Kahramanmaraş Merkezli Depremler ve Sami Bey Apartmanı’nın Yıkımı

Kahramanmaraş merkezli depremler, Adana’nın Çukurova İlçesi Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan Sami Bey Apartmanı’nın yıkılmasına neden oldu. Bu trajik olayda apartmanda bulunan 40 kişi hayatını kaybetti. Yıkılan apartmanın müteahhitleri Abdullah Aybaba ve kızı Eda Aybaba Çelik’in yurt dışına kaçtığı tespit edildi, ancak baba-kız henüz yakalanamadı. Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Eda Aybaba Çelik’in yakalanarak Türkiye’ye iade edilmesi için Birleşik Krallık yetkili adli makamına yazı gönderdi.
Naim Emin Ünvar’ın Adalet Arayışı
Sami Bey Apartmanı’nda annesi, babası ve iki kardeşi dahil olmak üzere ailesinden 17 kişiyi kaybeden Naim Emin Ünvar, sosyal medya üzerinden adalet çağrısında bulunarak firarilerin yakalanması için destek talep etti. Firari sanık müteahhit Abdullah Aybaba’nın kızları olan Ebru Ünal, Emine Ece Aybaba Ergin ve damadı Yusuf Ünal, Naim Emin Ünvar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu, ailesinden 17 kişiyi kaybeden Ünvar hakkında “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “tehdit”, “kişilerin huzur ve sükununu bozma” ve “sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret” suçlarından iddianame hazırladı.
İddianamede Savcının Görüşleri
Savcı, Ünvar’ın ”hırs ve intikam” saikiyle hareket ettiğini öne sürdü ve cezalandırılmasını talep etti. İddianamede, Ünvar’ın “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “tehdit”, “kişilerin huzur ve sükununu bozma” ve “sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret” suçlarını zincirleme şekilde işlediği iddia edildi. İddianamede, “Şüphelinin atılı suçlardan yargılamasının mahkemenizce yapılarak yukarıda belirtilen maddeler uyarınca cezalandırılmasına, şüpheli hakkında hapis cezası ile mahkumiyet halinde TCK’nın 53. maddesi gereğince yazılı tedbirlerin uygulanmasına karar verilmesi kamu adına talep olunur” denildi.
Adaletin Peşinde
Ünvar, iddianame kapsamında verdiği ifadede, Sami Bey Apartmanı’nda ailesinin enkaz altında kalarak hayatını kaybettiğini hatırlatarak, “Sami Bey Apartmanı’nda 40 kişi vefat etmiştir. Apartmanın yıkılma nedeni, deprem yönetmeliğine uygun yapılmamış olması ve kullanılan malzemelerdir. Acımızın büyüklüğünü tahmin etmek zor olmasa gerek. Biz, ailemin yaşadığı apartmanın çökmesinden sorumlu olan müteahhit ve diğer sorumluların yargı önünde hesap vermesini istedik. Ancak maalesef sorumlular yurt dışına çoktan kaçmıştı.” dedi.
İletişim ve İletişimsizlik Sorunları
Ünvar, “Dava açılmadan önce ve dava açıldıktan sonra, ağır cezada yargılanan şahısların bu dosyanın müştekileri ile irtibatları devam etmiştir. Bu husus dava dosyasından da mevcuttur. Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden yargılamalarda, açık bir ihmal söz konusudur. Ailemin ve komşularımızın vefatından sonra, sürecin adil bir şekilde ilerlemesi ve sorumluluğu olan insanların yargı önünde hesap vermesi için benim gibi acısı olan insanlarla birlikte yola çıktık. Hak arama ve adalete ulaşma yönünde kamuoyu oluşturmak amacıyla Instagram’da ‘kayiplarimizicinadalet’ sayfasını açtık. Amacımız, başımıza gelen bu felaketi unutturmamak ve böyle felaketlerin bir daha yaşanmaması için sorumluların adalete karşı hesap vermesidir.” şeklinde konuştu.
Müştekiler ve İddianame Süreci
Ünvar, sayfalarında sorumlularla ilgili paylaşımlar yaptıklarında dosyanın müştekilerinin kendisine ulaştığını belirtti. “Kendilerine durumumuzu ifade ettikten sonra, suçluların adalet önünde hesap vermesi için yardım talep ettik. Aramızda hiçbir problem olmadan uzun süre konuştuk. Ancak son aşamada, dosyada beni şikayet eden şahısların, sorumluların yurt dışına kaçmasına yardımcı olduklarını öğrendik.” dedi.
Ünvar, “Bunu kendilerine ifade ettiğimde beni engellediler ve İstanbul Aile Mahkemesi’nden uzaklaştırma kararı aldılar. Müştekiler, 2 defa üst üste uzaklaştırma kararı aldıktan sonra, 3. defa uzaklaştırma talep ettiler ama mahkeme bu talebi reddetti.” açıklamasında bulundu.
İddianamenin Eleştirisi
Ünvar, iddianamenin hazırlanmasında eksiklikler olduğunu belirterek, “Savcılık, hazırlamış olduğu iddianame ile sadece müştekilerin iddialarına dayanarak dava açmıştır. Savcılık, suçların sınıflandırmasında da hata yapmış ve aynı ifade ve eylem ile ilgili olarak ‘tehdit’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak’, ‘kişilerin huzur ve sükununu bozma’, ‘sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret’ suçlarından cezalandırılmamı istemiştir. Bu nedenle, iddianamede yapılan hata ve eksik soruşturma kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.