Konut kiralarındaki hızlı yükseliş, uzun süredir aynı evde oturan ve mevcut piyasa koşullarının oldukça altında kira ödeyen kiracılarla ev sahipleri arasındaki anlaşmazlıkları da artırıyor. Özellikle kira bedelinin güncellenmesi ve tahliye talepleri nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlıklar zaman zaman mahkemeye taşınıyor.
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, son dönemde karşılaştığı örnekler üzerinden kira ilişkilerinde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bazı ev sahiplerinin kiracılarıyla doğrudan görüşmek yerine hukuki yollara başvurduğunu belirten Araç, kimi tahliye süreçlerinde farklı gerekçelerin gündeme gelebildiğini söyledi.
Kiracı Kira Tespit Davasını SMS İle Öğrendi
Şenay Araç’ın aktardığı örneklerden biri, kirasını düzenli şekilde ödeyen ve uzun yıllardır aynı konutta yaşayan bir kiracıyla ilgili oldu. Kiracının, hakkında açılan kira tespit davasından ev sahibi aracılığıyla değil, avukatından gönderilen SMS sayesinde haberdar olduğunu belirten Araç, bu tür yöntemlerin kiracılarda ciddi bir huzursuzluğa neden olabildiğini ifade etti.
Tarafların öncelikle iletişim kurarak kira bedeli konusunda makul bir noktada anlaşmayı deneyebileceğini belirten Araç, doğrudan dava yoluna başvurulmasının ise mevcut anlaşmazlığı daha da büyütebileceğine dikkat çekti.
“Satıyorum” Denilen Evde Sonra İhtiyaç Gerekçesi
Tahliye süreçlerinde karşılaştığı başka bir yönteme de değinen Araç, bazı ev sahiplerinin önce taşınmazı satacağını belirterek evi emlakçı aracılığıyla ilana çıkardığını anlattı.
Araç’a göre, alıcı bulunmasının ardından kiracının evden çıkmayı kabul etmemesi durumunda bu kez “Kendim oturacağım” gerekçesiyle tahliye süreci başlatılabiliyor.
Bu noktada asıl değerlendirilmesi gereken konunun gerçek bir ihtiyaç bulunup bulunmadığı olduğunu vurgulayan Araç, mülk sahibinin gerçekten konuta ihtiyaç duyup duymadığının ya da amacın eski kiracıyı çıkararak evi güncel piyasa fiyatından yeniden kiraya vermek olup olmadığının önem taşıdığını belirtti.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede Üç Yıl Kuralı
Şenay Araç, ihtiyaç gerekçesiyle tahliye edilen kiracıların önemli bir hukuki hakka sahip olabileceğine de dikkat çekti. Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde ihtiyaç nedeniyle tahliye edilen taşınmazın, haklı bir sebep bulunmadığı sürece üç yıl geçmeden eski kiracı dışında başka bir kişiye kiralanamayacağını belirten Araç, bu kurala aykırı bir durumun eski kiracı açısından tazminat hakkını gündeme getirebileceğini söyledi.
Araç, ihtiyaç gerekçesiyle evden ayrılmak zorunda kalan bir kiracının, taşınmazın kısa süre içerisinde yeniden kiraya verildiğini görmesi halinde hukuki haklarını araştırması gerektiğini vurguladı.
Hem Kiracının Hem Mülk Sahibinin Hakkı Var
Kira uyuşmazlıklarının yalnızca kiracının mağduriyeti üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Araç, mülk sahiplerinin yatırımlarından gelir elde etmek istemesinin de doğal olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte uzun yıllardır aynı evde yaşayan kiracıların da konutlarında bir yaşam düzeni kurduğuna dikkat çeken Araç, her iki tarafın birbirinin haklarına ve yaşam koşullarına saygı göstermesi gerektiğini söyledi.
Araç, her kira anlaşmazlığının çözümünün mahkeme olmaması gerektiğini belirterek, tarafların dava açmadan önce iletişim kurmasının birçok sorunun çözülmesine yardımcı olabileceğini ifade etti. Kiracının mülk sahibinin yatırımına, mülk sahibinin de kiracının kurduğu yaşam düzenine saygı göstermesi gerektiğini vurgulayan Araç, karşılıklı anlayış ve iletişimle pek çok uyuşmazlığın yargı sürecine taşınmadan çözülebileceğini dile getirdi.