Sınır ötesi demiryolu taşımacılığı, Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir ulaşım hedefleri açısından kritik bir öneme sahipken, bu alandaki uygulamaların genellikle hedeflerden uzak olduğu gerçeği, demiryolu aktivisti Jon Worth tarafından vurgulanmaktadır. Euractiv’e verdiği röportajda, Worth, AB’nin demiryolu politikalarının sık sık gerçek hayattaki uygulamalarla örtüşmediğini ifade etti. Avrupa’da sınır ötesi demiryollarının nasıl iyileştirileceğine dair yazılar kaleme alan Worth, “AB’nin temel olarak yaptığı şey, gelecekteki demiryolu hatları için uzun vadeli büyük hedefler belirlemektir” dedi.
Hedefler ile Gerçekler Arasındaki Uçurum
Worth, demiryolu hattı sorunlarını anlamak amacıyla 2022 yılında başlattığı “Cross Border Rail Tours” projesi kapsamında, toplamda 247 hattı ziyaret etmiş ve 661 tren yolculuğu gerçekleştirmiştir. Bu deneyimlerin ışığında, sahadaki gerçek durumun AB’nin amaçlarıyla örtüşmekten çok uzak olduğunu eklemektedir. AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen, yeniden seçilme konuşmasında sınır ötesi tren seyahatlerinin kolaylaştırılmasını öncelik olarak belirlemiş olsa da, bu hedeflerin gerçeğe dönüşmesi için somut adımların atılması gerekmektedir.
Sınır ötesi tren seyahati rezervasyonu, günümüzde farklı operatörlerden birçok bilet satın almayı gerektiriyor. Bu durum, yolculuklardan birinin aksaması halinde yolcu haklarının da etkilenmesine yol açıyor. Worth, tüm seyahati kapsayan bir bilet sisteminin oluşturulmasının, yeni Avrupa Komisyonu Üyesi’nin önceliklerinden biri olması gerektiğini belirtiyor.
Yetersiz Araçlar ve Siyasi İrade Eksikliği
AB, önceki dönemlerinde demiryolu sektörü için yüksek hedefler belirlemiş olsa da, Worth bu hedeflere ulaşmak için yeterli finansal araçların mevcut olmadığını savunuyor. 2030 yılına kadar hem yüksek hızlı demir yolu trafiğinin hem de demir yolu yük taşımacılığının iki katına çıkarılmasını hedefleyen Sürdürülebilir ve Akıllı Hareketlilik Stratejisi gibi büyük hedefler, yalnızca iyi niyetle belirlenmiş hedefler olarak kalmaktadır. Worth, “Demiryolunda bu hedeflere ulaşmaya yetecek siyasi kararlılık veya uygulama yeteneği yok,” diyerek durumu özetliyor.
Trans-Avrupa Ulaşım Ağı (TEN-T) kapsamında, Avrupa genelinde bir demiryolu altyapı ağı oluşturulması hedefleniyor. Ancak Worth, AB’nin üye devletler üzerinde gerekli değişiklikleri yapmaları için yeterli baskıyı kuramadığını düşünüyor. Sahada mevcut olan sorunların aşılabilmesi için daha fazla iş birliğine ve koordinasyona ihtiyaç vardır.
Altyapı ve Koordinasyon Sorunları
Brüksel’deki karar vericilerin, sahadaki durumu tam olarak anlayamadığını belirten Worth, sınır ötesi taşımacılıkta demir yolunun düşük modal payının nedenlerini sıralıyor. Yetersiz yatırım, rezervasyon karmaşıklıkları ve farklı sinyalizasyon sistemleri gibi teknik sorunlar, demiryolu taşımacılığının önündeki engeller arasında yer alıyor. Worth, “Eğer Avrupa’nın demiryollarını düzeltmek istiyorsanız, gidin ve deneyimleyin; sahada neler olduğunu görün; iyiyi, kötüyü, çirkini,” diyerek deneyimlemenin önemini vurguluyor.
İş Birliği ve AB’nin Rolü
Sınır ötesi demiryolu seyahatinin kolaylaştırılması için, farklı demir yolu operatörleri arasında daha fazla iş birliğine ihtiyaç olduğunu ifade eden Worth, Avrupa sınırlarında basit kararların alınmaması durumunun, sorunun çözümünü zorlaştırdığını belirtmektedir. Örneğin, sınır istasyonuna gelen ve giden trenler arasındaki zaman çizelgelerinin koordine edilmesi, sınır ötesi seyahatleri kolaylaştırabilir.
Sonuç olarak, AB’nin sınır ötesi demiryolu taşımacılığını geliştirmek için daha fazla kararlılık, finansal destek ve iş birliği sağlanması gerekmektedir. Worth’ün önerdiği gibi, Avrupa Ulaştırma Komiseri’nin sahada sorunları bizzat görmesi, bu sorunların üstesinden gelinmesine yönelik potansiyel çözümler geliştirmeye yardımcı olabilir. Tüm bu önerilerin hayata geçirilmesi, demiryollarının çekiciliğini artıracak ve Avrupa’da sürdürülebilir ulaşım hedeflerine ulaşılmasına katkı sağlayacaktır.