Diyarbakır Tavşantepe Köyü’nde Trajik Olay
Diyarbakır’ın Tavşantepe köyünde, 21 Ağustos’ta kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cesedi, 19 gün sonra 8 Eylül’de bulundu. Bu cinayet soruşturması, yeni gözaltılarla devam ederken, olayın detayları hala belirsizliğini koruyor. Gazeteci Tolga Şardan, Ankara’nın yanı sıra yerel kaynaklardan elde ettiği bilgilerle cinayetin arka planını aydınlatmaya çalışıyor.
“Sonun Başlangıcı İçin Aile İçinde Düğmeye Basıldı…”
Şardan, cinayet gününe dair yaşananları şu şekilde özetliyor: “İddialara göre, Narin yaşadığı anı, o sırada köyde bulunmayan babasına aktaracağını ifade edince, aile içerisinde sonun başlangıcı için düğmeye basıldı. Ağabeyi Enes, yanında iki arkadaşıyla birlikte Narin’i boğarak öldürdü. Ardından amca Salim Güran, ahıra gelerek, üç gençle birlikte Narin’in cesedini araca yükleyip köyden ayrıldı…”
Cinayete Katılan Diğer İki Genç Nerede?
Gazeteci Tolga Şardan, T24’teki yazısında şu bilgilere yer veriyor: ‘Narin’in amcasının aracında ağabeyi Enes de var mıydı, diğer iki genç nerede?’ Ankara’nın yanı sıra yerel kaynaklardan süreci takip ederken bazı yeni bilgilere ulaştım. Bu bilgilerden ilki, Narin’in cesedinin amca Salim Güran’ın aracıyla taşınırken, araçta üç gencin bulunduğu ve bu gençlerden ikisinin nerede olduğunun bilinmediği yönünde. İddiaya göre, Narin Güran, 20 Ağustos’ta köyün camisindeki Kuran kursundan her zamankinden önce çıktı. Cami imamının ifadesi bu nedenle alındı. Narin, evine döndüğünde, hemen herkesin ifade ettiği üzere görmemesi gereken bir tabloyla karşılaştı. Küçük kızın gördüğü bu durumun aktörleri arasında tutuklu amca Salim Güran da bulunuyordu.
Narin, yaşadığı durumu, o sırada köyde olmayan babasına aktaracağını belirtince, ailenin içindeki kargaşa başladı. Ertesi gün, Kuran kursundan eve dönen Narin’e annesi, köy dışında çalışan ağabeyi Enes’in geldiğini ve ahırda kendisini beklediğini söyledi. Narin, bir süredir görmediği ağabeyini görmek için ahıra girdi. Aynı iddiaya göre, ağabeyi Enes ve iki arkadaşı, Narin’i boğarak öldürdü. Sonrasında amcası Salim Güran ile iletişime geçti. Amca Güran, ahıra gelerek, üç genç ve Narin’in cesedi ile aracına binerek köyden ayrıldı. Narin’in cesedi aracın sağ ön koltuğundaydı. Arkada ise ağabey Enes ile iki arkadaşı bir süre yolculuk yaptı. Bu esnada Narin’in burnundan kan geldi ve araçtaki herkes panikledi. Amca Güran, üç genci, benzin istasyonuna girmeden önce yolda indirdi. Amca Salim Güran, 21 Ağustos’ta yaşanan bu olay sonrasında benzin istasyonuna geldi. Yakıt almadan, yalnızca çok sayıda ıslak mendil alıp ayrıldı. Bundan sonrası henüz bilinmiyor. Ancak bilinen tek şey, araçtaki iki gencin gizemini koruduğu…”
Patates Hat Mı Kullandılar?
Soruşturmada dikkat çeken bir diğer nokta ise, olayın hemen ardından jandarmayı yanlış yönlendirmek amacıyla yapılan sahte ihbarlar. Bu konuda, köyden bazı kişilerin jandarmayı konudan uzaklaştırmak için asılsız ihbarlar yaptığı bilgisi kamuoyuna yansıdı. Sahte ihbarların, cep telefonlarının SIM kartlarının çıkarılarak yapıldığı ifade edildi. Ancak, bu asılsız ihbarların “patates hat” olarak tanımlanan, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanıldığı “şüpheli” SIM kartlar üzerinden yapıldığı bilgisi de mevcut. Hatta bu iş için 30’a yakın “patates hat” kullanıldığı yerel kaynaklarca belirtildi. Patates hat olarak tanımlanan telefon hatlarının kullanılması ve diğer yaşanan süreçte ortaya çıkan şüphelilerce gerçekleştirilen “suyu bulandırma” işlemleri, aileye bu konuda destek verilip verilmediği sorusunu gündeme getirdi.
Amca, Kardeşi Mi Öldürttü?
Narin Güran’ın katledilmesi, köyde geçmişte yaşanan bazı olayların yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Narin’in kız kardeşi Tülin Güran’ın ölümünü şüpheli bulan savcılık, Narin ile birlikte ablasının ölümünü yeniden incelemeye aldı. Bu süreçte edindiğim bir bilgi daha var. Güran ailesinden bir kişi, -ulaşan bilgiye göre Salim ve Arif Güran’ın kardeşi- 2011’de pamuk tarlasında silahla vurularak öldürüldü. Olayın gerçekleştiği dönemde 15 yaşında olduğu belirtilen bir şüpheli, cinayeti işlediğini savunarak teslim oldu. Ülkenin genel sosyolojisine bakıldığında, bu tür olaylardan sonra adliyeye teslim olan zanlıların yaşının küçük olması pek de şaşırtıcı değildir.