Hizbullah’tan Açıklama ve Son Gelişmeler
Hizbullah’tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun dün Beyrut’ta, Şiilerin yoğun olarak yaşadığı Şiyah Mahallesi’ne düzenlediği hava saldırısına dikkat çekildi. Açıklamada, Hizbullah yetkililerinden Nebil Kavuk’un bu saldırıda hayatını kaybettiği ifade edildi. Kavuk’un, Hizbullah içinde çeşitli önemli görevler üstlendiği vurgulandı. İsrail ordusu, Beyrut’un Dahiye bölgesine gerçekleştirilen hava saldırısında Kavuk’un öldüğünü iddia etmişti.
Nebil Kavuk, 1964 yılında Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye kentinde dünyaya geldi. İran’ın Kum kentinde 1982-1992 yılları arasında dini eğitim alan Kavuk, daha önce Hizbullah’ın güney bölge sorumlusu olarak görev yapmıştı. Son dönemde, Hizbullah’ın Önleyici Güvenlik Birimi’nin komutanı olarak görev yaptığı belirtilmektedir.
Öte yandan, İsrail ordusu Beyrut’ta Hizbullah’ın kalesi olarak bilinen Dahiye bölgesine yeni bir hava saldırısı gerçekleştirdi. Lübnan resmi ajansı NNA, Beyrut’un Dahiye bölgesindeki Tahvite el-Gadir bölgesinin bu saldırıya maruz kaldığını bildirdi. Beyrut semalarında sürekli olarak uçuş yapan İsrail’e ait insansız hava araçlarının sesi ise şehrin dört bir yanında yankılanmakta.
Hizbullah ile 8 Ekim 2023’ten bu yana kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentleri ile Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi. Lübnan makamlarının verdiği bilgilere göre, Hizbullah’ın iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri, 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplamda 1052 kişi hayatını kaybetti.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a yönelik düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü. Buna karşılık Hizbullah, İsrail’e roket ve füzelerle karşılık vermekte. İsrail tarafında ise, çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmediği gözlemleniyor.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye doğru bir göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor. Bu durum, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirmekte ve yerel halk üzerinde büyük bir baskı oluşturmaktadır.