Beyaz Saray’ın sunduğu bütçe taslağı, ABD’nin savunma stratejisinde önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor. Bu plana göre, 1,5 trilyon dolarlık toplam savunma bütçesinden 65,8 milyar dolarlık kısım, gemi inşası için ayrılacak ve bu, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce talep ettiği gemi sayısını iki katına çıkarmayı hedefleyen geniş kapsamlı bir yaklaşımı yansıtıyor.
Önerilen bütçe çerçevesinde, toplam 34 geminin yapımı planlanıyor; bunlardan 18’i muharip, 16’sı ise yardımcı gemilerden oluşacak. Dünya sularındaki artan rekabet ortamında, ABD’nin deniz gücünü ve caydırıcılığını güçlendirmek amacıyla bu gemilerin etkili bir şekilde teslim edilmesi büyük önem taşıyor. Trump’ın duyurduğu Altın Filo planı kapsamında, iki adet Trump sınıfı savaş gemisinin inşası da yer alıyor ve bu gemilerin, şimdiye kadar yapılmış herhangi birinden 100 kat daha güçlü olacağı iddia ediliyor.
Donanma Sekreteri John Phelan’ın açıklamalarına göre, gemi üretiminin 2027 mali yılına kadar iki kat artması bekleniyor. 2026 mali yılı için 17 gemi için 27,2 milyar dolar ayrılmışken, yeni bütçe bu miktarı neredeyse üç katına çıkarıyor. Phelan, muharip gemilerin karmaşık radar ve nükleer tahrik sistemlerine odaklanırken, yardımcı gemilerin daha kolay inşa edilebilir olmasıyla denizcilik sektörünü hızla canlandırmayı amaçladıklarını vurguluyor.
Fonlanacak Diğer Platformlar ve Stratejik Adımlar
Bu bütçe kapsamında, yeni nesil fırkateynler, amfibi gemiler ve denizaltı gücü gibi alanlara ağırlık verilecek. Örneğin, Columbia sınıfı ve Virginia sınıfı denizaltıların inşasına devam edilecek; lojistik destek için ikmal tankerleri, hastane gemileri ve nakliye gemileri gibi unsurlar ön plana çıkacak. Ayrıca, kamu tersanelerinin modernizasyonu ve üretim kapasitesinin artırılması da planlar arasında yer alıyor. Bu adımlar, ABD Donanması’nın uzak bölgelerde sürdürülebilir operasyonlar yürütmesine yardımcı olacak.
Bütçe talebinin Kongre onayı alması gerekiyor ve bu süreçte hararetli tartışmalar yaşanması bekleniyor. ABD’nin küresel deniz gücünü radikal bir şekilde dönüştürmeyi hedefleyen bu plan, özellikle lojistik odaklı yaklaşımla uzun vadeli bir strateji sunuyor.