Japonya sınırları içinde kritik bölgelerde konuşlandırılan ABD Deniz Piyadeleri, Batı Pasifik coğrafyasında Çin Halk Cumhuriyeti ile patlak verebilecek olası bir askeri krizde maruz kalınabilecek güdümlü seyir füzesi ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını bertaraf etmek gayesiyle yeni nesil yüksek teknolojili hava savunma sistemlerini resmen envanterine dahil etti. USNI News tarafından paylaşılan askeri raporlara göre, III. Deniz Sefer Gücü (MEF) operasyonel çatısı altında Orta Menzilli Önleme Kabiliyeti (MRIC) adıyla anılan bu sistemin ordu kullanımına sunulmasına dair yayımlanan resmi bültende, “Söz konusu savunma mekanizması, dinamik hava savunması alanında kuvvetlerimize kesin bir taktik avantaj kazandırarak, acil gereksinim duyulan her harekat bölgesinde çok süratli bir kalkan oluşturuyor.” ifadelerine yer verildi.
Yapılan bu stratejik duyuru, Amerika Birleşik Devletleri sınırlarının ötesinde görev yapan tek sefer gücü konumundaki III. MEF askeri unsurlarının, Washington yönetimi ve bölgesel ittifak ortaklarının denizden taarruz güçleri ile güncel koruma donanımlarını koordine ettiği geniş kapsamlı çok uluslu Valiant Shield askeri tatbikatı dahilinde, Guam Adası’nda MRIC bataryalarının saha kurulum testlerini icra ettiği kritik bir kesitte kamuoyuna yansıdı. Tatbikat sürecinde ABD Hint-Pasifik Kuvvetleri Komutanlığı koltuğunda oturan Oramiral Samuel Paparo da, Amerikan ordusunun ve stratejik müttefiklerinin bölgedeki askeri yatırımlarını içine alan “ikinci ada zinciri” rotası boyunca gerçekleştirdiği denetleme turları kapsamında, Guam’daki MRIC konuşlanma faaliyetlerini yerinde takip ederek yetkililerden bilgi aldı. III. MEF en üst düzey komutanı Korgeneral Roger Turner ise yayımlanan bültendeki askeri beyanında, “MRIC entegrasyonu ile caydırıcılık kapasitemizi yukarı taşıyarak müttefik devletler ve bölgesel ortaklarımızla omuz omuza mücadele etme kararlılığımızı perçinliyoruz. Bu teknolojik devrim vasıtasıyla, III. MEF unsurlarının en sıcak kriz anlarında bile anında göreve hazır pozisyonda beklediğini ve gelebilecek her çağrıya yanıt verebilecek güçte olduğunu tüm muhataplarımıza açıkça ilan etmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Soğuk Savaş döneminden bu yana konuşlandırılan en uzun menzilli savunma kalkanı
USNI News kaynaklarının aktardığı askeri verilere göre MRIC, Deniz Piyadeleri teşkilatının Soğuk Savaş yıllarından bu yana elinde bulundurduğu en uzun menzil kapasitesine sahip hava savunma mimarisi olma unvanını eline geçirdi. Sistem ilk fazda, Deniz Piyadelerini Pasifik havzasında Pekin yönetimine karşı olası bir büyük çaplı savaşa hazırlamayı ve modern silahlarla donatmayı hedefleyen kapsamlı bir kurumsal dönüşüm inisiyatifi olan “Kuvvet Tasarımı” doktrini doğrultusunda sipariş edilmişti.
Deniz Piyadeleri unsurları, 1990’lı senelerde o dönem envanterde yer alan eski orta menzilli hava savunma konseptini emekliye ayırarak sistem dışına ittikten sonra, bugüne kadarki süreçte ağırlıklı olarak Stinger omuzdan fırlatılan kısa menzilli hava savunma füzelerine bel bağlıyordu. Fakat Çin ordusunun son yıllarda geliştirdiği yeni nesil havadan karaya füze tehditleri, çok daha yüksek önleme yeteneğine sahip modern bir platform ihtiyacını mecburi kıldı. Yaşanan bu gelişmeler neticesinde 2023 yılında Amerikan Deniz Piyadeleri, İsrail topraklarına yönelen yoğun asimetrik roket ve füze yağmurlarına karşı uzun yıllar boyunca çok yüksek başarı oranıyla rüştünü ispatlamış olan İsrail tasarımı Demir Kubbe (Iron Dome) teknolojisini adapte etmeyi kararlaştırdı.
Kritik askeri üsleri korumak amacıyla iki bin yirmi sekize kadar üç tam batarya kurulacak
Geçtiğimiz takvim yılında revize edilerek güncellenen Kuvvet Tasarımı doktrin haritasına göre pentagon, 2028 senesine kadar 3 adet MRIC bataryasını lojistik ve askeri olarak tam muharip seviyeye ulaştırmayı ajandasına koymuş durumda. Her biri tek seferde 20 adet önleyici akıllı füze barındıran taktik römorklar vasıtasıyla operasyon sahasına nakledilen bu platformlar, 3 kilometreden başlayıp 70 kilometre (2 ila 43 mil) mesafeye kadar uzanabilen geniş bir alandaki hava hedeflerini tam isabetle imha edebiliyor. Ordu kurmayları, bu ileri sistemlerin normal askeri şartlar altında düşman füzelerine ve hava bombardımanına karşı korumasız kalma riski taşıyan “yüksek öneme sahip askeri unsurları” muhafaza edeceğini dile getiriyor. Okinawa bölgesinde üstlenen III. MEF operasyon gücü, Japon ana karasını doğrudan vurabilecek yıkıcı ateş gücüne sahip çok sayıda Çin askeri üssü ve balistik füze rampasının açık menzili içinde konuşlu bulunuyor.
Paylaşılan analizlere göre pentagon liderliği, bölgede çıkabilecek muhtemel bir çatışma anında Çin donanmasının hamlelerini radarlarla izlemek ve önünü kesmek adına kritik adalar hattı boyunca konuşlandırılmış teknolojik sensörleri ve gemisavar füze bataryalarını komuta edecek yetenekli Deniz Piyadeleri istiyor. MRIC sistemi ise bu öncü kuvvetleri düşman ateşinden koruma misyonuyla Kuvvet Tasarımı planlaması kapsamında orduya kazandırılan çok sayıda hava savunma ve erken uyarı radar sisteminden yalnızca bir tanesi olarak öne çıkıyor.
Konuyla ilgili gelişmeler
ABD Deniz Piyadeleri Komutanlığı, Demir Kubbe sistemini atış testlerine tabi tuttu.