Amtrak’ın silah politikası şu sıralar ciddi bir gözden geçirme sürecinden geçiyor. Demiryolu şirketi, yolcuların ateşli silahlarını trenlerdeki özel kilitli kutularda saklamalarına izin verecek bir öneriyi değerlendiriyor. Ancak eleştirmenler, bu değişikliğin demiryolu güvenliğini gevşeteceğini ve bunun yerine güvenliğin daha da güçlendirilmesi gerektiğini savunuyorlar. Bu endişeler, geçtiğimiz hafta sonu Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğiyle bağlantılı olarak yaşanan silahlı saldırı girişimiyle daha da alevlendi.
Trump Yönetiminin Baskısı ve Saldırı Girişimi
Associated Press’e konuşan kaynaklar, Amtrak’ın bu değişikliği yıl başından beri incelediğini ve bu sürecin Trump yönetimi yetkililerinin baskısıyla başladığını ifade ediyor. Yetkililerin amacı, trenle silah taşımacılığını kolaylaştırmaktı. Yaşanan son olaylar ise bu tartışmanın merkezine oturdu: Cole Tomas Allen isimli bir şahıs, Amtrak ile Kaliforniya’dan Washington DC’ye yanında silahlarla seyahat etti. Yetkililer, bu kişinin Başkan Donald Trump ve diğer yetkilileri hedef almayı amaçladığını belirtiyor. Allen, güvenlik bariyerlerini geçmeye çalışırken Gizli Servis ajanlarıyla girdiği çatışma sonrası yakalandı. Yanında bir av tüfeği ve yarı otomatik tabanca taşıyan Allen’ın, Amtrak’ın mevcut beyan kurallarına uyup uymadığı ise henüz netlik kazanmadı.
Önerilen Sistem Kuralları Nasıl Değiştirecek?
Şu anda Amtrak trenlerinde silahlar yalnızca kilitli bagaj vagonu bulunan sınırlı sayıdaki uzun mesafe treninde taşınabiliyor. Önerilen yeni politika ise trenlere özel kilitli kutular eklenmesini öngörüyor. Bu sistem hayata geçerse, günlük yaklaşık 750.000 kişinin seyahat ettiği Kuzeydoğu Koridoru dahil olmak üzere 1.500’den fazla trende silah taşıma imkanı doğacak.
Everytown for Gun Safety grubunun lideri John Feinblatt, bu adımın güvenliği azaltacağını savunarak, başkanın hedef alındığı bir olaydan hemen sonra Amtrak hatlarında silahların önünün açılmaya çalışılmasının Amerikalıları daha az güvende hissettireceğini söyledi. Mevcut kurallar silahların beyan edilmesini, boşaltılmasını ve sert bir kılıf içinde yalnızca kayıtlı bagaj olarak taşınmasını şart koşuyor. Yeni sistemde ise kutuların anahtarı sadece kondüktörde olacak ancak erişilebilirlik çok daha geniş bir ağa yayılacak.
Yolcu Güvenliği ve Tarama Sorunları
Demiryolu güvenliğindeki en büyük açık, havalimanlarının aksine yolcuların ve bagajların trenlere binmeden önce kapsamlı bir kontrolden geçmemesidir. Amtrak, yolcu isimlerini bir suç veritabanıyla karşılaştırmıyor; bu da özellikle personel bulunmayan küçük istasyonlarda kontrolü imkansız hale getiriyor. Güvenlik uzmanı Sheldon Jacobson, demiryolu işletmecilerinin bilet satışı sırasında daha fazla bilgi toplaması ve ön taramayı artırması gerektiğini savunuyor. Jacobson, trenlerde tam bir silah yasağının pratik olarak uygulanmasının zor olduğunu belirtse de, büyük bir trajedi yaşanmadan önce risklerin ve yatırımların doğru tartılması gerektiğini vurguluyor.
Demiryolu Çalışanlarının Korunması
Tartışmanın bir diğer boyutu ise çalışanların güvenliğidir. Demiryolu sendikaları, yaklaşık 10 yıldır yolcu demiryolu çalışanları için havayolu mürettebatına benzer federal korumalar sağlanması için mücadele ediyor. 2017 yılında bir kondüktörün vurulması gibi olaylar, bu taleplerin temelini oluşturuyor. Şu anda Kongre’de, demiryolu çalışanlarına saldırıyı federal suç haline getirecek yasa tasarıları görüşülüyor. 11 Eylül saldırılarından sonra getirilen yasaklar, 2010 yılında Kongre’nin çıkardığı bir yasayla yerini kontrollü silah taşıma iznine bırakmıştı; ancak günümüzdeki yeni öneri, bu sınırları çok daha genişletmeyi hedefliyor.