ABD merkezli Saildrone şirketi, NATO’nun Görev Gücü X gösterisi kapsamında Baltık Denizi’nde bir dizi insansız yüzey gemisi (USV) konuşlandırdı. Şirket, bu gösterinin bölgede faaliyet gösteren Rus “gölge filosu” gemilerinin tespit edilmesine ve izlenmesine yardımcı olduğunu bildirdi. Bu gelişme, insansız deniz sistemlerinin stratejik deniz operasyonlarındaki artan rolünü gözler önüne seriyor.
Görev Gücü X: Deniz Operasyonlarında İnsansız Sistem Entegrasyonu
Geçtiğimiz yıl kurulan Görev Gücü X, NATO’nun Müttefik Dönüşüm Komutanlığı (ACT) liderliğinde yürütülüyor. Bu girişimin temel amacı, mürettebatsız deniz sistemlerinin deniz operasyonlarına dahil edilmesi, geliştirilmesi ve entegrasyonunun hızlandırılmasıdır. İttifakın en üst düzey dönüşüm kolu olan ACT, Haziran ayında ikinci operasyonel gösterisini gerçekleştirdi. Bu gösteride, 60’tan fazla Amerikan ve Fransız yapımı mürettebatsız sistem, Baltık Denizi’nin zorlu koşullarına karşı etkinliklerini değerlendirmek üzere stres testine tabi tutuldu.
Konuşlandırılan platformlar arasında, Finlandiya Körfezi ve Batı Baltık Denizi’nde görev yapan Saildrone’un on metrelik USV’leri olan dört Voyager da bulunuyordu. Şirketin basın bültenine göre, “Saildrone Voyager’lar her gün yüzlerce gemiyi tespit edip takip etti ve tatbikatların ‘kırmızı kuvvetlerini’ başarıyla tespit etti. Ayrıca, bölgedeki gerçek karanlık hedefleri, aralarında Rus gölge filosunun ve askeri gemilerin de bulunduğu hedefleri belirledi.” Bu başarılı tespitler, insansız sistemlerin gerçek zamanlı deniz farkındalığı sağlama kabiliyetini kanıtladı.
İnsansız hava araçlarının karşılaştığı çevresel zorluklardan biri de kuvvetli rüzgarlar ve 2 metreden (6,5 fit) yüksek dalgaların olduğu dalgalı deniz koşullarında operasyonların sürdürülmesiydi. Bu durum, Saildrone Voyager’ların dayanıklılığını ve zorlu deniz şartlarında bile operasyonel kalabilme yeteneğini gösterdi.
Rus “Gölge Filosu” ve Artan Yaptırımlar
Son birkaç ayda Avrupa ülkeleri, Batı’nın yasaklarını delmek ve petrol ihraç etmek için kullanılan, “gölge filo” olarak bilinen, eski ve çoğu zaman sigortasız tankerlerden oluşan Rusya filosuna yönelik yaptırımları artırdı. Brookings düşünce kuruluşunun Nisan ayında yayımladığı bir rapora göre Rusya, 2022’den bu yana gölge filosunun bir parçası olan petrol tankerlerinin sayısını istikrarlı bir şekilde artırıyor ve yeni gemilerin %40’ından fazlası Avrupa Birliği satıcıları tarafından satılıyor. Rusya, son üç yılda gizli grubuna ayda yaklaşık yedi yeni gemi ekledi ve şu anda yaklaşık 343 gemiye ulaştı. Bu filo, yaptırımların delinmesinde ve Rusya’nın enerji ihracatını sürdürmesinde kritik bir rol oynuyor.
Hizmet Olarak Veri ve Küresel İşbirliği
Saildrone, hükümetlere sözde “müteahhit tarafından sahip olunan ve işletilen” (contractor-owned and operated) bir anlaşma sunuyor. Bu modelde, müşteriye sağlanan herhangi bir veri bir hizmet olarak teslim ediliyor. NATO gösterisinde, USV’ler tarafından toplanan bilgiler, katılımcıların ortak işletim resmine entegre edildi ve ittifakın Deniz Komutanlığı’na sunulan Saildrone görev portalı aracılığıyla erişildi. Bu, veri paylaşımının ve müttefikler arası iş birliğinin operasyonel etkinliği için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Benzer bir deneme, Şubat ayında Baltık Denizi’ndeki Danimarka suları yakınlarında Görev Gücü X girişimi aracılığıyla düzenlenmişti. Bu denemede, insanlı ve insansız hava araçları canlı atış etkinliklerine ve taktik manevralara entegre edilmişti.
ACT, görev gücünün oluşumunu hızlandırmak için gerektiğinde “bürokratik gecikmeleri aşmak” ve piyasada bulunan hazır sistemleri benimsemek amacıyla üreticilerle etkileşim kurmaya yönelik çabalarını yoğunlaştırdı. Bu proaktif yaklaşım, savunma inovasyonunda hızı ve adaptasyonu önceliklendiriyor.
Girişime katılan Bulgaristan, Romanya, Türkiye, Norveç ve Birleşik Krallık gibi ülkeler, bölgesel savunma inovasyonunu artırmak amacıyla Görev Gücü X Baltık çerçevesine göre modellenmiş ulusal varyantları devreye alacak. Bu durum, NATO’nun insansız deniz sistemleri teknolojilerini müttefikler arasında yaygınlaştırma ve ortak operasyonel yeteneklerini geliştirme konusundaki taahhüdünü gösteriyor.