Ayşenur Ezgi Eygi’nin Hayatı ve Mirası
İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail askerleri tarafından katledilen Ayşenur Ezgi Eygi’nin babası Mehmet Suat Eygi, gözyaşları içinde kızının yaşamından duyduğu gururu paylaştı. Kızının insanlara yardım ederken din, dil, ırk gözetmediğini vurgulayan Eygi, Didim’deki son yolculuğunda siyasi parti ayrımı olmaksızın herkesin kızına sahip çıktığını, siyaset üstü bir yaşam sürdüren kızının son yolculuğunda insanları bir araya getirdiğini ifade etti. Eygi, “Kızım yaşadığı gibi uğurlandı,” dedi.
Eygi, ilk andan itibaren devletin varlığını hissettiklerini belirterek, “Devletimizin her aşamada çok büyük desteği, yardımı ve ilgisi vardı. Definden sonra da hukuki süreçte devletimizin desteğini görüyoruz,” dedi. Ayşenur’un asi bir karaktere sahip olduğunu dile getiren Eygi, “Ama haksızlığa karşı asi idi. Dil, din, ırk, cinsiyet, politik görüş, sağ veya sol gözetmeksizin yardım ederdi. Yardım etmek için mesafe tanımazdı; dünyanın neresinde olursa olsun giderdi. Onun çağındaki çocuklar makyaj yapmanın detaylarını öğrenirken, Ayşe insan haklarının peşindeydi,” şeklinde konuştu.
Ölümden Sonra Bıraktığı Miras
Ayşenur Ezgi Eygi’nin Batı Şeria’ya gitme kararını kendisine söylediğinde gözyaşları içinde olan baba Eygi, “Ayşe Filistin’e gideceğini bana açıkladı. Onu vazgeçirmek için aylarca uğraştım. Her gün konuştuk, çabaladım, ama vazgeçmedi. Madem gideceksin kızım, şubatta veya martta git dedim. Bunu da başaramadım, gitti,” diye anlattı. Kızına her aşamada en küçük bir tehlike anında geri dönmesini söylediğini belirten Eygi, “Ürdün’e, Kudüs’e, Ramallah’a gitti. Hiç tehlikeden bahsetmedi. Dönmedi, döndüremedim,” dedi.
Seattle’daki bir konuşmalarında Ayşenur’un gideceği yerin tehlikeli olduğunu belirttiğini ifade eden Eygi, “İnsan öldürmeyi çok iyi bilen bir yere gideceksin, gitme dedim. ‘Gideceğim baba, orada olup bitenleri insanların duyması lazım,’ dedi. ‘Ya bir kurşun gelir, kaza kurşunu gelir ölürsün,’ dedim. ‘Ölmem bir işe yarayacaksa razıyım baba,’ dedi,” şeklinde sözlerini sürdürdü. Eygi, kızının son dönemlerde kendini tamamen Filistin’e adadığını, aylarca gösterilere katıldığını aktararak, onun ismini, düşüncelerini ve ideallerini unutturmamak için mücadele edeceklerini belirtti.
İzinden Gidenler
Taziye evindeyken, kimin tarafından bırakıldığı bilinmeyen ve kızına ithafen yazılmış bir mektup aldıklarını paylaşan Eygi, “Okuduğumda hıçkıra hıçkıra ağladım çünkü Ayşenur’un izinden gitmek isteyen kızlar var,” dedi. Eygi, kızının insanlara yaptığı yardımları çoğu zaman kendisine söylemediğini ifade ederek, “Didim’e getirildiğinde morgda kızımı gördüm. İyi ki de görmüşüm. Melek gibi diyorlar ya, yani nur yüzlü. O kadar güzel bir yüzü var ki. Ölmüş hali bile çok güzel. Bakarken bile yüzüne huzur buluyorum,” şeklinde sözlerine devam etti.
Ayşenur Ezgi Eygi’nin ABD’ye henüz 9 aylıkken gittiği, baba Eygi’nin isteğiyle daha iyi Türkçe konuşması için 2011 yılında Aydın’ın Didim ilçesindeki Valiler İlkokulu’nda bir süre okuduğu öğrenildi. İyi derecede Türkçe öğrenen Ayşenur’un Türkiye’ye gelmeyi hiç ihmal etmediği belirtildi.
İsrail Güçlerinin Saldırısı

İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’da barışçıl bir gösteri sırasında katılımcıların üzerine ateş açmış; Filistinlilere destek amacıyla gösteriye katılan ve ABD vatandaşlığı da bulunan Ayşenur Ezgi Eygi, başından vurularak ağır yaralanmıştı. Filistinlilere ait bir hastaneye kaldırılan Eygi, 6 Eylül’de hayatını kaybetmişti. Eygi’nin cenazesi, 14 Eylül’de Aydın’ın Didim ilçesinde toprağa verilmişti. Ayşenur, Filistin topraklarının İsrail tarafından işgaline karşı barışçıl ve sivil yöntemlerle Filistinlilere destek veren Uluslararası Dayanışma Hareketi gönüllüsü bir insan hakları eylemcisi olarak tanınıyordu. 2003 yılında İsrail buldozeri tarafından ezilerek öldürülen ABD vatandaşı Rachel Corrie de aynı harekete mensuptu.