SAHİBİZ

Yılların birikimi olan bu anlayışı yıkmak için iktidar olarak ilk gününden bugününe çok ciddi bir gayret içerisinde olduklarını ve bu konuda büyük mesafeler kat ettiklerini aktaran Karaismailoğlu, “Bugün, uluslararası standartlara uygun olarak geliştirilmiş, sürüş konforu ve trafik güvenliğini azami ölçüde sağlayan, akıllı otoyolların da yer aldığı geniş ve güçlü bir yol ağına sahibiz. Sürücü ve yolcuların can ve mal güvenliğini en üst düzeyde sağlandığı ulaşım şebekeleri tesis ediyoruz” dedi.

ORTALAMA HIZI 40 KİLOMETREDEN 88 KİLOMETREYE YÜKSELTTİK

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında, artan refahında, sorumlu olunan 5 sektörün önemine dikkati çeken Karaismailoğlu, bu farkındalıkla AK Parti hükümetleri boyunca Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısına toplamda 1 Trilyon 136 milyar Lira’nın üzerinde yatırım yaptıklarına vurgu yaptı. “Bunun yaklaşık 695 milyarını ise karayollarına harcadık” diyen Karaismailoğlu, 2003 yılındaki bölünmüş yol uzunluğunu 6 bin 100 kilometreden 28 bin 400 kilometrenin üzerine çıkardıklarını söyledi. Bölünmüş yollar sayesinde yollardaki ortalama hızı 40 kilometreden 88 kilometreye yükselttiklerini dile getiren Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “Araçların şerit ihlalleri ya da hatalı sollama nedeniyle yaşanabilecek çarpışma riskini ortadan kaldırdık ve yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdik. Sürücülerimizin yolculuk esnasında stresini azaltırken, trafik güvenliğini artırarak kazalardaki ölüm oranını düşürdük. 2003-2020 yılları arasında araç sayısı yüzde 170 ve taşıt hareketliliği yüzde 142 düzeyinde artmış olmasına rağmen, altyapı geliştirme çalışmalarımız sayesinde 100 milyon taşıt-km başına can kaybını yüzde 81 düzeyinde azalttık. Yine bölünmüş yollar sayesinde yılda 21 milyar TL tasarruf sağladık. Yaklaşık 4,44 milyon ton daha az CO2 emisyonu gerçekleştirmeye başladık. İş gücündense yaklaşık 315 milyon saat, bir başka deyişle 12 milyar 965 milyon TL tasarruf ettik” ifadelerini kullandı.

BÖLÜNMÜŞ YOL AĞININ YÜZDE 42’Sİ BSK KAPLAMALI

Bölünmüş yollar ile birlikte yolların yüksek performanslı, uzun ömürlü ve güvenli olması hususuna da büyük önem verdiklerini anlatan Karaismailoğlu, 2003-2020 yılları arasında yılda ortalama 14 bin 20 kilometre asfaltlama çalışması yaptıklarını kaydetti. Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, 2003 yılı öncesi 8 bin kilometre olan BSK kaplamalı yol uzunluğuna son 19 yılda 20 bin 269 kilometre daha ekleyerek 28 bin 860 kilometreye ulaştırdıklarını dile getirdi. Böylece Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğundaki 68 bin 537 kilometre bölünmüş yol ağının yüzde 42’sini BSK kaplamalı duruma getirdiklerinin altını çizen Karaismailoğlu, 2023 yılına kadar da yol ağının 31 bin 478 kilometresinin BSK Kaplamalı olmasını hedeflediklerini belirtti. Gelişmiş teknolojileri kullanarak son yıllarda inşa edilen bu yüksek standartlı yolların insanların karayolu ulaşımındaki beklentilerini en üst noktaya yükselttiğini kaydeden Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu beklentileri karşılamak amacıyla yol yapımında yaygın olarak kullanılan mevcut teknolojilerin, AR-GE çalışmaları ile daha ileri seviyelere taşınması gerektiğini çok iyi biliyoruz. Yüksek performanslı, uzun ömürlü ve güvenli yolların yapılması hedeflerine paralel olarak, yol üstyapılarının teşkilinde, farklı iklim, arazi ve çevreye duyarlı, yapım ve bakım maliyeti düşük asfalt imalatlarının gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu ihtiyaçları karşılayabilecek yeni alternatif malzeme ve ürün geliştirmek için yapılan araştırmalar, asfalt konusunda da kesintisiz sürdürülmektedir. Son yıllarda giderek yaygınlaşan taş mastik asfalt uygulamaları var. Gerek dünyada gerekse ülkemizde artan trafik hacmi, aşırı yükleme, iklim, topoğrafya ve yapım koşullarından gelen olumsuz etkiler yollarda yorulma, tekerlek izi oluşumu ve ondülasyon gibi kalıcı deformasyonlar oluşmaktadır. Kalıcı deformasyonlara karşı yüksek dayanım gösteren Taş Mastik Asfalt kullanımı, kaplamanın performansını ve ömrünü arttırmada son yıllarda karayollarında yaygın şekilde kullanılmaya başlandı.”

ÇEVREYE DUYARLI, DAHA AZ RİSK TEŞKİL EDEN ASTAR MALZEMELERİ KULLANIMINI SAĞLADIK

Geleneksel astar malzemelerine alternatif, çevreye duyarlı ve insan sağlığı için daha az risk teşkil eden astar malzemelerinin kullanımını sağladıklarını dile getiren Karaismailoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yüksek performanslı BSK kaplama türleri ve bitümlü bağlayıcı türlerini Ar-Ge projeleri sonucunda uygulamaya alıp yaygınlaştırarak yol ömürlerini uzattık, bakım maliyetlerini düşürdük. Hem yüksek performans hem de ekonomik fayda sağladık. Teknolojik, bilimsel ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak, ülkemizin güvenli, konforlu ve uzun ömürlü yolların yapılması yönünde talep ve ihtiyaçları gün geçtikçe artıyor.Bu kapsamda, yolun yapılacağı bölgenin iklim koşullarına ve yolun geometrik özellikleri ile trafik hacmine uygun bitümlü bağlayıcının kullanılmasına yönelik olarak BSK bitüm sınıfı seçim haritaları yayınladık ve kullanmaya başladık. Hızla gelişen ve büyüyen BSK kaplamalı yol ağımızın yapılandırılmış bir bakım, koruma, onarım, rehabilitasyon sırasını tanımlamak, kalite temeline dayanan hem mühendislik hem de ekonomik analizlere odaklanarak, ülkemiz koşullarına özgün Üstyapı Yönetim Sisteminin (ÜYS) geliştirilmesi çalışmalarına devam ediyoruz. Asfaltın yeniden kullanımı ve geri dönüşümü konusuna da hız verdik. Kazınmış asfalt ve üstyapı tabakalarının yeniden kullanımı üzerine AR-GE çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Yapılan tüm bu uygulamalarla karayolu üstyapılarının performansı ve ömrünü artırırken, iklim değişikliği etkisinin sınırlandırılması, trafik güvenliğinin iyileştirilmesi ve çevre kirliliği ve gürültüyü azaltmaya yönelik önemli kazanımlarda elde ettik.”

İlk yorum yapan olun

Yorumlar