ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’ndeki ifadelerinde Senatör Marco Rubio, Türkiye’nin F-35 programına ilişkin güncel durumun tamamen yasal düzenlemelerle şekillendiğini vurguladı. Rubio, Ankara’nın Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın almasının, Türkiye’nin programa katılımını sürdürememesinin temel nedeni olduğunu ifade etti.
Rubio, mevzuat ve mevcut yaptırım mekanizmalarının bu konuyu bağlayıcı hale getirdiğini belirterek, yönetimin tek taraflı şekilde Türkiye’yi F-35 programına yeniden dahil etmesi gibi bir seçeneğin bulunmadığını söyledi. Bu çerçevede ABD’nin ulusal savunma ve yaptırım kanunlarına referans verdi.
Meclis Soruşturması ve Yasal Dayanak
Demokrat milletvekili Dina Titus’un, Türkiye’nin F-16 veya F-35 alıp alamayacağını doğrudan sorması üzerine Rubio, Türkiye’nin programa başlangıçta katılımcı olduğunu, ancak 2017’de S-400 alımıyla birlikte gerilimin tırmandığını ve sonrasında devletin programdan çıkarıldığını hatırlattı. Rubio, “Bunları alamamalarının nedeni Ruslardan S-400 sistemini satın almış olmalarıdır.” sözünü tekrarladı.
Titus’un, Türkiye S-400’leri elinde tutmaya devam ettiği sürece zorunlu yaptırımlara tabi olduğunu belirtmesiyle Rubio da bu görüşe katıldı ve mevzuatın uygulanmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Rubio ayrıca, konunun Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) başta olmak üzere ilgili yaptırım hükümleriyle düzenlendiğini ifade etti.
Türkiye’nin Tutumu ve Bölgesel Tepkiler
Türkiye, F-35 programına 2002’de dahil olmuş ve proje ortaklarından biri olarak roller üstlenmişti; fakat 2017’de S-400 alımı sonrası tansiyon yükseldi ve ABD 2019’da Türkiye’nin programa katılımını askıya aldı. O tarihten beri Ankara, programa dönüş yolları arıyor ve yaptığı katkıların iadesi ya da programa geri alınma taleplerini yineliyor.
Bu arayışlar, Yunan ve bazı lobilerin yanı sıra İsrail’in sert tepkileriyle karşılaştı. Türkiye bu yaptırımları haksız bulduğunu, NATO üyeliği ve bölgesel güvenlik rollerinin kendisini koruması gerektiğini savunuyor.
S-400 ile İlgili Durum
S-400 hava savunma sistemi Türkiye’nin programdan çıkarılmasında merkezi bir role sahip oldu. Mevcut yasal çerçeve ve NDAA hükümleri, Türkiye’nin S-400’leri elinde tuttuğu sürece F-35 tedarikine yönelik kısıtlamaların uygulanmasını şart koşuyor.
Rubio’nun açıklamaları, yönetimin kısa vadede yasal sınırlamaları aşarak farklı bir politika uygulama yetkisinin bulunmadığını gösteriyor. Tartışma sürerken Ankara ile Washington arasındaki diplomasi ve hukuki değerlendirmeler gündemi meşgul etmeye devam edecek.