Çaycuma’da Cinsel İstismar Davası
Çaycuma ilçesinde, İstasyon Mahallesi’nde gerçekleşen trajik bir olayda, Furkan Sevinç, Meryem Ö.’ye ait evde bir gece geçirdi. Ertesi gün Meryem Ö., 8 yaşındaki kızı R.Ö. ile birlikte markete gitmek üzere evden ayrıldı. Bu sırada, yalnız kalan Furkan Sevinç, kadının evdeki 5 aylık bebeği Nisanur Ö.’ye cinsel istismarda bulundu. Olayın ardından bebek bayıldığında, Sevinç tarafından Çaycuma Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Ancak, daha sonra sevk edildiği Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde maalesef hayatını kaybetti.
Tutuklanan Furkan Sevinç hakkında Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Sevinç, ‘Kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ve ‘Nitelikli cinsel istismar’ suçundan da üst sınırdan 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Soruşturma derinleştirildiğinde, Nisanur Ö.’nün ablası R.Ö.’nün de cinsel istismara maruz kaldığı ortaya çıktı ve bu konuda da ayrı bir soruşturma başlatıldı.
Anne Meryem Ö. ile birlikte, Özkan Çalışkan, Cemil Sucu ve Mehmet Gümüştaş hakkında ‘Zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan iddianame hazırlandı. İddianame, Bartın 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Soruşturma sırasında, Metin Sucu isimli bir şüpheli, İstanbul’da yakalanıp, Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine getirildiği sırada hayatını kaybetti. Metin Sucu’yu götüren polis memurları Mehmet Yılmaz (41) ve Muhammet Emin Cergibozan (34) ile bekçi Uğur Oruç (36), ‘Vücutta kemik kırılmasına yol açacak şekilde yaralama sonucu öldürme’ suçundan 18’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Davanın İlk Duruşması
Davanın ilk duruşması, sanıklar Meryem Ö., Özkan Çalışkan, Cemil Sucu ve Mehmet Gümüştaş’ın tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılımıyla gerçekleşti. Duruşma salonunda, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü avukatları ile sanık avukatları da hazır bulundu.
Baskı Altında İfade Verdiklerini İddia Ettiler
Duruşmada, mahkeme başkanı, sanık Meryem Ö.’ye, “Emniyette ve savcılıkta, 3 sanığın farklı zamanlarda siz ve kızınız R.Ö. ile cinsel ilişkiye girdiğini söylemişsiniz, bunlar doğru mu?” diye sordu. Meryem Ö., “Ben kimseyle parayla ilişkiye girmedim. Bunların hepsi yalan. Nisanur’un ölümünden sonra psikolojim çok bozuktu. Emniyette ve savcılıkta baskıdan dolayı böyle bir ifade verdim. Bir anne kızını satar mı? Ben öyle bir şey yapmadım. Ayrıca bu belirtilen sanıklarla büyük kızımın uyku ilacı verilerek, cinsel istismar konusu da olmadı. Savcılıkta ve emniyette verdiğim ifadeleri kabul etmiyorum” yanıtını verdi.
Mahkeme başkanı, Meryem Ö.’ye savcılık ifadesini hatırlatarak, “Kızımla birlikte 30-40 kişiyle birlikte olduk” demişsiniz, neler söyleyeceksiniz?” diye sordu. Meryem Ö., “Böyle bir şey yok ve olamaz, bunların hepsi yalan. R.Ö. hala kardeşinin öldüğünü bilmiyor. Ben ilk verdiğim ifadelerde kendimde değildim, kendimi yeni yeni topluyorum” şeklinde cevap verdi.
Sanıklar Önceki İfadelerini Reddetti
Daha sonra mahkeme başkanı, tutuklu sanıklardan Mehmet Gümüştaş’a, “Savcılıktaki ifadende ‘Meryem’i ve kızı R.Ö.’yü para karşılığı satıyorum’ demişsin. Bu ifadene ne diyorsun?” diye sordu. Sanık Gümüştaş, “Biz Meryem ile evlenme amaçlı tanıştık. Ama kafamız uymadı. Zaten ondan sonra hiç görüşmedik. Savcılıkta verdiğim bu ifadelerin hiçbirini kabul etmiyorum. Bu ifadeleri baskı altında verdim” dedi.
Mahkeme başkanı, sanıklardan Cemil Sucu’ya da savcılık ifadesinde R.Ö.’nün ayranına uyku ilacı katıp cinsel istismarda bulunduğunu itiraf ettiğini hatırlattı. Sucu, eski ifadelerini reddederek, “Ben bu ifadeleri kabul etmiyorum. Ben böyle bir şey yapmadım. Bu ifadeleri baskı altında verdim. Ben adaletten yanayım” diye konuştu.