Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği ortaklığında fonlanan “Türk Demir Yolu Sektöründe İntermodal Hizmetlerin Güçlendirilmesi Projesi” görkemli bir kapanış organizasyonuyla Ankara’da tamamlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen programa, Avrupa Birliği Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos ve Türkiye demiryolu ağının tepe yöneticileri katılım sağladı. Gerçekleştirilen oturumlarda, Türkiye’nin küresel ölçekte bir lojistik üs haline gelmesi adına atılan stratejik adımlar ile demiryolu sektörünün geleceğe yönelik vizyonu üzerinde duruldu.
Ulaştırma Yatırımlarına Yirmi Dört Yılda Devasa Bütçe
Kürsüde önemli açıklamalarda bulunan Bakan Abdulkadir Uraloğlu, hayata geçirilen büyük altyapı projelerinin sadece fiziki yatırımlardan ibaret olmadığını; üretimi, istihdamı, ihracat potansiyelini ve uluslararası diplomasini besleyen hayati damarlar olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son yirmi dört yılda ulaşım altyapısına toplam üç yüz elli beş milyar dolarlık rekor bir kaynak aktarıldığını belirten Uraloğlu, sürdürülebilir kalkınmanın ancak güçlü bir ticaret ve entegre ulaşım ağıyla mümkün olabileceğini kaydetti.
İki Bin Elli Üç Yılında Otuz Bin Kilometrelik Raylı Sistem
Demiryollarının yüksek taşıma kapasitesi ve çevre dostu yapısıyla modern ulaşım politikalarının tam merkezinde yer aldığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, ülkenin raylı sistem ağının iki bin yirmi sekiz yılında on yedi bin iki yüz seksen yedi kilometreye, iki bin elli üç yılında ise yaklaşık otuz bin kilometreye ulaştırılacağını müjdeledi. Uraloğlu, bu vizyoner planlama sayesinde ülkenin bir ucundan diğer ucuna hızlı trenlerle sadece iki gün içinde konforlu bir şekilde seyahat edilebileceğini aktardı.
Orta Koridor Ve Kalkınma Yolu İle Kazan Kazan Dönemi
Türkiye’nin coğrafi avantajını kullanarak kıtalararası bir lojistik merkez olma yolunda Avrupa ile omuz omuza yürüdüğünü ifade eden Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “U-IMT Projesi sayesinde demiryolu yük taşımacılığımızı çok daha rekabetçi bir konuma getirdik. Uzak Doğu’dan uzanan Orta Koridor’u Avrupa’ya bağlarken, Basra Körfezi’ni bin iki yüz kilometrelik demiryolu ve karayolu ile entegre edecek Kalkınma Yolu için de çalışmalarımız sürüyor. Ayrıca Suudi Arabistan’dan başlayıp Ürdün üzerinden Avrupa’ya ulaşacak yeni bir hat üzerinde de çalışıyoruz. Avrupa ile Orta Asya arasında kurulacak bu güvenli bağ, hepimiz için kalıcı bir kazan-kazan politikası üretecektir.”