FETÖ Elebaşı Fethullah Gülen’in Ölümü
FETÖ elebaşı Fethullah Gülen, 83 yaşında hayatını kaybetti. Gülen’in ölüm tarihi olarak 20 Ekim’in kaydedilmesi dikkat çekiyor; bu tarih, aynı zamanda Ergenekon kumpas davalarının ilk duruşmasının yapıldığı gün olarak biliniyor. Ergenekon davasının ilk duruşması 20 Ekim 2008 tarihinde gerçekleşmişti.
Ergenekon kumpası sürecinde, Türkiye’de birçok kişi mağdur oldu. Bu süreçte, 100 binden fazla telefon izlendi, 60 bin telefon dinlendi, 3 bin kişi hakkında takip yapıldı, bin 360 kişi ifade verdi ve 588 kişi tutuklandı. Davada, toplamda 44 gizli tanık ifade verdi ve 17 bini aşan sayfalık 19 iddianame hazırlandı. Bu süreçte, Türkiye’nin önde gelen komutanları, bilim insanları, gazetecileri ve aydınları bu kumpasla hapse atılarak hayatları karartıldı.
Yıllar sonra, bu süreçlerin FETÖ’nün bir kumpası olduğu gerçeği ortaya çıktı. Bu süreçte mağdur olan isimlerden biri de eski Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihanerdi. Ergenekon soruşturmasının Erzincan ayağını yürüten eski özel yetkili savcı Osman Şanal, 2010 yılında Cihaner’i makamında gözaltına aldırmıştı. Şanal’ın talebi doğrultusunda, o dönem özellikle İsmailağa cemaatine yönelik yaptığı soruşturmalarla gündeme gelen Cihaner, tutuklandı. Dört ay süren tutukluluğun ardından, o dönemin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararıyla serbest bırakıldı. Osman Şanal ise 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ’ye üye olmak suçundan tutuklanarak 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştır.
Cihaner’in Açıklamaları
FETÖ elebaşı Gülen’in ölümü üzerine, örgütün kumpasına uğrayan İlhan Cihaner gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Cihaner, FETÖ’nün, devlet mekanizesine hükmeden iktidarların korumasıyla ortaya çıktığını ve daha muhafazakar-milliyetçi iktidarların kanatları altında büyüdüğünü belirtti. Cihaner, “FETÖ, Türkiye’deki karşıdevrim süreciyle, -özellikle ABD’nin ajandasına uygun olarak- yeşil kuşak teorisiyle, sadece Türkiye’yi kapsayan değil, sosyalizm ve komünizm karşıtı bir baraj oluşturmak amacıyla İslamcı hareketlerin desteklenmesiyle ortaya çıktı” yorumunda bulundu.
Cihaner, Gülen’in ölümü için “Öldü. Bu örgüt dağılır” yaklaşımını iyimser bulduğunu ifade etti. “Bizim analizimiz ve somut olgular, özellikle ABD’nin bu yapılanmanın arkasında güçlü bir şekilde durduğunu gösteriyor. Yani o bağlantı, işlevsellik ortadan kopmuş mu? Çok emin değilim” şeklinde konuştu.
Cihaner, Türkiye Cumhuriyeti’nin “FETÖ’nün ne anlama geldiğini” diğer devletlere çok iyi anlatamadığını vurguladı. “Bu nedenledir ki; çok kriminal profillerde olanların bile iadesi konusunda başarılı olamadık” dedi. Cihaner, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar örgüt içerisinde bildiğimiz anlamda bir çözülme, itiraf çıkmadı. Yani, ‘Ben şurada şunu yaptım’, ‘Burada bunu yaptım’, ‘Yalan söyledim’ gibi ifadeler olmadı. Böyle şeyler oldu ama örgütün tabanıyla bağını çözecek, deşifre edecek bir ifşa da ortaya çıkmadı. Tabi bunlar iktidarın, bu yapıyla çok iç içe olması nedeniyle böyle oldu. O kadar iç içeydiler ki; yargılayanla, yargılanan arasında hiçbir farkın olmadığı süreçler yaşandı.”