ABD Hava Kuvvetleri, altıncı nesil savaş uçağı olarak lanse edilen F-47’nin, önceki nesil jetlere kıyasla çok daha uzun mesafelere operasyon yapabilmesini hedefliyor. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Dave Allvin’in Salı günü X (eski adıyla Twitter) üzerinden paylaştığı bir grafik, F-47’nin potansiyel yeteneklerine dair önemli ipuçları sunuyor. Grafiğe göre F-47, 1.000 deniz milinin üzerinde bir muharebe yarıçapına, gelişmiş gizlilik teknolojilerine sahip olacak ve Mach 2 (saatte 1.500 milden fazla) üzerinde bir azami hıza ulaşabilecek.
Orgeneral Allvin’in paylaşımında dikkat çeken bir diğer nokta ise, “işbirlikçi savaş uçağı” (Collaborative Combat Aircraft – CCA) olarak adlandırılan yarı otonom insansız hava araçlarının ilk neslinin de etkileyici menzil özelliklerine sahip olacağı belirtilmesiydi. Buna göre ilk nesil CCA’lar, 700 deniz milinin üzerinde bir muharebe yarıçapına ve F-35’inkine benzer bir gizlilik seviyesine sahip olacak. Muharebe yarıçapı, bir uçağın ana üssünden veya son yakıt ikmali noktasından ne kadar uzağa gidip görevini tamamlayarak güvenli bir şekilde geri dönebileceğini ifade eden kritik bir parametredir ve genellikle uçağın toplam menzilinin yaklaşık yarısına denk gelir.
Eğer bu iddialı tahminler gerçeğe dönüşürse, F-47, halihazırda hizmette olan beşinci nesil savaş uçakları olan muharebe yarıçapı 590 deniz mili olan F-22 Raptor ve 670 deniz mili olan F-35A’dan çok daha geniş bir operasyonel menzile sahip olacak. Ayrıca, azami hızı Mach 1.6 (yaklaşık 1.200 mil/saat) olan F-35A’dan da önemli ölçüde daha hızlı bir performans sergileyecek.
Bu kayda değer menzil avantajı, özellikle Çin ile olası bir çatışma senaryosunda ABD Hava Kuvvetleri için stratejik bir üstünlük sağlayabilir. Pasifik bölgesindeki potansiyel bir savaş, Hava Kuvvetleri uçaklarının hedeflerine ulaşmak için devasa okyanus alanlarını kat etmesini gerektirecektir. Bu tür bir operasyon, havadan yakıt ikmalinin mümkün olmayabileceği veya riskli olabileceği tartışmalı hava sahalarında gerçekleşebilir. Hava Kuvvetleri liderleri ve havacılık uzmanları da, mevcut uçak filosunun Çin hedeflerine kendi başına ulaşmak için yeterli menzile sahip olup olmayacağı konusunda geçmişte endişelerini dile getirmişlerdi.
Hava Kuvvetleri, ilk nesil CCA’ların menzilini artırmak amacıyla başlangıçtaki planlarında önemli bir değişikliğe gitti. Temmuz 2024’te Defense News’e verdiği bir röportajda, eski Hava Kuvvetleri satın alma şefi Andrew Hunter, Hava Muharebe Komutanlığı’ndan (Air Combat Command) operatörlerin, CCA’ların operasyonel olarak ne gibi görevler icra etmesi gerektiği konusunda satın alma uzmanlarına danışmak üzere görevlendirildiğini açıklamıştı. Hunter, bu deneyimli operatörlerin CCA’lar için hazırlanan ilk planlardaki menzil eksikliğine dikkat çektiğini ve bu durumun CCA’ların savaşta etkili olabilmeleri için yeterince uzağa uçmalarını engelleyebileceğini belirtmişti. Bu menzil sorununun özellikle Pasifik gibi geniş coğrafyalarda kritik bir sorun teşkil edeceği vurgulanmıştı. O dönemde CCA’ların kesin menzil değerlerini açıklamaktan kaçınan Hunter, Hava Kuvvetleri’nin yüklenici firmaları makul bir maliyet ve zaman çizelgesi içinde, operasyonel gereksinimleri karşılayacak yeterli menzile sahip “en uygun denge noktasını” bulmaları konusunda zorladığını ifade etmişti. İlk iki CCA prototipini geliştirecek olan şirketler ise General Atomics (YFQ-42A) ve Anduril Industries (YFQ-44A) olarak belirlenmişti. Orgeneral Allvin’in paylaşımında bu CCA’ların azami hızlarının gizli tutulduğu belirtildi.
Orgeneral Allvin’in paylaşımında ayrıca, Hava Kuvvetleri’nin hem F-47 savaş uçağını hem de ilk nesil CCA’ları önümüzdeki on yılın sonuna kadar operasyonel hale getirmeyi umduğu bilgisi de yer aldı. Hava Kuvvetleri’nin en az 185 adet F-47 savaş uçağı satın almayı planladığı belirtilirken (bu rakam, F-47’nin yerini alması beklenen F-22 Raptor’un en az satın alma adediyle eşit), CCA’lardan ise 1.000’den fazla edinilmesi hedefleniyor. Bu büyük ölçekli tedarik planı, Hava Kuvvetleri’nin gelecekteki hava muharebe konseptinde hem altıncı nesil savaş uçaklarına hem de otonom insansız hava araçlarına ne kadar büyük bir önem verdiğini gösteriyor.
Geçtiğimiz yıl, eski Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall, yüksek maliyet endişeleri nedeniyle Yeni Nesil Hava Hakimiyeti (Next Generation Air Dominance – NGAD) programını askıya almıştı. İlk tahminlere göre her bir NGAD savaş uçağının maliyetinin, bir F-35’in yaklaşık üç katı veya uçak başına 300 milyon doları bulması bekleniyordu. Bakan Kendall geçtiğimiz yaz yaptığı açıklamalarda, bu yüksek maliyetin Hava Kuvvetleri’nin satın alabileceği NGAD savaş uçağı sayısını ciddi şekilde sınırlayacağını ve bu durumun Hava Kuvvetleri’ni programı yeniden gözden geçirmeye ve maliyetleri düşürmenin yollarını aramaya yönelttiğini belirtmişti. F-47 programının bu maliyet baskısından nasıl etkileneceği ve NGAD programıyla nasıl bir sinerji içinde ilerleyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.