Ali Nikzad, İran Meclis Başkan Yardımcısı olarak, ABD’nin Hürmüz Boğazı için ortak bir hukuki yönetim yapısı önermesini ve Tahran yönetiminin bu öneriyi kesin bir dille reddettiğini açıkladı. Bu durum, İslamabad’daki görüşmelerde gündeme gelen Amerikan planının, boğazdaki süreçlerde doğrudan ABD katılımını içermesi nedeniyle ortaya çıktı. Nikzad’ın ifadeleri, bölgedeki enerji nakil hatlarındaki artan gerilimi yeniden canlandırarak uluslararası dikkatleri üzerine çekiyor.
İranlı yetkiliye göre, ABD’nin teklifi Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin düzenlenmesi için yeni bir yasal çerçeve öngörüyor ve bu kapsamda Amerikalıların doğrudan rol almasını istiyor. Ancak Tahran, bu tür bir düzenlemeyi kabul etmeyerek, Basra Körfezi ile boğazdaki kontrollerde taviz vermeyeceğini netleştirdi. Bu gelişmeler, küresel enerji ticaretinin kritik noktalarından birini etkileyerek yeni tartışmaların kapısını araladı.
İran’ın Uranyum Stoklarına İlişkin Teklifler
Nikzad, müzakerelerde İran’ın nükleer programına dair güvence sağlamak amacıyla yüksek seviyede zenginleştirilmiş 430 kilogram uranyumun seyreltilmesini önerdiğini belirtti. Bu plan, ABD ve Suudi Arabistan’ın da dahil olacağı bir konsorsiyumla yürütülmeyi amaçlıyordu. Ne var ki, bu girişim uygulanamadı ve anlaşma bozuldu; bu durum, İran’ın iyi niyetli çabalarına rağmen müzakerelerde ilerleme sağlanamadığını vurguladı.
Hürmüz Boğazı Geçiş Ücretleri Tartışması
Boğazdan geçen gemiler için ücret talep edilmesi konusu da Nikzad’ın açıklamalarında öne çıktı. İran’ın bu talebi karşısında ABD, sürece ortak olmayı teklif etti ancak bu öneri reddedildi. Tahran’ın boğaz üzerindeki tam kontrolü konusunda ısrarcı olması, deniz güvenliği ve enerji taşımacılığında yeni çatışmaların habercisi olabilir.
İsfahan’daki Askeri İddialar
Son olarak, Nikzad ABD ordusunun 6 Nisan’da İsfahan bölgesine iniş yaptığını ve bunun resmi açıklamalardaki gibi bir kurtarma operasyonu olmadığını savundu. Ona göre, bu hamlenin gerçek amacı İsfahan’daki nükleer tesislerdeki uranyum stoklarını ele geçirmekti, ancak girişim başarısızlıkla sonuçlandı. Bu iddialar, bölgedeki askeri hareketliliği artırarak gerilimi tırmandırdı.