Dünya Türk Birliği Genel Merkezi, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 44. yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir mesaj yayınladı. Dünya Türk Birliği Genel Başkan Danışmanı Gazeteci Enver Güler, mesajında bu darbenin Türk demokrasisinde açtığı derin yaraların uzun yıllar boyunca hissedildiğini vurguladı. Güler, “Gerekçesi ne olursa olsun, millet iradesini ayaklar altına alan tüm darbeler, demokratik süreci kesintiye uğratan en büyük ihanet girişimleridir. Milletimizin özgür iradesiyle seçtiği demokratik hükümetleri silah zoruyla devirmek, Türk milletinin tercihlerinin yok sayılması ve itibarsızlaştırılması, en hain girişimlerden biri olarak kabul edilmelidir.” şeklinde konuştu.
“Yargısız İnfazlar ve Ağır İşkenceler”
Güler, tüm vatandaşların 12 Eylül askeri darbesini bugün nefretle ve öfkeyle hatırladığını belirtti. “Emperyalist güçlerin yurtiçindeki taşeronları tarafından gaddarca hayata geçirilen 12 Eylül askeri darbesinde anayasa ve kanunlar ayaklar altına alınarak yüz binlerce vatan evladı ağır işkencelere maruz kalmış ve bazıları yargısız infazlarla hayatını kaybetmiştir. Ne yazık ki, halkımıza uygulanan ağır işkenceler, baskılar ve insan hakları ihlalleri, derin yaralar açarak hâlâ canlılığını korumaktadır. Cuntacıların acımasız uygulamalarına maruz kalan vatandaşlarımızın yanı sıra, tüm toplum 12 Eylül darbesini nefret ve öfkeyle hatırlamaktadır. Anayasayı ihlal ederek devlet yönetimini kendi tekeline alan askeri cuntanın uygulamaları, Türk demokrasisinde telafisi imkânsız yaralar açmıştır.” ifadelerini kullandı.
“Emperyalistlerin Yurt İçindeki Taşeronları”
Dünya Türk Birliği Genel Başkan Danışmanı Gazeteci Enver Güler, darbeci zihniyetin Türk demokrasisi üzerinde adeta Demokles’in kılıcı gibi uzun yıllar boyunca varlığını sürdürdüğüne dikkat çekti. Güler, açıklamalarına şöyle devam etti: “12 Eylül ve benzeri cunta darbeleri, demokratik hayatımıza geçtiğimiz 1950 seçimlerinden itibaren Türk demokrasisinin üstünde uzun yıllar boyunca adeta bir tehdit unsuru gibi varlık göstermiştir. Ülke ve millet menfaatini hiçe sayarak gerçekleştirilen 27 Mayıs darbesi, 12 Mart 1970 muhtırası, 12 Eylül Darbesi, 28 Şubat post modern darbesi ve 15 Temmuz FETÖ hain darbe girişiminin ortak noktası, emperyalist güçlerin yurt içindeki taşeronları tarafından gerçekleştirilmiş olmalarıdır. Türk milletinin hiçbir zaman kabul etmediği ve asla onay vermediği darbelerden en büyük zararı yine Türk milleti görmüştür. Bu sebeple, tüm darbelerden en büyük zararı gören Türk milleti, en son yaşadığımız 15 Temmuz FETÖ hain darbe girişiminde sokaklara çıkarak, canı pahasına da olsa darbecilere geçit vermemiştir ve gelecekte de bu tür girişimlere asla izin vermeyecektir.”
Güler, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Gerekçesi ne olursa olsun ve kim tarafından yapılırsa yapılsın, tüm darbeleri lanetliyorum. 12 Eylül ve benzeri darbelerin bir daha yaşanmamasını diliyorum. 12 Eylül darbesinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum.”