Emmanuel Macron, Salı akşamı televizyon konuşmasında, Ortadoğu’daki çatışmaların genişlemesiyle birlikte Fransa’nın Charles de Gaulle uçak gemisi ve eşlik eden saldırı grubunu Akdeniz’e gönderme kararını açıkladı. Bu hamle, Hürmüz Boğazı’nın kapatılma riski ve Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz’in tehdit altında olması nedeniyle, uluslararası nakliye trafiğinin güvenliğini sağlamak amacıyla alınmış durumda.
Fransa, bu istikrarsız ortamda koalisyon kurarak askeri varlıklar dahil çeşitli kaynakları bir araya getirmeye çalışıyor. Macron, küresel ekonomi için hayati öneme sahip deniz yollarının trafiğini yeniden başlatmak için çalışıldığını vurguladı. Charles de Gaulle ve eskortları, Baltık ve Kuzey Atlantik’teki NATO görevlerinden yönlendirilerek Akdeniz’e hareket ediyor. Bu grupta, Rafale jetleri, E-2C Hawkeye uçakları ve birkaç helikopter yer alıyor, ayrıca İtalyan muhrip Andrea Doria ile Fransız firkateynleri de dahil.
Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanmalar ile uluslararası ticaretin derinden etkilenmesi nedeniyle Fransa, ekonomik çıkarlarını korumak zorunda. Macron, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik eylemleri sonrasında, Fransız kuvvetlerinin bölgedeki üslerden meşru savunma amacıyla insansız hava araçlarını düşürdüğünü ve ek Rafale jetleri ile hava savunma sistemleri gönderdiğini belirtti. Ayrıca, Kıbrıs’a ilave hava savunma unsurları ve firkateyn Languedoc’un konuşlandırılması da planlar arasında.