İsrail’in Hava Saldırıları ve İnsanî Kriz
İsrail’in hava saldırılarını artırmasından bu yana, 1 milyon 200 binden fazla insan mülteci durumuna düştü. Bu sayı, ülkedeki mevcut 800 barınma merkezinin kapasitesinin çok üzerinde. Bu durumu sivil toplum kuruluşları ve hükümet yetkilileriyle paylaşan Haşan, bu insanların insani ihtiyaçlarının karşılanmasının neredeyse imkansız hale geldiğini vurguladı. Haşan, “Mevcut iç göç, Lübnan’ın 1940’lardan bu yana yaşadığı en büyük dalga” diyerek, bu durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.
Haşan ayrıca, kendi üniversitesinin saldırılar nedeniyle iki haftalık bir tatile girdiğini ve eğitime çevrimiçi olarak devam edeceklerini belirtti. Bu durum, eğitim alanında da ciddi sıkıntılara yol açmakta.
Çatışmalar ve Jeopolitik Dinamikler
Çatışmalara dair değerlendirmelerde bulunan Haşan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, 8 Ekim’de duyurduğu yeni politikayla Ortadoğu’da köklü değişiklikler yapma hedefinde olduğunu ifade etti. Haşan, “Tel Aviv, Ortadoğu’da İsrail için düşmanın olmadığı yeni bir sayfa açma çabasında” şeklinde konuştu. Ayrıca, İsrail’in Tahran’ın nükleer programını hedef alarak, Kasım’daki ABD Başkanlık seçimlerinden dolayı ‘topal ördek’ durumuna düşen Biden yönetiminden faydalandığını belirtti.
Bununla birlikte, Netanyahu’nun bölgesel planını yorumlayan Haşan, “İran marjinalize edilerek Suudi Arabistan ile normalleşme süreci öngörülüyor” dedi. Haşan, bu stratejinin arka planında, Netanyahu’nun savaşı Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü varsayımıyla yürütme çabası olduğunu, görevinin yeni başkanın yemin edeceği 20 Ocak 2025 tarihinden önce tamamlanması gerektiğini ifade etti.