Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Türkiye’nin en değerli yerli gen kaynaklarından biri olan Gerze horozu ve tavuğunu geleceğe taşımak için özel bir proje yürütüyor. “Hayvan Gen Kaynaklarının Korunması ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında kurulan özel kümeslerde, bu kadim ırkın genetik saflığı titizlikle korunuyor. Konya’nın güçlü altyapısı sayesinde, olası bir salgın hastalık veya kriz durumunda ırkın devamlılığını sağlayacak stratejik bir gen bankası oluşturuluyor.
Görkemli Görünüm ve Karakteristik Özellikler
Gerze horozunu diğer türlerden ayıran en dikkat çekici unsur, güneş ışığında yeşil ve mor yansımalar sunan parlak siyah tüy yapısıdır. Estetik görünümünü tamamlayan en önemli ayırt edici özellik ise ortadan ikiye ayrılan ve boynuzu andıran çatallı ibik formudur. Beyaz küpeleri, dik vücut duruşu ve gösterişli kuyruk telekleriyle Anadolu’nun en asil ırklarından biri kabul edilen Gerze horozu, veteriner hekimlerin belirlediği sıkı damızlık kriterleriyle yetiştiriliyor.
Islah Çalışmalarında “Bireysel Takip” Dönemi
Enstitüde yürütülen ıslah çalışmaları, modern teknolojiler ve bireysel kayıt sistemiyle destekleniyor. Her bir hayvanın yumurtlama performansı, fiziksel gelişimi ve yaşama gücü günlük olarak takip ediliyor. En yüksek verime sahip tavuklar, seçilmiş horozlarla suni tohumlama yöntemiyle eşleştirilerek en güçlü nesillerin elde edilmesi sağlanıyor. Dr. Halil Harman, anneden ve babadan gelen karakteristik özellikleri en iyi yansıtan civcivleri seçerek popülasyonu çoğalttıklarını belirtiyor.
Genetik Güvence: Konya ve Sinop Hattı
Gerze ırkının korunması sadece Konya ile sınırlı kalmayıp, ırkın anavatanı olan Sinop’ta da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. İki merkezli bu yapı, genetik çeşitliliği farklı coğrafi bölgelerde güvence altına alarak ırkın tamamen yok olma riskini ortadan kaldırıyor. Anadolu’nun bu kadim genetik mirası, sadece bir kümes hayvanı olarak değil, ülkenin stratejik bir zenginliği olarak özenle muhafaza ediliyor.