ABD Donanması’nın en üst düzey yetkilileri, gelecekteki potansiyel çatışmalarda yeterli ateş gücüne sahip olabilmek amacıyla yepyeni tipte mühimmat arayışına girdiklerini açıkladılar. Deniz Harekatları Geçici Şefi Amiral James Kilby, Çarşamba günü Temsilciler Meclisi Tahsisat Komitesi önünde yaptığı çarpıcı açıklamalarla, Kızıldeniz’deki son askeri operasyonların “mühimmat sanayi üssümüzdeki zorlanmayı açıkça ortaya koyduğunu” kabul etti. Yetkililer bu kritik açığı kapatmak için yoğun çaba sarf ediyor olsalar da, mevcut mühimmat üretim hatlarının bu hızlı ikmal ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalabileceği endişesi hakim.
Amiral Kilby, komiteye yaptığı sunumda, “Tomahawk seyir füzeleri, Uzun Menzilli Gemi Savar Füzesi (LRASM) ve ağır torpidolar gibi hassas güdümlü, uzun menzilli mühimmatların üretimini önemli ölçüde artırmamız gerekiyor,” ifadelerini kullandı. Ancak Kilby, sadece geleneksel tedarikçilere odaklanmanın yeterli olmayabileceğini de vurgulayarak, “Ama aynı zamanda diğer potansiyel tedarikçilere de bakmamız gerektiği fikrindeyim. Bu yeni tedarikçiler belki aynı üstün özellikleri üretemeyebilirler, ancak sonuçta etkili bir füze üretebilirler ki bu da hiç füze olmamasından çok daha etkili bir çözüm olacaktır,” şeklinde konuştu. Bu yaklaşım, Donanmanın mühimmat tedarik zincirini çeşitlendirme ve olası darboğazları aşma arayışında olduğunu gösteriyor.
Kilby’nin bu önemli açıklamaları, kanun koyucuların hizmetin 2026 mali yılı bütçe ihtiyaçlarını detaylı bir şekilde incelediği bir oturumun ardından geldi. Komite üyeleri, ülkenin gemi inşa sanayisindeki mevcut boşluklar, denizaltı üretimindeki yaşanan gecikmeler ve filonun genel hazırlık durumu konusundaki derin endişelerini dile getirdiler. Ancak Kızıldeniz’deki Husi güçlerine karşı yürütülen son askeri operasyonlar göz önüne alındığında, mühimmat stoklarındaki olası eksiklikler komitenin özellikle dikkatini çekti. ABD güçlerinin yaklaşık beş hafta gibi kısa bir süre içinde 1.100’den fazla saldırı gerçekleştirdiği ve tahmini olarak 1 milyar dolarlık mühimmat kullandığı düşünüldüğünde, bu endişelerin ne kadar haklı olduğu açıkça görülüyor.
Geçtiğimiz sonbaharda, yani son operasyonlardan önce yayınlanan Heritage Vakfı’nın kapsamlı bir raporu, bu tür kritik mühimmatların ikmal edilmesine yönelik mevcut askeri çabaların zaten çok yavaş ilerlediği yönünde ciddi bir uyarıda bulunmuştu. Raporda çarpıcı bir örnek verilerek, 2023 mali yılında endüstriyel tedarikçilerin sadece 70’ten az Tomahawk Kara Saldırı Füzesi üretebildiği belirtilmişti. Oysa 2024 sonbaharında Husi güçleriyle yaşanan birkaç ay süren çatışmalar sırasında Donanma’nın bu füzelerden 125’ten fazlasını ateşlediği düşünüldüğünde, stoklardaki hızlı erime ve ikmal hızındaki yetersizlik açıkça ortaya çıkıyor.
Tahsisat komitesi başkanı olan Cumhuriyetçi Temsilci Tom Cole, Çarşamba günkü oturumda yaptığı çarpıcı bir değerlendirmede, “Tanrı korusun, kısa vadeli bir çatışmaya girsek bile bu kısa vadeli olur çünkü uzun vadeli bir savaşı sürdürebilecek kadar mühimmatımız yok,” ifadelerini kullandı. Cole’un bu endişeli sözleri, ABD’nin mevcut mühimmat üretim kapasitesinin potansiyel uzun süreli bir çatışmanın gereksinimlerini karşılamaktan uzak olduğunu gösteriyor. Cumhuriyetçi temsilci ayrıca, “Bu [mühimmat yenileme] sürecini hızlandırmak için elimizden geleni yapmalıyız çünkü hepimiz bu konuda çok, çok endişeliyiz,” diyerek konunun aciliyetine dikkat çekti.
Hem Amiral Kilby hem de Donanma Bakanı John Phelan, komiteye verdikleri ortak ifadelerde, geleneksel mühimmat tedarikçileriyle ikmal süreçlerini hızlandırmanın yollarını aktif olarak araştırdıklarını belirttiler. Amiral Kilby, yeni mühimmat tedariki için hangi diğer şirketlerle iletişime geçmek istedikleri veya bu potansiyel satın alımların zaman çizelgesinin ne olacağı konusunda henüz detaylı bilgi vermedi. Ancak Kilby’nin Çin ile olası bir çatışma senaryosuna dikkat çekerek yaptığı, “Çin ile savaşa girersek, bu kanlı olacak ve önemli can kayıpları yaşanacak ve bol miktarda mühimmat gerekecek,” şeklindeki uyarı, Donanmanın stoklarının dolu olmasının stratejik önemini açıkça ortaya koyuyor. Beyaz Saray yetkilileri henüz Donanmanın 2026 mali yılı bütçesi hakkında ayrıntılı bir açıklama yapmamış olsalar da, ortaya çıkan küresel tehditlerle başa çıkmak için savunma harcamalarında kapsamlı artışlar sözü vermiş olmaları, Donanmanın mühimmat ikmali konusundaki taleplerine olumlu bir yanıt verebileceği yönünde umut yaratıyor.