Birleşik Krallık Motor Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT) verilerine göre, Birleşik Krallık otomobil pazarı Ekim ayında sınırlı ancak dirençli bir büyüme gösterdi. Toplam 144.948 yeni otomobil tescil edilirken, bu rakam geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 0,5’lik bir artışa işaret ediyor. Pazarda asıl ivme, elektrifikasyon seçeneklerinde toplandı.
Elektrikli Araçlar Pazardaki Payını Artırıyor
Ekim ayı verileri, Birleşik Krallık tüketicilerinin elektrifikasyona yöneliminin hızlandığını gösteriyor. Tamamen elektrikli araçların (BEV) pazar payı yüzde 25,4 ile 2025 yılının ikinci en yüksek seviyesine ulaştı. Elektrikli ve elektrik destekli tüm seçeneklerin (BEV, PHEV ve HEV) toplam payı ise ilk kez yüzde 50,8’e yükseldi. Bu, ülkede satılan her iki yeni otomobilden birinin artık bir tür elektrifikasyona sahip olduğu anlamına geliyor. Şarj edilebilir hibrit (PHEV) satışları yüzde 27,2 ile güçlü bir büyüme kaydederken, benzinli ve dizel modeller pay kaybetmeye devam ediyor.
En Çok Satan Modeller ve Büyüyen Markalar
Ekim ayının en çok satan modelleri listesinde Ford Puma, Kia Sportage ve Mini Cooper başı çekerken, bu modellere Volkswagen Golf ve Nissan Juke eşlik etti. Bu tablo, tüketicinin kompakt crossover ve pratik hatchback gövde tiplerine olan ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Markalar cephesinde ise Alpine, BYD, Polestar ve Cupra en güçlü büyüme oranlarını sergileyenler oldu.
ECOS Belirsizliği ve SMMT Uyarısı
Pazardaki bu olumlu ilerlemeye rağmen, gelecekteki büyüme potansiyeli hükümet politikaları nedeniyle belirsizlikle karşı karşıya. Elektrikli şirket araç alımlarını teşvik eden Çalışan Araç Sahipliği Programı’nın (ECOS) olası iptali, sektörün başlıca endişe kaynağı.
SMMT Genel Müdürü Mike Hawes, böyle bir hamlenin tüketici güvenini zedeleyeceği, bütçe gelirlerini azaltacağı ve Birleşik Krallık’taki yeşil yatırımları riske atacağı konusunda uyarıda bulundu. Sektör uzmanları, istikrarlı hükümet desteği olmadan 2030 yılı için belirlenen yüzde 80 elektrikli araç hedefine ulaşmanın neredeyse imkânsız olduğunu belirtiyor. Pazar dirençli olsa da, elektrifikasyon rotasında kalmak için öngörülebilir ve istikrarlı politikalara acil ihtiyaç olduğu açıkça görülüyor.