ABD Kara Kuvvetleri, insansız uçuş ve otonom havacılık kabiliyetlerini değerlendirmek amacıyla Sikorsky’den 3 adet daha UH-60MX Black Hawk helikopteri sipariş etti. MATRIX otonomi teknolojisiyle donatılan platformlar, ordunun gelecekteki insanlı ve insansız görev konseptlerine yönelik testlerinde kullanılacak.
UH-60MX Değerlendirme Filosuna 3 Helikopter Daha Katılıyor
ABD Ordusu, insanlı ve insansız görevlerde kullanılabilecek helikopter teknolojilerini geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Sikorsky’den, şirketin MATRIX otonomi sistemiyle donatılmış 3 adet UH-60MX Black Hawk helikopteri daha tedarik edilmesi kararlaştırıldı.
Yeni sipariş, ABD Ordusu’nun otonom havacılık kabiliyetlerini test etme kapasitesini artırmayı hedefliyor. Mart 2026’da ilk platformun teslim edilmesinin ardından yeni helikopterlerin de UH-60MX değerlendirme filosuna katılması planlanıyor.
Tam yetkili fly-by-wire uçuş kontrol sistemiyle donatılan UH-60MX, geleneksel iki pilotlu uçuşların yanı sıra azaltılmış mürettebatla ve tamamen insansız şekilde gerçekleştirilebilecek görevler için geliştiriliyor. Bu yapı sayesinde platformun personel taşımacılığı, lojistik ikmal ve riskli muharebe görevleri gibi farklı operasyonlarda esnek biçimde kullanılabilmesi amaçlanıyor.
Sikorsky Yeni Sözleşmeyi Doğruladı
Sikorsky Black Hawk İş Geliştirme Direktörü Jason Wrigley, The War Zone tarafından 8 Ekim 2026’da yayımlanan röportajında 3 helikopteri kapsayan yeni sözleşmeyi doğruladı.
Sözleşmenin maliyeti, ihale tarihi ve teslimat takvimi hakkında ise ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Yeni platformların öncelikli olarak doğrudan operasyonel görevlerde kullanılmak yerine test ve değerlendirme faaliyetlerine tahsis edileceği belirtildi.
Programın merkezinde yer alan MATRIX otonomi teknolojisi, helikopterin uçuş işlevlerini otomatikleştirerek pilotun üzerindeki iş yükünü azaltmayı amaçlıyor. ABD Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) desteğiyle geliştirilen sistemin, zorlu harekât koşullarında otonom uçuş kabiliyetlerini desteklemesi bekleniyor.
Teknolojinin gelecekte lojistik ve keşif gibi görevlerde personelin düşman ateşine maruz kalma riskini azaltabilecek bir seçenek sunması öngörülüyor. Bununla birlikte, bu kabiliyetlerin operasyonel kullanım için ABD Ordusu tarafından test edilmesi ve doğrulanması gerekiyor.
Black Hawk 2070 Modernizasyon Stratejisi
Sikorsky’nin çalışmaları yalnızca otonom uçuş sistemleriyle sınırlı değil. Şirket, Black Hawk helikopterlerinin 2070 yılına kadar operasyonel kabiliyetini korumasını hedefleyen kapsamlı bir modernizasyon stratejisi üzerinde de çalışıyor.
Programın önemli unsurlarından biri, mevcut T700 motorlarına kıyasla yüzde 50 daha fazla güç üretmek üzere tasarlanan GE Aerospace T901 motoru. Yeni motorun özellikle sıcak iklim ve yüksek irtifa koşullarında performansı iyileştirmesi, aynı zamanda helikopterin faydalı yük kapasitesine katkı sağlaması bekleniyor.
Bu geliştirmelerin, muharebe sahasında personel, mühimmat ve diğer teçhizatın taşınmasında avantaj oluşturması hedefleniyor. Daha yüksek motor performansı, Black Hawk’ların zorlu çevre koşullarında görev yapma kabiliyetinin artırılması açısından önem taşıyor.
Menzil Yaklaşık 185 Kilometre Artırılacak
Modernizasyon planındaki bir diğer başlık ise yakıt kapasitesinin geliştirilmesi. Sikorsky, kabin içindeki kullanılabilir alandan ödün vermeden helikopterin harekât menzilini yaklaşık 100 deniz mili, yani 185 kilometre artırabilecek genişletilmiş bir yakıt sistemi üzerinde çalışıyor.
Menzildeki bu artışın, özellikle Hint-Pasifik gibi geniş coğrafyalarda görev yapan ABD Kara Kuvvetleri helikopterlerine katkı sağlaması amaçlanıyor. Birbirinden uzak adalar ve üsler arasında gerçekleştirilecek görevlerde daha uzun süre havada kalabilmek, ileri noktalarda yakıt ikmali ihtiyacını azaltabilecek.
Böylece Black Hawk filosunun operasyonel esnekliğinin artırılması ve uzun mesafeli görevlerin daha verimli biçimde yürütülmesi hedefleniyor.
Yeni Dijital Mimari Ve Modüler Burun Tasarımı
Black Hawk modernizasyon paketinde yeni nesil dijital mimari ile modüler burun tasarımı da öne çıkıyor. Yeni tasarımın, helikopterin mevcut iç hacmini iki katından fazla artırması ve farklı görev sistemlerinin entegrasyonunu kolaylaştırması planlanıyor.
Genişletilmiş alanın elektro-optik sensörler, haberleşme sistemleri, otonomi donanımları ve elektronik harp sistemleri için kullanılması öngörülüyor. Bu yaklaşım sayesinde platformun yeni teknolojilere uyarlanması kolaylaşırken, gövde üzerinde kapsamlı yapısal değişiklikler yapılmasına duyulan ihtiyacın da azaltılması amaçlanıyor.
ABD Ordusu’nun ilave UH-60MX siparişi, otonom havacılık testlerinin genişletilmesinin yanı sıra Black Hawk filosunun uzun vadeli modernizasyon hedeflerini de destekliyor. MATRIX teknolojisi, daha güçlü motorlar, artırılmış menzil ve gelişmiş dijital sistemlerin birlikte değerlendirilmesiyle helikopterin gelecekteki görevlerdeki kullanım seçeneklerinin artırılması hedefleniyor.