Ayhan Bora Kaplan Suç Örgütü Davasında Gelişmeler
Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında, tutuklu sanık Barış Kurt’un avukatları, HTS kayıtlarının yeniden incelenmesi için mahkemeye ek bir uzman mütalaası sunmuştu. Mahkeme, bu talep ve mütalaayı kabul ederek, resmi bilirkişi tarafından HTS kayıtlarının yeniden incelenmesine karar verdi. Sanık Kurt’un tarafının sunduğu mütalaaya göre, resmi bilirkişi raporu hatalı hazırlanmıştı. Söz konusu mütalaada, şikayetçi Erkan Doğan’ın telefonu ABK ile Kurt ile ortak bir konumdan sinyal vermediği iddia edildi.
Davada, tutuklu sanık Barış Kurt’un HTS kayıtlarına yönelik sunduğu ek uzman mütalaası mahkeme tarafından kabul edildi ve resmi bilirkişinin bu mütalaa üzerinden tekrar HTS kayıtlarını incelemesi için karar verildi. Gazetemiz Cumhuriyet, mahkemeye sunulan ek uzman mütalaasına ulaştı.
Erkan Doğan Ne Anlatmıştı?
Davada şikayetçi olarak bulunan ve duruşmalarda dinlenen Erkan Doğan, 20 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen duruşmada, tutuklu sanık Kurt’un ihalelerde uygunsuzluk yaptığını, kamuda iş hallettiğini ve “Kimse Yok Mu Derneği” ile bazı ilişkilere girdiğini öne sürdü. Doğan, Kurt’tan alacağını talep ettiğinde, Ayhan Bora Kaplan ve adamlarının kendisini dövüp işkence yaptığını anlattı.
2018’de ‘KYOK’ Verildi, 2023’te Yeniden Açıldı
Alıkonulduğu yerden kaçmayı başardığını belirten Doğan, karakola giderek suç duyurusunda bulundu. 2018’de bu suç duyurusuna yönelik savcılık, Kurt’la ilgili iddiaların “ciddi bulgu ve bilgilere dayanmadığı” gerekçesiyle “kovuşturmaya yer olmadığı kararı” (KYOK) verdi. Ancak bu olay, 2023 yılında yeniden yargılama konusu haline getirildi. Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında, tutuklu sanık Kurt’un “siyasi bağlantılarını kullanarak suç örgütünün hukuki işlerini çözmekle görevli kişi” sıfatıyla Erkan Doğan’ın olayına karıştığı gerekçesiyle yargılanıyor.
Bu kapsamda davada en çok durulan olayların başında, Erkan Doğan’ın kaçırılması ve buna yönelik savunmalar geliyor. Resmi bilirkişi raporuna göre, 2016 yılında olaya ilişkin HTS kayıtları bulgu olarak gösteriliyor. Buna karşılık, Erkan’ın avukatlarından Nazmi Kobal, 13 Eylül’deki duruşmada kriminal inceleme uzmanı Sinan Yakup tarafından hazırlanan “ek uzman mütalaasını” mahkemeye sundu. Mahkeme, bu mütalaayı kabul etti.
‘Teknik Veri Elde Edilemez’
Sunulan “ek uzman mütalaasında”, resmi bilirkişi raporunun eksik ve yanlış HTS kayıtları üzerinden bulgu değerlendirmesi yaptığı ileri sürüldü. Şikayetçi Doğan ile sanıklar Kurt ve Kaplan’ın 2016 yılında kullandığı belirtilen hatların, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTK) alınan baz kayıtları üzerinden incelendiği ifade edilen raporda şu değerlendirmeler yer aldı:
- Resmi raporda sanık Kurt’un, şikayetçi Doğan’a ileti gönderdiği belirtiliyor.
- Ek uzman mütalaasında ise, 19-20 Temmuz 2016 tarihlerinde ikili arasında dört iletişim kaydı bulunduğu ve şikayetçi Doğan’ın sanık Kurt’un hattına arama yaptığı kaydedildi.
- Resmi bilirkişi raporunda, Doğan’ın kaçırıldığı iddia edilen tarihin 20 Temmuz 2016 olduğu, sanıklar Kaplan ve Kurt ile şikayetçi Doğan’ın aynı konumda baz verdiği belirtiliyor.
- Kurt tarafınca sunulan ek uzman mütalaasında, iddia edilen tarih ve saatler arasında baz kayıtlarında sanık Kaplan’ın bulunduğu konum ile şikayetçi Doğan’ın bulunduğu konum arasında 12 km, sanık Kurt ile şikayetçi Doğan’ın konumları arasında ise 10,5 km mesafe olduğu ileri sürüldü.
Buradan hareketle, üç ismin bu tarihte bir arada olmadığı savunuldu. Ek uzman mütalaasında resmi bilirkişi raporunda bazı konumlandırmaların yanlış yapıldığı ileri sürülerek, “HTS kayıtlarında baz istasyonlarının sinyal çekim mesafeleri hakkında herhangi bir bilgi ve sinyal alan telefonun tam konum bilgisi bulunmamaktadır. HTS kayıtlarında telefonun üzerinde bulunan kişinin tam olarak nerede olduğuna yönelik teknik bir veri elde edilememektedir” değerlendirmesinde bulunuldu.