ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), bölgedeki artan gerilim ve askeri güç artışının bir parçası olarak USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve saldırı grubunun ABD Güney Komutanlığı’na konuşlandırılması emrini verdiğini duyurdu. Pentagon sözcüsü Sean Parnell, bu hamlenin amacının ABD’nin “güvenliğini ve refahını tehlikeye atan yasadışı aktörleri ve faaliyetleri tespit etme, izleme ve engelleme kapasitesini artırmak” olduğunu belirtti.
Bu uçak gemisi konuşlandırması, ABD’nin Karayip Denizi ve Venezuela açıklarında alışılmadık derecede büyük bir askeri yığınak yaptığı bir bölgede askeri gücün büyük ölçüde tırmanması anlamına geliyor.
Narko-Terörizmle Mücadele ve Tren de Aragua
Uçak gemisi konuşlanma emrinden saatler önce Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD ordusunun uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye 10. saldırıyı gerçekleştirdiğini ve bu saldırılarda ölü sayısının Eylül ayından bu yana en az 43’e ulaştığını açıkladı. Hegseth, gece vurulan geminin Tren de Aragua çetesi tarafından işletildiğini belirtti.
Bakan Hegseth, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Eğer yarımküremizde uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir narko-teröristseniz, size El Kaide’ye davrandığımız gibi davranacağız,” diyerek uyuşturucu kaçakçılarına yönelik operasyonlar ile terörle mücadele arasında doğrudan bir karşılaştırma yaptı.
ABD’nin Odağında Venezuela ve Maduro
ABD’nin Karayip Denizi ve Venezuela açıklarındaki askeri yığınağı, yönetimin ABD’de narko-terörizm suçlamalarıyla karşı karşıya olan Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu devirmeye çalışabileceği yönündeki spekülasyonları artırdı. Son günlerdeki saldırı hızının artması ve ordunun Pasifik Okyanusu’nun doğusuna doğru alanı genişletmesi dikkat çekti.
ABD, son olarak Venezuela kıyılarına iki süpersonik ağır bombardıman uçağı uçurmuştu. Maduro ise bu duruma karşılık, olası bir saldırıya hazırlık amacıyla yaklaşık 2 bin kilometrelik sahil şeridinde savunma tatbikatları yaptığını duyurdu.
Askeri Güç Gösterisi ve Yasal Tartışmalar
Uluslararası Kriz Grubu analisti Elizabeth Dickinson, ABD ordusunun bölgedeki varlığının uyuşturucuyla ilgili olmaktan çok, bölge ülkelerine ABD çıkarlarıyla uyumlu olmaları yönünde bir mesaj gönderme amacı taşıdığını belirtti. Dickinson, buradaki asıl mesajın, ABD’nin hedeflerine uymayan liderlere karşı askeri güç kullanmaya kararlı olduğu yönünde olduğunu vurguladı.
Öte yandan, Kongre’den izin almadan askeri harekat emri verilmesi, hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi milletvekilleri arasında endişelere neden oldu. ABD, operasyonlarını yasal dayanağını, Bush yönetiminin 11 Eylül’den sonra kullandığı “silahlı çatışma” yetkisine dayandırıyor.