Geçtiğimiz günlerde, ABD’nin bir denizaltısı tarafından Hint Okyanusu’nda Sri Lanka kıyılarına yakın bir bölgede İran’a ait bir savaş gemisinin torpille vurulması, bölgede büyük yankı uyandırdı. Bu olay, Orta Doğu dışında yaşanan ilk askeri saldırı olarak tarihe geçti ve uzmanlar, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının genişleyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. İki İran savaş gemisi, bu gelişmelerin ardından Hindistan ve Sri Lanka‘ya yanaşarak, mürettebatlarının güvenliğini sağladı.
Bu gemilerden biri olan Iris Dena’nın batması, Yeni Delhi için diplomatik bir sorun haline geldi, çünkü gemi daha önce Hindistan’ın ev sahipliğinde yapılan çok taraflı deniz tatbikatlarına katılmıştı. Güney Asya ülkeleri, gemilerin limanlarına girişine insani nedenlerle izin verdiğini açıkladı. Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, parlamentoda yaptığı açıklamada, İran gemisi Iris Lavan’ın teknik arıza nedeniyle Kochi limanına yönlendirildiğini ve mürettebatın Hindistan donanması tarafından korunduğunu belirtti. Sri Lanka ise, Irins Bushehr gemisinin arızalanması üzerine mürettebatını Trincomalee limanına kabul etti ve tarafsızlığını vurgulayarak hiçbir tarafı desteklemediğini duyurdu.
Analistler, bu olayın Hindistan’ın bölgesel güvenlik hedeflerine gölge düşürdüğünü savunuyor. Eski Hint donanma şefi Arun Prakash, çatışmanın Basra Körfezi dışına yayılabileceğini belirterek, ABD’nin geniş erişim gücünü örnek gösterdi. Washington’un İran’ın askeri yeteneklerini yok etme sözü, Hint Okyanusu’nda artan gerilimleri tetikliyor. İran ve ABD arasında, geminin silahsız olup olmadığı konusunda tartışmalar devam ederken, Hindistan gibi ülkeler diplomatik dengeyi korumaya çalışıyor.
Uzman Görüşleri ve Bölgesel Sonuçlar
Observer Araştırma Vakfı’ndan Manoj Joshi, bu olayın Hindistan’ın Hint Okyanusu’ndaki etkisini zayıflattığını belirterek, ABD-Hindistan savunma ortaklığının sınırlarını vurguladı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Saeed Khatibzadeh ise, Hindistan’ın ABD’ye bu saldırıyı sorgulaması gerektiğini ifade etti. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in ‘sessiz bir ölüm’ olarak nitelendirdiği eylem, uluslararası sulardaki hareketliliği artırıyor ve petrol ticaretinin önemli arterleri olan bu bölgede yeni riskler yaratıyor.