İtalya’nın en büyük sanayi imparatorluklarından birini kuran Leonardo Del Vecchio’nun 2022’de hayatını kaybetmesinin ardından bıraktığı miras, yıllar geçmesine rağmen aile içinde tartışılmaya devam ediyor. Ray-Ban’ın da sahibi olan EssilorLuxottica’nın en büyük hissedarı konumundaki Lüksemburg merkezli Delfin’in yaklaşık 55 milyar euroluk değeri, mirasçılar arasındaki anlaşmazlıkların önemini daha da artırıyor.
Aile üyeleri arasında holdingin yönetimi, temettü politikası ve gelecekteki yatırım stratejisine ilişkin farklı görüşler bulunması, Delfin’in karar alma süreçlerini zorlaştırıyor. Başlangıçta mirasın dengeli biçimde paylaşılması amacıyla oluşturulan yapı, zamanla aile içindeki güç mücadelesinin merkezine yerleşti.
Servet Sekiz Mirasçıya Eşit Dağıtıldı
Leonardo Del Vecchio’nun oluşturduğu miras düzeninde Delfin’in kontrolü tek bir kişiye bırakılmadı. Altı çocuğu, dul eşi ve eşinin önceki evliliğinden olan oğlu olmak üzere sekiz mirasçı holdingde eşit pay aldı. Her bir mirasçı yüzde 12,5 hisseye sahip oldu.
Bu sistem, mirasın paylaşımında denge sağlasa da Delfin’in önemli kararlarında tek bir hissedarın belirleyici olmasını engelledi. Böylece stratejik konularda anlaşmaya varılması, aile üyelerinin ortak hareket etmesini zorunlu hale getirdi.
Mirasçılar arasındaki farklı yaklaşımlar özellikle holdingin yatırım portföyünün geleceği, temettülerin kullanımı ve EssilorLuxottica’daki ortaklığın nasıl yönetileceği konusunda belirginleşti.
İki Kardeşin Payına 10 Milyar Euroluk Teklif
Aile içindeki güç dengesini değiştirmeye yönelik en dikkat çekici girişim Leonardo Maria Del Vecchio’dan geldi. Leonardo Maria’nın iki kardeşinin Delfin’deki toplam yüzde 25’lik payını yaklaşık 10 milyar euro karşılığında satın almayı planladığı bildirildi.
İşlemin gerçekleşmesi halinde Leonardo Maria’nın mevcut yüzde 12,5’lik hissesi yüzde 37,5’e yükselecek ve kendisi Delfin’in açık ara en büyük hissedarı olacaktı. Böyle bir değişiklik, holdingin yönetiminde önemli bir güç kaymasına yol açabilecekti.
Ancak planın finansmanında çeşitli sorunlarla karşılaşıldı. Bankaların ek teminat talep etmesi ve Delfin yönetiminde bu konuda ortak bir yaklaşım oluşmaması, satın alma girişiminin ilerlemesini zorlaştırdı.
Aile İçi Anlaşmazlık Yönetim Krizine Dönüştü
Delfin’deki görüş ayrılıkları haziran sonunda gerçekleştirilen hissedar toplantısında da kendisini gösterdi. Leonardo Maria Del Vecchio, toplantının verimli olmayacağını düşündüğü gerekçesiyle toplantıya katılmadı ve holding yönetiminin kendisiyle yeterince iş birliği yapmadığını savundu.
Aile içinde Delfin’in geleceğine ilişkin farklı bir öneri de Rocco Basilico tarafından gündeme getirildi. Basilico’nun, EssilorLuxottica dışındaki yatırımların satılmasını içeren bir model üzerinde durduğu belirtildi.
Ancak bu yaklaşım da mirasçılar arasında ortak bir destek bulmadı. Böylece tartışma yalnızca hisselerin kimde toplanacağı meselesi olmaktan çıkarak, Delfin’in yatırım stratejisinin ve kurumsal yapısının geleceğine ilişkin daha kapsamlı bir anlaşmazlığa dönüştü.
Delfin’in Yatırımları İtalya’nın Finans Devlerine Uzananıyor
Delfin’in ağırlığı yalnızca gözlük sektöründeki yatırımlarından kaynaklanmıyor. Holding, Ray-Ban’ın sahibi EssilorLuxottica’nın yaklaşık yüzde 32,4’üne sahip olurken, İtalya’nın önde gelen finans kuruluşlarında da önemli hisseler bulunduruyor.
Delfin’in sigorta devi Generali ve bankacılık grubu UniCredit’teki yatırımlarının yanı sıra Monte dei Paschi di Siena’da yüzde 17,5 oranında payı bulunuyor. Bu nedenle aile içindeki karar alma sorunlarının etkisi, İtalya’nın finans sektöründeki gelişmelere kadar uzanabilecek bir potansiyel taşıyor.
55 Milyar Euroluk Servetin Geleceği Belirsiz
Leonardo Del Vecchio’nun yıllar içinde oluşturduğu yatırım ağı, sekiz mirasçının ortak kontrolünde Avrupa’nın en değerli aile servetlerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak eşit hisse yapısının taraflar arasında uzlaşmayı zorunlu kılması, aynı zamanda stratejik kararların alınmasını güçleştiriyor.
Ray-Ban mirası etrafında başlayan anlaşmazlıkların çözülmemesi halinde Delfin’in gelecekteki yatırım politikası, temettü dağıtımı ve Avrupa finans piyasalarındaki konumu yeniden şekillenebilir. Bu nedenle aile içindeki mücadele, yalnızca bir miras anlaşmazlığı değil, milyarlarca euroluk bir yatırım imparatorluğunun geleceğini belirleyecek önemli bir yönetim sınavı olarak öne çıkıyor.