Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin durması, küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinde ciddi aksamalara yol açtı. Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu’nun (GECF) Temmuz 2026 Gaz Piyasası Raporu’na göre yaşanan kriz, gemi kiralama ücretlerinden yakıt giderlerine, savaş riski sigortalarından teslimat sürelerine kadar LNG tedarik zincirinin tüm halkalarını etkiledi.
Yüzlerce LNG Kargosu Hedefine Ulaşamadı
Raporda yer alan bilgilere göre, Orta Doğu’da 28 Şubat’ta şiddetlenen çatışmaların ardından Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri kaynaklı LNG sevkiyatları büyük ölçüde durma noktasına geldi. Mart-haziran döneminde Katar’dan 300’ü aşkın, Birleşik Arap Emirlikleri’nden ise yaklaşık 20 LNG kargosunun alıcılarına ulaşamadığı belirtildi. Yaklaşık 160 LNG gemisi Körfez’de mahsur kalırken ya da Umman Körfezi’nde beklemek zorunda kaldı. Bu gelişme, spot piyasada kullanılabilir LNG gemisi arzını önemli ölçüde daralttı.
Tankerler Daha Uzun Güzergâhlara Yöneldi
Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskinin, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’ndaki mevcut sorunlarla birleşmesi LNG tankerlerini Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalar izlemeye zorladı. Yeni güzergâhlar Atlantik ile Asya arasındaki taşımacılık süresine 15 ila 20 gün eklerken, gemilerin denizde daha uzun süre kalması aynı miktarda LNG’nin taşınabilmesi için daha fazla tanker ihtiyacını beraberinde getirdi.
Navlun Fiyatlarında Tarihi Artış Yaşandı
Artan gemi ihtiyacı ve kapasite sıkışıklığı, LNG taşımacılığında navlun ücretlerini rekor seviyelere taşıdı. Üç yakıtlı dizel-elektrik (TFDE) tipi LNG gemilerinin günlük spot kiralama bedeli şubat ayı başında 5 bin dolar seviyesindeyken mart ayı başında 235 bin dolara kadar yükseldi. GECF, bunun 2022 enerji krizinden bu yana kaydedilen en yüksek günlük kiralama seviyesi olduğunu bildirdi.
Krizin etkisinin kısmen azalmasıyla birlikte kiralama ücretlerinde gerileme görülse de haziran ayında TFDE tipi gemilerin günlük ortalama kiralama bedeli 60 bin 700 dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 243 daha yüksek seviyede kaldı.
Yakıt Ve Sigorta Giderleri Hızla Arttı
Uzayan deniz rotaları nedeniyle artan yakıt tüketimi ile petrol fiyatlarındaki yükseliş, LNG taşımacılığının işletme maliyetlerini de artırdı. LNG tankerlerinde kullanılan deniz yakıtının ton fiyatı mart ayında 800 doların üzerine çıkarak 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Haziran ayında fiyat 680 dolara gerilese de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 daha yüksek kaldı.
Savaş riski sigortalarında da dikkat çekici artış yaşandı. Çatışmalar öncesinde gemi değerinin yaklaşık yüzde 0,25’i seviyesinde bulunan ek sigorta primi, Hürmüz Boğazı geçişlerinde yüzde 5 ila 10 aralığına yükseldi. Böylece 250 milyon dolar değerindeki bir LNG gemisinin tek bir geçiş için ödemesi gereken savaş riski sigortası 25 milyon dolara kadar çıktı.
LNG Teslimat Maliyetleri İkiye Katlandı
Navlun, yakıt ve sigorta giderlerindeki yükseliş LNG’nin nihai teslim maliyetlerine de doğrudan yansıdı. ABD Körfez kıyısından Güneybatı Avrupa’ya yapılan LNG taşımalarında teslim maliyeti bir yıl içinde MMBtu başına 0,6 dolardan 1,1 dolara yükseldi.
Kuzeydoğu Asya sevkiyatlarında ise maliyet 1,8 dolardan 3,6 dolara çıktı. Panama Kanalı üzerinden gerçekleştirilen taşımalarda navlun giderlerinin toplam LNG teslim fiyatı içindeki payı da yüzde 13’ten yaklaşık yüzde 25’e ulaştı.
Yeni Yatırımlar Alternatif Güzergâhlar Oluşturabilir
GECF, 2030 yılına kadar dünya genelinde yaklaşık 250 milyon ton/yıl yeni LNG sıvılaştırma kapasitesinin devreye alınmasını öngörüyor. Rapora göre bu kapasitenin önemli bölümünün ABD Körfez kıyısında kurulması, Panama Kanalı üzerindeki yükü daha da artırabilir. Buna karşın Kanada ve Meksika’nın Pasifik kıyılarında inşa edilen terminaller ile Afrika’da devreye alınacak yeni LNG projelerinin, Asya ve Avrupa pazarları için alternatif tedarik güzergâhları oluşturarak küresel ticarette daha dengeli bir yapı sağlayabileceği değerlendiriliyor.