Donald Trump başkanlığı süresince ABD’nin altyapısını iyileştirme sözü verdi; demiryolları da bu vaatlerin başında yer aldı. 2016’daki seçim kampanyasında, ulaşım sektörüne 500 milyar dolar ayırmayı hedeflediğini belirterek rakibi Hillary Clinton’ın önerdiği bütçenin iki katını vaat etmişti. Ancak, bu hedeflerin uygulanması hem finansal kısıtlamalar hem de siyasi çekişmeler nedeniyle oldukça tartışmalı bir süreç izledi.
Amtrak Bütçe Kesintileri ve Ulaşım Politikaları
Trump, 2017’de ABD Ulaştırma Bakanlığı’nın bütçesini %13 oranında kesme kararı aldı. Bu karar, özellikle ülke genelindeki Amtrak rotalarını etkiledi ve kırsal kesimlerdeki şehirlerarası ulaşımı desteklememe politikası olarak eleştirildi. Trump yönetimi, düşük yolcu sayısı ve yıllık 4,6 milyon yolcu kapasitesi ile bazı Amtrak rotalarının verimsiz olduğunu düşündü. Kesintilerle birlikte, Amtrak’ın kârlı ve yoğun talep gören rotalara odaklanması hedeflendi.
Hudson Tüneli Projesi ve Finansal Çatışmalar
Hudson Tüneli gibi büyük altyapı projeleri ise Trump yönetiminde siyasi çekişmelerin odak noktası oldu. Yaklaşık 30 milyar dolarlık bu projeye Trump, New York Senatörü Chuck Schumer’in destek çağrılarına rağmen karşı çıktı. Raporlar, Trump’ın Cumhuriyetçi kongre üyelerini de projeden desteğini çekmeye teşvik ettiğini ortaya koydu. Hudson Tüneli’nin gecikmesi, New York ve New Jersey eyaletleri için stratejik bir ulaşım sorununu çözümsüz bıraktı ve projenin geleceği Biden yönetimine devredildi.