Hürmüz Boğazı’ndan pazar günü yalnızca altı gemi geçti; bu sayı, son beş haftanın en düşük günlük seviyesi olarak kayda geçti. ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırıların yeniden tırmanması, bölgedeki ticari deniz trafiğini önemli ölçüde azalttı ve takip verilerine göre çok sayıda gemi AIS sinyallerini kapattı.
Boğazdan çıkan tankerlerin iki tanesi toplamda yaklaşık 2,5 milyon varil ham ve petrol ürünü taşıyordu. Humanity adlı VLCC yaklaşık 2 milyon varil İran petrolüyle seyrederken, Capetan Andreas ise yaklaşık 500 bin varil Kuveyt menşeli ürün taşıdı. Üç başka tanker ise Basra Körfezi’ne tekrar yük almak için geri döndü.
Gözlemlenen eksiklikler ve LNG endişesi
Gözlemler, hafta sonu boyunca Hürmüz Boğazı’na herhangi bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri girişi tespit edilmediğini gösteriyor. Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi bağlantılı bir tanker 10–12 Temmuz’da boğazdan çıkarak Hindistan’ın Dahej Limanı’na yönelirken, diğer LNG sevkiyatlarının durması özellikle Katar ve Körfez menşeli gaz gönderilerinde endişe yarattı.

Tarafların açıklamaları ve güvenlik iddiaları
Amerika Birleşik Devletleri, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemi trafiğine açık olduğunu vurgularken; İran, onaylanmamış bir rotayı kullandığı iddia edilen bir geminin vurulmasını gerekçe göstererek boğazı kapattığını bildiriyor. İran Devrim Muhafızları, iki geminin sistemlerini devre dışı bırakıp durdurduğunu iddia etti; bu olaylarla ilgili gemi isimleri ve yük ayrıntıları paylaşılmadı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı önceki açıklamasında 20 Haziran’da boğazdan 55 ticari geminin geçtiğini ve bunların 17 milyon varilden fazla petrol taşıdığını bildirmişti; ancak son veriler, geçişlerin tekrar sert biçimde azaldığını ortaya koyuyor.

Küresel enerji koridoru üzerindeki etkiler
Hürmüz Boğazı, deniz yoluyla taşınan petrolün dörtte birinden fazlasının geçtiği stratejik bir enerji hattı konumunda. ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre boğazdan geçen petrol miktarı küresel petrol ve petrol ürünü tüketiminin yaklaşık beşte birine denk gelirken, küresel LNG ticaretinin de yaklaşık %20’si bu rotayı kullanıyor.

Boğazdaki trafik düşüşünün uzaması halinde enerji sevkiyatlarında gecikmeler, alternatif rota veya tanker kiralama maliyetlerinde artış ve dolayısıyla küresel enerji piyasalarında baskı oluşma riski bulunuyor. Bu yükün büyük bir kısmı Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya alıcılarına yöneliyor.