Amerika’nın askeri stratejisi genellikle saldırı ve taarruz üzerine kuruludur. General George S. Patton’ın “Sadece saldırı, saldırı ve daha fazla saldırı vardır” sözü, bu yaklaşımın simgesidir. Ancak İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında, Pearl Harbor saldırısının ardından ABD’nin Pasifik’teki güçleri geri çekilmek zorunda kalmıştı. Bugün, artan Çin askeri gücü karşısında, ABD’li bir subay, Amerika’nın Pasifik’te nasıl geri çekileceğini ve bu geri çekilmeleri nasıl bir stratejik avantaja çevireceğini yeniden öğrenmesi gerektiğini savunuyor.
Pasifik’teki Tehditler ve Savunmasızlıklar
Binbaşı Patrick Smith, Military Review için kaleme aldığı makalesinde, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun (PLA) artan operasyonel erişimi ve ateş gücü karşısında ABD’nin operasyonel düşüncesini genişletmesi gerektiğini belirtiyor. Smith’e göre, Pasifik’teki küçük ABD birlikleri, Çin anakarasının çevresinde konuşlanmış durumda ve “muazzam sayıdaki karşı mühimmat veya abluka tarafından yenilgiye uğratılmaya karşı savunmasız.” Bu durum, ikmal hatlarını zorlaştırıyor, personel ve mühimmat rezervlerini kısıtlıyor ve bölgesel ortakların desteğini geri çekme riskini artırıyor.
Smith ayrıca, ABD’nin yeterli deniz taşımacılığına sahip olmamasından endişe duyduğunu ve “krizlere müdahalede gözlenen eğitim eksiklikleri, bakım eksiklikleriyle daha da kötüleşerek ABD’nin amfibi harekat yürütme kapasitesini tehlikeye attığını” dile getiriyor.
Tarihten Dersler: Geri Çekilme Sanatı
Smith, ateş altında geri çekilmenin en zor askeri operasyonlardan biri olduğunu vurgulayarak, tarihten örnekler sunuyor. 1941’deki Filipinler harekatı, General Douglas MacArthur’un ABD ve Filipin birliklerini Manila’dan Bataan yarımadasına kademeli olarak çekerek bir geciktirme eylemi planladığı en önemli örneklerden biri. Bu altı aylık direniş, Japonya’nın ilerlemesini bir miktar yavaşlatmıştı. Ancak, vaat edilen takviye kuvvetlerinin gelmemesi, stratejinin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden oldu. Smith, bu örnekte olduğu gibi, stratejik planlamacıların deniz taşımacılığına öncelik vermekte başarısız olduğunu belirtiyor.
Daha başarılı bir örnek olarak ise General Ulysses S. Grant’in 1864’teki Virginia harekatı gösteriliyor. Grant, ayrıntılı bir aldatma operasyonuyla Konfederasyon Generali Robert E. Lee’nin dikkatini dağıtarak ordusunu güvenli bir şekilde James Nehri üzerinden yeniden konumlandırmıştı. Bu manevra, geri çekilmenin sadece bir kaçış değil, aynı zamanda stratejik bir eylem olabileceğini gösteriyor.
Akıllı Manevralar ve Aldatma Operasyonları
Binbaşı Smith, ABD’nin bu tarihsel dersleri modern Pasifik sahnesine uyarlaması gerektiğini savunuyor. Çin’in olası bir saldırısına karşı, ABD’nin “geri çekilmeler ve gecikmelerle mücadele etme” yeteneğinin birincil stratejik araçlar olacağını söylüyor. Geniş bir alana yayılmış ortak bir kuvvetin, düşmanı hedefleme ikilemiyle şaşırtabileceğini ve Grant’in yaptığı gibi aldatma operasyonlarının dost kuvvetlere zaman ve alan yaratabileceğini belirtiyor.
Uzun Menzilli Atışlar ve Lojistik Esneklik
MIT Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nden araştırmacı Eric Heginbotham da geri çekilme yeteneğinin önemine katılıyor ancak asıl sorunun, düşmanın darbelerini emerken kendi darbesini de indirebilmek olduğunu söylüyor. Heginbotham’a göre, Pasifik’teki savaş, büyük ölçüde uzun menzilli atışlar ve Çin’in atış menzili içinde hayatta kalabilme becerisiyle ilgili. Asıl sorun, ABD’nin Pasifik’teki hava üslerini Çin füze saldırılarına karşı güçlendirememiş olması ve lojistik imkanlarının yeterince esnek ve yedekli olmamasıdır.
Heginbotham, “Bunun, gerilemeden ziyade, kuvvetlerimizi son derece savunmasız konumlara yönlendirmemekle ilgisi var” diyor. Dağıtık operasyonların bu güvenlik açıklarını azaltmaya yardımcı olabileceğini belirtiyor. İlginç bir şekilde, ABD geri çekilmeyi sevmese de, bu yetenek açısından Çin’den daha iyi olabilir. “Pasifik’te sahip olduğumuz avantajlardan biri, deniz derinliği ve istediğimiz yerde ve zamanda çatışmaya girebilme yeteneği,” diyen Heginbotham, buna karşılık Çin’in filosunun bir kıtayla karşı karşıya olduğunu ve kaçacak ya da saklanacak bir yerinin olmadığını belirtiyor.