Türk Tabipleri Birliği Bursa Tabip Odası, son yıllarda ve özellikle tüm dünyayı etkileyen Covid-19 pandemisinin ardından, hastalara yetkisiz kişilerce uygulanan damar içi tedavilerin artış gösterdiğini üzüntü ve endişe ile gözlemlemektedir. Bu durum, hem hasta güvenliği hem de sağlık sisteminin bütünlüğü açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Açıklamada, hastaya teşhis koyma, reçete yazma ve hangi tedavi yönteminin uygulanacağına karar verme yetkisinin yalnızca hekimlere ait olduğu vurgulanmıştır. Hekimler, aldıkları eğitimler doğrultusunda, tedavi uygulamaları için hemşire veya diğer yardımcı sağlık personeline yönlendirme yapabilirler. Ancak, bazı “Sağlıklı Yaşam Merkezleri” adı altında açılan işletmeler, yalnızca danışmanlık yetkisine sahip olmalarına rağmen, yeterli sağlık denetimi yapılmadan çeşitli tedaviler uygulayabilmektedirler.
Bu tür merkezlerin sayısındaki endişe verici artış, sağlık alanında düzenin bozulmasına ve hastaların tehlikeye atılmasına neden olmaktadır. Ayrıca, bazı sağlık kabinleri, reçetesiz bir şekilde benzer uygulamalar yaparak, durumu daha da tehlikeli hale getirmektedir.
Sosyal medya platformlarında “sarı serum”, “atom serum” gibi bilimsel temeli olmayan ve hekim onayı olmadan uygulanan damar içi tedavilerin, hayatı tehdit edici ciddi yan etkilere yol açabileceği konusunda kamuoyunu uyaran Oda yönetimi, bu tür uygulamaların risklerine dikkat çekmiştir. Açıklamada, “Bazı enfeksiyonlarda, enfeksiyonun ilk evresinde yüksek doz vitamin uygulamaları, hastalığın seyrini daha da kötüleştirebilir.” ifadelerine yer verilmiştir.
Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve yerel belediyeleri, sağlık hizmetlerinin etkin bir şekilde denetlenmesi için göreve çağıran Oda, halkı da yetkisiz ve hekim olmayan yerlerde tedavi almaktan kaçınmaları konusunda uyararak, sağlıklarını korumaları için hassasiyet göstermeleri gerektiğinin altını çizmektedir.