Tarım sektörü, son yıllarda büyük bir sıkıntı ile karşı karşıya. Çiftçiler, küresel ısınma ve kuraklık gibi olumsuz faktörlerin yanı sıra yüksek girdi maliyetleri ile de mücadele etmek zorunda kalıyor. Tarımsal üretimin en büyük sorunlarından biri, çiftçinin ürünlerinin piyasa değerinin çok altında kalmasıdır.
- Buğday fiyatları, yalnızca maliyetlerini karşılayacak kadar bir değer bulurken,
- Ayçiçeği borsa fiyatları çiftçiye zarar ettiriyor.
- Et ve süt piyasası ise gergin bir dönemden geçiyor. Tarihsel olarak görülmemiş bir şekilde süt fiyatları 1 TL. geri çekildi.
- Et piyasalarında en düşük kıyma fiyatı 600 TL. seviyesine gerilerken, canlı sığır kesim fiyatları da ciddi bir düşüş yaşadı.
- Yaş sebze, meyve, kavun ve karpuz fiyatları ise düzensiz bir hal yasası olmaması nedeniyle aşırı dalgalanma gösteriyor.
Özellikle çeltik maliyetleri, kilogram başına yaklaşık 28 TL civarına ulaşmış durumda. Elektrik fiyatlarındaki artış ve diğer maliyet kalemlerindeki yükselişler, üretim maliyetlerini iyice tırmandırıyor. Bu nedenle, çeltik üreticilerini küstürmeyecek bir fiyat belirlenmesi ve Türkiye Mazot Ofisi (T.M.O.) tarafından alım yapılması gerekmektedir.
Tarım, Maliye, Ticaret Bakanları ile Strateji ve Bütçe Başkanı ve Merkez Bankası Başkanı’nın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, tarımsal ürünlerde arz ve talep dengesinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin alınacağı vurgulanmıştır. Bu tedbirler, hem üreticilerin hem de vatandaşların menfaatlerini korumayı amaçlamaktadır.
Ancak şu anda çiftçiler, ürünlerini ucuza satarken, tüketiciler yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalmaktadır. Yetkililerin dış ticaret tedbirleri yerine üreticilere destek vermesi gerekmektedir. Aşağıdaki önlemlerin hayata geçirilmesi, üretimin sürdürülebilirliğini sağlayabilir:
- Yeni Hal Yasası’nın uygulanması,
- Ayçiçeği kuraklık desteği,
- Çeltik prim desteği,
- Yem hammaddesi temini,
- Çiftçilerin kullandığı mazotta ve elektrikte indirim yapılması.
Pandemi, gıdanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yabancı çiftçilere kolaylık sağlamak yerine, Türk çiftçisine destek verilmesi gerektiğini vurgulamak isteriz. Çok geç olmadan, üreticilere sahip çıkmak hayati önem taşımaktadır!