Ocak 2017’de Amtrak’ın 30th Street İstasyonu restorasyonu için yürütülen projede ciddi yolsuzluk iddiaları ortaya çıktı. Eski bir Amtrak yöneticisi, proje kapsamında milyonlarca dolarlık haksız çıkar sağlamak amacıyla rüşvet almaya yönelik bir plana katıldığını kabul etti. Bu skandal, yalnızca proje maliyetlerini şişirmekle kalmadı, aynı zamanda vergi mükelleflerine de büyük bir mali yük getirdi.
Rüşvet Planının Ayrıntıları
Ocak 2017’de, Amtrak proje yöneticisi Donald Seefeldt, iki inşaat yöneticisiyle lüks bir restoranda yemek yemişti. Bu yemeğin ardından, yöneticilere 5.631 dolarlık bir Tourneau saati hediye edildi. Bu hediye, sadece başlangıçtı; kısa bir süre sonra, Amtrak, projede yapılan yasa dışı anlaşmalara hizmet vermek amacıyla ek fon onayı verdi. Aralarındaki yazışmalarda, “yatırımın hızla karşılığını aldığı” belirtilmişti.
Geçtiğimiz hafta, Donald Seefeldt, federal mahkemede suçunu kabul etti ve toplamda 323.686 dolarlık rüşvet aldığını itiraf etti. Savcılar, projeye onay almak için kullanılan hediyelerin detaylarını paylaştı. Bunlar arasında lüks tatiller, limuzin kiralama, 11.294 dolarlık bir başka pahalı saat ve bir Alman çoban köpeği yavrusu gibi sıradışı hediyeler yer alıyordu. Ayrıca, köpek eğitimi ve konser biletleri de rüşvet olarak verilmişti.
Proje Bütçesindeki Şişirme ve Sahte Masraflar
30th Street Station restorasyonunun başında, projenin finansmanının %90’ı federal kaynaklardan sağlanıyordu. Ancak, rüşvet planı devreye girdiğinde, proje maliyetleri ciddi şekilde şişirildi. Amtrak’ın proje yöneticileri, sahte iş onayları vererek ve proje maliyetlerini manipüle ederek kişisel çıkar sağladılar. Bu durum, toplam projeye milyonlarca dolarlık ek maliyet getirdi.
Savcılar, Amtrak’ın 52 milyon dolarlık ek iş onayladığını açıkladılar. Bu onay, projenin orijinal bütçesini neredeyse iki katına çıkardı ve sahte masraflara yol açtı. Sonuç olarak, Amtrak, proje boyunca en az 2 milyon dolar fazla ödeme yaptı.
Yasal Sonuçlar ve Kamuya Verilen Zarar
Bu yolsuzluk planı, vergi mükellefleri ve kamu projeleri üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattı. Çalınan her bir dolar, kamu altyapı iyileştirmeleri için ayrılan fonlardan çalınmış oldu. ABD Savcısı Jacqueline Romero, bu tür yolsuzlukları cezalandırmak için yasal işlemleri sürdüreceklerini belirtti ve bu tür sahtekarlıkların ciddi yasal sonuçlarla karşılaşacağını vurguladı.
Donald Seefeldt’in avukatı, dava hakkında herhangi bir yorum yapmayı reddetti. Ayrıca, diğer sanıkların avukatları da suçlamalarla ilgili herhangi bir açıklama yapmadılar. Bhaskaran, projenin genişletilmiş kapsamını kamuya, kapsamlı restorasyonlar için nadir bir fırsat olarak savunsa da, 2019’da alakasız bir dolandırıcılık davasıyla suçlanmış ve ardından rüşvet aldığını kabul etmişti. Bhaskaran, 2020’de vefat etti ve onun planla olan bağlantıları, soruşturma sürecinde ortaya çıktı.
Bu skandal, kamu projelerinde yolsuzluğun ne kadar büyük zararlara yol açabileceğini gözler önüne seriyor ve yetkililerin bu tür suçlara karşı daha sıkı önlemler alması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.