Orta Doğu’daki krizlerin yarattığı ekonomik ve enerji dalgalanmalarına yanıt olarak, Fransa ve Güney Kore, havacılık, savunma ile nükleer enerji gibi kritik sektörlerde iş birliklerini genişletiyor. Bu kapsamda, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 3 Nisan’da Seul’de bir araya gelerek savunma alanındaki iş birliklerini artırma ve İran kaynaklı savaşın tetiklediği krizlerle mücadele için ortak stratejiler geliştirmeyi kararlaştırdı.
Bu ziyaret, 2015’ten beri bir Fransız Cumhurbaşkanının Güney Kore’ye yaptığı ilk resmi temas olarak tarihe geçti ve Fransa’nın Asya-Pasifik bölgesindeki stratejik konumunu pekiştirmeyi amaçlıyor. Liderler, Orta Doğu savaşının ekonomik ve enerji sorunlarını ele almak için deneyimlerini paylaşma konusunda anlaştı. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenli deniz rotalarını korumak için enerji güvenliğine odaklanarak iş birliği taahhüdünde bulundular. Güney Kore gibi Asya ekonomileri, enerji ithalatına bağımlı olduğu için bu adımlar büyük önem taşıyor.
İran’ın ABD-İsrail saldırılarına misillemesiyle boğazın fiilen kapatılması, küresel enerji akışını tehdit ederken, Macron’un askeri operasyonun gerçekçi olmadığını vurgulaması dikkat çekici. Öte yandan, her iki ülke de büyük silah üreticisi olarak savunma bağlarını güçlendirecek ortak tatbikatlar ve kritik askeri teknolojilerde iş birliği planlıyor. Macron, “Bu iş birliğine çağdaş bir boyut kazandırmak ve her iki tarafı daha stratejik bir derinlikle donatmak istiyoruz.” diyerek hedeflerini açıkladı.
Lee ise, havacılık ve savunma gibi güvenlik alanlarındaki iş birliklerinin genişletileceğini belirterek, kritik mineraller, yarı iletkenler, kuantum teknolojileri, nükleer enerji ile rüzgar enerjisi sektörlerinde ön anlaşmalar imzalandığını paylaştı. İki ülke, 2025’te 15 milyar dolar olan ticaret hacmini 2030’a kadar 20 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca, Güney Kore’nin Korea Hydro & Nuclear Power şirketi ile Fransız Orano ve Framatome firmaları arasında imzalanan mutabakatlar, nükleer yakıt tedarikini güvenceye alacak ve küresel pazara girişi kolaylaştıracak.